<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>ENERJİ</title>
         <link>https://www.ekonomiizmir.com/enerji/</link>
         <description>İzmir Enerji Sektöründeki gelişmeler</description><item>
			<title>Petkim üretim kapasitesini artırdı</title>
			<description><![CDATA[2021’in birinci çeyrek finansal sonuçlarını açıklayan Petkim, toplam arzın küresel ölçekte daralma trendine girdiği pandemi döneminde üretimini kesintisiz sürdürerek kapasite kullanım oranını arttırdı. Global üretimde yaşanan zorlu sürece rağmen, Petkim’de kapasite kullanımı yüzde 92’yi buldu
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[SOCAR Türkiye’nin iştiraki Petkim, etkisi devam eden pandemi sürecine rağmen, 2021’in ilk çeyreğinde de finansal performansını yükseltmeyi başardı. Global üretimde ve küresel tedarik zincirinde yaşanan aksamalara karşın üretimini aralıksız sürdüren Petkim, iç piyasanın ihtiyacı olan ürünleri tedarik etti. İlk üç ayda toplam cirosu 5 milyar TL’ye ulaşan şirketin satışları içinde iç piyasanın payı yüzde 66 seviyesinde gerçekleşti

Kapasite kullanım oranı yüzde 92’leri buldu

2021 yılının ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıklayan Petkim, pandemi koşullarında sürdürdüğü kârlılık artışının yanı sıra küresel üretimin azaldığı bir ortamda ulaştığı kapasite kullanım rakamlarıyla da dikkat çekici bir performansa imza attı. Hammadde sıkıntısı nedeniyle pek çok petrokimya oyuncusunun üretimini kısıtladığı, hatta durdurduğu bir dönemde Petkim’in kapasite kullanım oranı yüzde 92’yi buldu. Petkim’in bu başarısında, yaptığı ilave yatırımlarla sağlanan operasyonel verimlilik artışı ve finansal araçların akılcı kullanımının yanı sıra STAR Rafineri ile gerçekleştirilen entegre üretimin büyük etkisi oldu. Dijital teknolojileri üretim süreçlerine başarıyla adapte ederek hammadde ve temel üretim girdilerinde yüksek verimlilik artışıyla çalışan STAR Rafineri, bu dönemde tam kapasiteyle faaliyetini sürdürerek Petkim’in ihtiyacı olan naftayı yüksek kalitede ve düzenli olarak sağladı. Pandemi dönemi boyunca, planlanan satış hedeflerini gerçekleştirmeyi başaran ve etkin işletme sermayesi yönetimiyle bütçe hedefleriyle uyumlu gelişimini sürdüren Petkim, 2021 yılının ilk üç ayında 892 milyon TL’lik net kâra ulaştı.

Favök rakamlarında bir önceki çeyreğe göre yüzde 56 artış sağlandı

2021 ilk çeyrek sonuçlarını değerlendiren SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı ve Petkim Genel Müdürü Anar Mammadov, pandemi döneminde ihtiyacı artan tıbbi malzeme ve hijyenik ürünlerde kullanılan hammaddelerin üretimine yoğunlaşarak önceliği yurtiçi talebin karşılanmasına verdiklerini ve Türkiye’nin ilk ve tek entegre petrokimya tesisi olarak bu dönemde yurt içi sanayicilerin taleplerini kesintisiz olarak karşıladıklarını belirtti. Tedarik zincirinde dünya genelinde yaşanan sıkıntılara rağmen üretimlerini aralıksız sürdürdüklerini vurgulayan Anar Mammadov,“Petkim olarak, bu zorlu süreçte global piyasalarda yaşanan fiyat dalgalanmalarını etkin bir şekilde yöneterek sağladığımız avantajları operasyonlarımıza yansıttık. Global ölçekte hammadde fiyatlarının ürün fiyatlarındaki artışın gerisinde kalması da bu süreçte etkili oldu” diye konuştu.
Yılın ilk çeyreğinde başarılı bir finansal performans sergilediklerini ifade eden Anar Mammadov, “FAVÖK (operasyonel kâr) rakamlarımız TL bazda bir önceki çeyreğe göre yüzde 56 artış gösterdi. Zor bir süreçte elde edilen bu performansımızda, inovatif çözümlerle operasyonel verimliliğin yükseltilmesinin büyük etkisi oldu. Fabrikalarımızda verimliliğin artması için yaptığımız ilave yatırımların tutarı 131 milyon TL’yi buldu



 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/05/petkim-uretim-kapasitesini-artirdi.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/05/petkim-uretim-kapasitesini-artirdi.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/05/petkim-uretim-kapasitesini-artirdi_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/05/petkim-uretim-kapasitesini-artirdi.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/petkim-uretim-kapasitesini-artirdi/3741/</link>
			<pubDate>Sat, 08 May 2021 09:47:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Aliağa’daki üç tesis ‘Sıfır Atık Belgesi’ aldı</title>
			<description><![CDATA[SOCAR Türkiye’nin Petkim, STAR Rafineri ve SOCAR Türkiye Akaryakıt Depolama üretim birimleri, ‘Sıfır Atık Belgesi’ aldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[SOCAR Türkiye’nin İzmir Aliağa’da Rafineri ve Petrokimya İş Birimi çatısı altında faaliyet gösteren iştirakleri Petkim, STAR Rafineri ve SOCAR Türkiye Akaryakıt Depolama A.Ş. Sıfır Atık Yönetmeliği kapsamındaki tüm kriterleri yerine getirerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan ‘Sıfır Atık Belgesi’ aldı. Böylece üç tesis de atık yönetimi konusunda gerekli ekipman ve sistem altyapısını tamamlayıp mevzuatta belirtilen kriterleri sağladığını, atıkların kaynağında ayrıştırılarak ekonomiye geri kazandırıldığını belgelemiş oldu.

GERİ KAZANIM MİKTARI %32 ARTTI

Sürdürülebilirlik politikası çerçevesinde Petkim, STAR Rafineri ve SOCAR Depolama tesislerinin üretim birimleri için ortak bir atık yönetim sistemi kurduklarını ifade eden SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya Başkanı Anar Mammadov, “Üç şirketimizde başlattığımız Sıfır Atık Projesi ile kaynakların daha verimli kullanılmasını, atıkların yerinde toplanarak ekonomiye kazandırılmasını hedefliyoruz. Bu doğrultuda tüm üretim sahalarımızda atık yönetim sistemleri ile atık toplama araçlarımızı yeniledik. Atık geçici depolama alanlarında iyileştirme yaptık. Yıl içinde tüm personelimize yönelik eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yürüttük. Bu çalışmalarımız sonucunda SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi’ne bağlı üretim birimlerinde geri kazanım miktarlarını %32’lere varan oranlarda artırdık. Aldığımız Sıfır Atık Belgesi, bundan sonraki çalışmalarımız için bize motivasyon kaynağı olacak” diye konuştu.

HEDEF, PLATİN SIFIR ATIK BELGESİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde 2017'de hayata geçirilen Sıfır Atık Projesi, sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde atıkları kontrol altına almayı, gelecek nesillere temiz bir Türkiye ile yaşanabilir dünya bırakma amacını taşıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen proje çerçevesinde Sıfır Atık Yönetmeliği kriterlerini sağlayan şirket ve kurumlara 5 yıl geçerliliği olan Sıfır Atık Belgesi veriliyor. Bu belgenin alınmasından sonra takip eden 12 aylık süre içinde gümüş, altın ve platin sıfır atık belgesi için müracaat edilebiliyor. SOCAR Türkiye, Rafineri ve Petrokimya İş Birimi’ne bağlı üretim tesisleri için önümüzdeki bir yıl içinde gümüş, altın veya platin sıfır atık belgesi için başvuruda bulunmayı planlıyor.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/05/aliaga-daki-uc-tesis-sifir-atik-belgesi-aldi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/05/aliaga-daki-uc-tesis-sifir-atik-belgesi-aldi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/05/aliaga-daki-uc-tesis-sifir-atik-belgesi-aldi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/05/aliaga-daki-uc-tesis-sifir-atik-belgesi-aldi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/aliaga-daki-uc-tesis-sifir-atik-belgesi-aldi/3740/</link>
			<pubDate>Wed, 05 May 2021 22:02:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Res yatırımları artıyor</title>
			<description><![CDATA[Türkiye, enerji üretiminde yenilenebilir kaynak kullanımı alanında yaptığı yatırımların neticesinde dünya sıralamasında sayılı ülkeler arasında yer aldı. Enerjide dışa bağımlılık, son dönemde yapılan yerli yatırımların artması ile birlikte azaldı
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin enerji şirketlerinden GÜRİŞ Holding, rüzgâr enerjisi alanında yaptığı yurt içi ve yurt dışı yatırımları ile rüzgâr enerjisinden elektrik üreten firmalar arasında ilk sırada yer alıyor. GÜRİŞ, yurt içi yatırımları ile Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını ve enerji faturasını azaltmaya devam ederken, elektrik üretiminde temiz ve yenilenebilir kaynaklar kullanarak doğaya katkıda bulunuyor

GÜRİŞ, gerçekleştirmiş olduğu temiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla insan sağlığı için çalışmaya; çevre, enerji arz güvenliği, kaynak çeşitlendirmesi, turizm gibi birçok alana fayda sağlamaya ve bunların yanı sıra sanayi ve diğer pek çok alanda yarattığı iş olanakları ile istihdam kaynağı olmaya devam ediyor

Yurt içinde 1065 mw toplam kurulu güç

2000 yılından bu yana yenilenebilir enerji alanında aktif olarak faaliyet gösteren GÜRİŞ Holding, çatısı altındaki enerji firması MOGAN Enerji Holding ile yurt içinde 10 Rüzgâr Enerji Santrali, 8 Jeotermal Enerji Santrali ve 6 Hidroelektrik Enerji Santrali ile toplam 1065 MW kurulu güce ulaştı. GÜRİŞ Holding, toplam 1065 MW kurulu gücü ile Türkiye’nin enerji ihtiyacını, temiz ve yenilenebilir enerji üreterek karşılıyor.

Rüzgar enerjisi ile 834.000 bin haneye elektrik sağlıyor

2000 yılından bu yana yenilenebilir enerji alanında aktif olarak faaliyet gösteren GÜRİŞ Holding, yenilenebilir enerji alanında yurt dışı 64.8 MW, yurt içinde 1065.95 MW olmak üzere toplamda 1130.75 MW kurulu güce sahip. Türkiye’de 10, yurt dışında 2 olmak üzere toplamda 12 rüzgâr enerji santraline sahip olan GÜRİŞ Holding, sadece rüzgâr enerjisi alanında yılda 2.000.000 MWh elektrik üreterek toplamda 834.000 hanenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılıyor.

Hem istihdam sağlıyor hem de elektrik ihtiyacını karşılıyor

Türkiye’nin rüzgar enerji kurulu gücünü artırarak faaliyet gösterdiği bölgelerde ve ülke genelinde ekonomiye katkı sağlayan GÜRİŞ Holding, rüzgar enerjisi açısından büyük potansiyele sahip ülkemizde enerji ihtiyacını karşılamak, yerli kaynaklardan milli enerji üreterek ithal edilen enerji miktarını düşürmek ve ürettiği temiz enerji ile kullanıcıya fayda sağlamak için çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/05/res-yatirimlari-artiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/05/res-yatirimlari-artiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/05/res-yatirimlari-artiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/05/res-yatirimlari-artiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/res-yatirimlari-artiyor/3735/</link>
			<pubDate>Wed, 05 May 2021 08:43:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elektrikli araçlar satış rekoru kırdı</title>
			<description><![CDATA[Geçen yılki rekor büyümeyle, dünyadaki toplam elektrikli araç sayısı 10 milyonu aştı. Avrupa 2020'deki toplam elektrikli araç satışlarının yaklaşık yüzde 47'sini oluşturdu ve yıllık bazda satışlarda ilk kez Çin'i geride bıraktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dünyada satılan elektrikli araçların sayısı geçen yıl bir önceki yıla göre rekor (yüzde 41) artışla 3 milyon oldu. Tüketiciler elektrikli araçlara 2020'de bir önceki yıla göre yüzde 50 artışla 120 milyar dolar harcama yaptı.

Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) Küresel Elektrikli Taşıtlar 2021 raporuna göre, küresel otomotiv endüstrisi yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle 2020'de büyük bir şok yaşadı ve bir önceki yıla göre yüzde 16 daraldı.

Otomotiv pazarındaki daralmaya rağmen, geçen yıl dünya genelinde satılan elektrikli araçların sayısı yüzde 41 artışla 3 milyon seviyesinde gerçekleşti. Elektrikli araç satışları geçen yıl dünyadaki toplam araç satışlarının yüzde 4,6'sını oluşturdu.

Tüketicilerin elektrikli araçlara yaptığı harcama 2020'de bir önceki yıla göre yüzde 50 artarak 120 milyar doları buldu. Aynı zamanda, hükümetlerin elektrikli araçlara sağladığı destek ve teşvikler de 14 milyar dolar olarak hesaplandı.

Geçen yıl elektrikli araç satışlarında rekor olarak kayda geçen bu artışla, dünyada kullanımda olan toplam elektrikli araçların sayısı 10 milyonu aştı.
Ayrıca, toplam elektrikli kamyonet, kamyon ve otobüslerin sayısı da yaklaşık 1 milyona ulaştı. Bu dönemde halka açık hızlı ve yavaş şarj ünitesi sayısı 1 milyon 300 bin oldu.

Geçen yıl küresel elektrikli araç filosunun toplam elektrik tüketimi 80 teravatsaatin üzerinde gerçekleşti. Bu tüketim Belçika'nın bugünkü elektrik tüketimine karşılık gelirken, elektrikli araçların talebi küresel elektrik tüketiminin yüzde 1'ini oluşturdu.

AVRUPA İLK KEZ ÇİN'İ "SOLLADI" 

Avrupa, geçen yıl ilk defa Çin'i geride bırakarak 1,4 milyon adet satışı gerçekleştirdi ve 2019'a göre satışları ikiye katladı. Çin'deki elektrikli araç satışları ise bu dönemde yüzde 9 artışla 1,2 milyon adet olarak kayıtlara geçerken, ABD'de 295 bin elektrikli araç satıldı.

Çin'in toplam elektrikli araç filosu geçen yılki satışların ardından 4,5 milyona, Avrupa'nın ise 3,2 milyona yükseldi.

Dünyada elektrikli taşıtlarındaki büyümede, hükümetlerin izlediği destekleyici politikalar, ülkelerin elektrikli araç sahibi olmak isteyenlere sunduğu teşvikler, marka ve model çeşitliliği ve batarya üretimindeki maliyetlerin düşmeye devam etmesi gibi sebepler etkili oldu.

Araç üreticileri geçen yıl tüketicilere 370 elektrikli araç modeli sunarken, bu rakam 2019'a göre yüzde 40 artış gösterdi.

BU YILIN İLK ÇEYREĞİNDE YÜZDE 140 ARTIŞ 

Elektrikli araç satışlarındaki büyüme bu yılın ilk çeyreğinde de devam etti. Bu dönemdeki satışlar geçen yılın ilk çeyreğine göre yaklaşık yüzde 140 yükseldi.
Söz konusu dönemdeki artışta Çin'de 500 bin, Avrupa'da ise 450 bin adet elektrikli araç satışı belirleyici rol oynadı.

2030'DA 145 MİLYON ELEKTRİKLİ ARAÇ YOLLARDA 

Dünyada elektrikli araç pazarının gelecek 10 yılda önemli bir büyüme kaydedeceğini öngören rapora göre, mevcut politikalar ve eğilimler ışığında 2030'da yollardaki toplam elektrikli araç, ağır vasıta, kamyonet ve otobüslerin sayısı 145 milyona ulaşacak.

Öte yandan, hükümetlerin uluslararası iklim ve enerji hedeflerini hızlandırmaları durumunda bu rakam 230 milyonu bulabilir.

IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde, elektrikli araçların dünya çapında sıfır emisyon hedeflerine ulaşılması için olmazsa olmaz bir rol oynadığını belirterek, "Mevcut satışlar oldukça cesaret verici fakat iklim ve enerji hedeflerimiz satışların daha hızlı şekilde artmasını gerektiriyor. Hükümetler, ekonomik toparlanma paketlerini kullanarak batarya üretimi ve şarj altyapısı geliştirmeye yatırım yapılmasını sağlamalı ve elektrikli araçların daha hızlı şekilde entegrasyonu gerçekleştirilmeli." ifadelerini kullandı.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/elektrikli-araclar-satis-rekoru-kirdi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/elektrikli-araclar-satis-rekoru-kirdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/elektrikli-araclar-satis-rekoru-kirdi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/elektrikli-araclar-satis-rekoru-kirdi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/elektrikli-araclar-satis-rekoru-kirdi/3718/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Apr 2021 13:36:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Üretimde yeşil kaynak öne çıkacak</title>
			<description><![CDATA[Üretimde kullanılan elektriğin kaynağının yeşil olmasının sürdürülebilirlik için önemine dikkat çeken Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı Kıvanç Zaimler, “Önceliğimizde yeşil ve dağıtık enerji var' dedi]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Enerjisa önümüzdeki dönemde şebekeye ve dağıtım hatlarına ne kadar yatırım yapacak, yatırımlarda ağırlık hangi alanlara olacak? 

Yatırımlarımız sürdürülebilirlik odağında olacak. Bu bakış açısıyla enerji de Sabancı Topluluğu içinde Sabancı Holding’in portföyü içinde son zamanlarda en hızlı büyüyen iştiraklerden bir tanesi. Burada ortağımız ile beraber hem elektriğin üretimi ve ticaretinde hem de dağıtım ve perakende satışında faaliyet gösteriyoruz. Sürdürülebilirlik enerjide en önemli konulardan bir tanesi. Kaldı ki dağıtımla vatandaşlara dokunan değer zincirinin son halkası.

ODAĞIMIZ DİJİTALLEŞME

Önümüzdeki 5 sene boyunca bugünkü para değeri ile yaklaşık 15 milyar Türk lirasını şebeke yatırımları için, müşteri çözümleri için harcamayı düşünüyoruz. Biz de tabii dijitalleşmeyi odağımıza aldık. Bugün çok rahatlıkla söyleyebilirim Avrupa’nın en iyi dijital altyapısına sahip şirketlerinden bir tanesiyiz. Türkiye de hatta bu konuda gayet ileri durumda. Bununla beraber yine geleceğe yön olarak olarak sadece şebeke değil yeni şebeke düzenlemeleri, mikro şebekeler, akıllı şehirler, depolama e-mobility gibi alanlarda da öncülük yapıyoruz.

HEDEF YENİLENEBİLİR VE DAĞITIK ENERJİ

Üretim tarafında kurulu gücün ne kadarı yenilenebilir enerji kaynaklarında. Rüzgâr ve güneş tarafında yeni yatırımlarınız olacak m?

Türkiye’de bugün 96 bin megavat kurulu güç var. Bunun yüzde 51’i yenilenebilir kaynaklardan oluşuyor. Tabii yenilebilir enerji kaynaklarının üretim saatleri diğer konvansiyonel teknolojiye göre biraz daha az olduğu için bugün yaklaşık yüzde 42’sini enerjimizin yenilenebilir kaynaklardan temin ediyoruz. Bugün 3 bin 600 megavat ile Türkiye’nin kamudan sonra 5 farklı teknoloji ile üretim yapan, en büyük portföyüne sahibiz. Bu portföyümüzün yüzde 44’ü yenilenebilir. Bunu daha da arttırmak üzere önümüzdeki dönemde 565 megavatlık rüzgâr projemizi öngördük. Mevcut santrallerimizin içinde güneş başta olmak üzere yeni teknoloji ile entegre ederek yaklaşık 500 milyon dolarlık bir yatırım öngörüyoruz. Esasında bizim de odağımızda yenilenebilir enerji, dağıtık enerji var. Dolayısıyla yüzde 55-60 gibi portföyümüzde yenilebilir enerjiye ulaşmış olacağız.

ÖNCELİK YENİLENEBİLİR

Artık Avrupa ‘yeşil üretime’ öncelik verecek. Bu da üretimde kullanılan elektrik kaynağı için çok önemli olacak. Bu enerji sektöründe neleri değiştirecek?

Aslında tek kelime: Yenilenebilir... Avrupa bu önceliği aldı ama Türkiye de aldı. Bugün Uluslararası Enerji Ajansı’nın raporlarına baktığınız zaman Türkiye Avrupa’daki 5., dünyadaki 12. büyük yenilenebilir kapasiteye sahip. Sürdürülebilirlikte genelde iklim konusundan odaklanırız ama bunun sosyal ve çevresel boyutuyla baktığımızda bugün BM’nin tanımladığı 17 sürdürebilir kriterleri var.

DÖNÜŞÜM EKONOMİSİ

Elektrifikasyon bugün refahın bir simgesi. Burada yenilenebilir çok önemli ama bildiğiniz gibi bunu hep böyle inişleri çıkışları saatleri var. Dolayısıyla o bizim termik enerji dediğimiz kaynaklarımız özellikle modern yüksek teknoloji doğalgaz santrallerimiz yine sistemde kalmaya devam edecekler. Çünkü baz yüklediğimiz ihtiyacı onlar karşılayacaklar. Dolayısıyla bizim hem Sabancı Topluluğu olarak hem de Enerjisa olarak önceliklerimizde sıfır emisyon, dönüşüm ekonomisine destek, faaliyet gösterdiğimiz bütün alanlarda sosyal paydaşlarımızla birlikte iş yapmak, başta çalışanlarımızın sağlığı olmak üzere insana dokunmak ve hepsinde öncü olmak var. Bugün bütün çalışmalarımızı, Ar-Ge çalışmalarımızı, hatta startuplarla ilgili çalışmalarımız da bu doğrultuda devam ettiriyoruz.

MUAZZAM BİR VERİ VAR

Hem üretim hem de dağıtım tarafında ciddi bir tüketici verisine sahipsiniz. Teknoloji yatırımları bu alanda nasıl ilerliyor, neler gözlemliyorsunuz?

Sabancı Holding olarak da biz bütün iş alanlarımızda veriyi kullanmayı, ileri veri analitiği yöntemlerini kullanmayı destekliyoruz. Hatta bununla ilgili iştiraklerimiz de var. SabancıDx bu konuda bir operasyon mükemmellik merkezi haline geldi. Tabii üretim alanında müşteri verisi kısıtlı ama üretim alanında, hava koşulları, yağışlar, hidroloji sıcaklığa bağlı olarak elektrik talebi, buna bağlı emtiaların fiyatları, bunları tahmin etmek için bir kere veri çok önemli. Aynı zamanda santrallerimizin bütün operasyonlarından elde ettiğiniz muazzam veri var. Yani bununla bakımlarınızı planlayabiliyorsunuz. Operasyonun kalitesini iyileştirip maliyetini azaltabiliyorsunuz.

Öte yandan dağıtım ve perakende tarafına geldiğiniz zaman 22 milyon nüfuslu, yaklaşık 11 milyon civarında son tüketicinin olduğu bir dünya düşünün. Yılda 110 milyon sayaç okuyorsunuz, faturalandırma yapıyorsunuz, tahsil ediyoruz. Her sene 500 bin yeni müşteri sisteme entegre oluyor. Bir milyonun üzerinde müşterilerimiz taşındıkları zaman kesiyorsunuz, tekrar elektriği açıyorsunuz. Sayaçları değiştiriyorsunuz. 25 milyonun üzerinde telefon görüşmesi yapıyorsunuz. 10 milyonunun üzerinde bir hareket var. Peki bu datayı nasıl kullanıyoruz? Bir kere operasyonda bu datayı kullanıyoruz. Yani bizim trafolarımızın işlem merkezlerimizin bakımları için arızaları önceden tespit edebilmek, bakımları doğru yapabilmek için zaten operasyonunu kullanıyoruz.

ELEKTRİKLİ SAYISI HIZLA ARTACAK

Türkiye elektrikli otomobilini yapmaya çalışıyor. Ama burada enerji depolamak hâlâ büyük sorun. Şarj istasyonları teknolojileri ve bunların konumlandırması şu an hangi seviyede?

En büyük elektrik kaynağımız, en ucuz elektrik kaynağımız verimlilik. Elektrikli araçlara geçtiğimiz zaman buradaki anahtar bu araçları yenilenebilir temiz kaynaklardan üretilmiş enerji ile şarj etmek. Bugün baktığımızda araç sayısı ile şarj istasyonları sayısı arasında bir korelasyon olmak zorunda. Hangisi önce gidecek diye baktığımızda 2030’la ilgili öngörüler, bugün satılan 100 araçtan üçünün elektrikli olduğu ama yakın gelecekte 50 aracın elektrikli olacağı şeklinde. Şimdi bu kadar araç varken şebekenin ve buna bağlı şarj istasyonlarının da aynı şekilde gelişmesi lazım.

500’E ÇIKACAK

Bu kapsamda 2018’de biz de bir elektrikli şarj ile uğraşan bir olgun startup aldık. 2 bine yakın özel şarj istasyonu var 400’e yakın kamuya açık alandaki istasyonu bu sene 500’e çıkartmayı düşünüyoruz.

KESİNTİLER İYİLEŞİYOR

Dağıtım sektöründe müşteri memnuniyeti ne durumda, tüketicinin en fazla şikâyet ettiği konular neler? 

Tüketicinin en çok şikâyet ettiği konu elektriklerin kesilmesi, ikincisi elektrik faturaları, faturaların yüksekliği… Özelleştirmeden sonra şebekenin kalitesine, kesinti sürelerine ve kesinti sıklığına yönelik ciddi şekilde iyileştirmeler yapıldı. Bunu yaparken bir de kesenin bir altında delik vardı: Kayıp-kaçak oranları... Orada ciddi şekilde azalmalar sağlandı. Bugün müşteri memnuniyetinin özellikle kesintiye yönelik iyileştiğini bütün sektör adına rahatlıkla söyleyebiliriz.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/uretimde-yesil-kaynak-one-cikacak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/uretimde-yesil-kaynak-one-cikacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/uretimde-yesil-kaynak-one-cikacak_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/uretimde-yesil-kaynak-one-cikacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/uretimde-yesil-kaynak-one-cikacak/3706/</link>
			<pubDate>Mon, 26 Apr 2021 08:24:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Avrupa'da rüzgar enerjisi hız kesmeyecek</title>
			<description><![CDATA[Avrupa ülkelerinin 2025'e kadar 105 gigavat rüzgar enerjisi kapasitesini elektrik sistemine dahil ederek, bu alanda kurulu gücünü 318 gigavata ulaştırması bekleniyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[muhabirinin, WindEurope tarafından hazırlanan sektör raporlarından derlediği bilgilere göre, Avrupa ülkelerinin 2030'a kadar yenilenebilir enerji payını yüzde 32'ye çıkarma hedefi ve Ulusal Enerji ve İklim Planları çerçevesinde rüzgar enerjisi kurulu gücünü 2025'e kadar her yıl ortalama 18 gigavat artırması gerekiyor.

Raporda yer alan Gerçekçi Beklentiler Senaryosu'na göre, Avrupa ülkelerinin 2021-2025 döneminde toplam 105 gigavat büyüklüğünde rüzgar enerjisi kapasitesini elektrik sistemine dahil edeceği ve toplam kurulu gücünü 318 gigavata ulaştıracağı hesaplanıyor.
2025'e kadar rüzgarda ilave edilecek kapasitenin yüzde 72'sini karasal rüzgar santralleri, kalan kısmını da yüzer ve sabit deniz üst (offshore) santraller oluşturacak.

Bu dönemde Birleşik Krallık'ın 18 gigavat kurulu gücü sisteme dahil etmesi beklenirken, bunun 15 gigavatını deniz üstü rüzgar santralleri oluşturuyor. Almanya yaklaşık 17 gigavat kapasite kurmayı planlıyor, bu kapasitenin 13 gigavatını karasal rüzgar santralleri oluşturuyor. Bu iki ülkeyi, 12 gigavat ilave kapasiteyle Fransa, 7 gigavat ilave kapasiteyle İsveç ve 6 gigavat ilave kapasiteyle Hollanda takip ediyor.

Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin söz konusu ilave kapasitenin 76 gigavatlık kısmını oluşturacağı tahmin ediliyor. Bu dönemde rüzgarda 9,4 gigavat kurulu gücün ise devreden çıkarılması planlanıyor. Avrupa ülkelerinin rüzgar enerjisi kurulu güç artışında, ulusal politikaları, proje geliştirme gelişim süreçleri ve düzenleyici çerçeveleri etkili olacak.

ALMANYA KARASALDA, BİRLEŞİK KRALLIK DENİZ ÜSTÜNDE LİDER 

Rapora göre, 2025'e kadar Almanya, toplam karasal rüzgar enerjisi içindeki payını yüzde 17'ye çıkaracak. Almanya'nın, 2025 sonunda 75 gigavat kurulu rüzgar gücüyle Avrupa'da ilk sırada yer alması öngörülüyor.

Deniz üstü rüzgar enerjisinde ise 2025'e kadar 29 gigavat kurulumun gerçekleşeceği Avrupa'da, Birleşik Krallık'ın 15 gigavat deniz üstü kapasiteyi sistemine dahil ederek lider konuma gelmesi bekleniyor. Ülkenin toplam rüzgar kurulu gücünün ise 2025 sonunda 42 gigavata ulaşacağı tahmin ediliyor.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/avrupa-da-ruzgar-enerjisi-hiz-kesmeyecek.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/avrupa-da-ruzgar-enerjisi-hiz-kesmeyecek.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/avrupa-da-ruzgar-enerjisi-hiz-kesmeyecek_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/avrupa-da-ruzgar-enerjisi-hiz-kesmeyecek.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/avrupa-da-ruzgar-enerjisi-hiz-kesmeyecek/3697/</link>
			<pubDate>Sat, 24 Apr 2021 19:44:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elektrikli otomobil pazarına ivme kazanıyor</title>
			<description><![CDATA[Yeni tip koronavirüs salgını dünyanın çevresel sağlığı için yeni bir umut doğururken, salgının elektrikli araçlara geçişi hızlandırması bekleniyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kovid-19 krizi karşısında hükümetlerin ve önde gelen otomobil üreticilerinin desteğiyle elektrikli otomobillerin, SUV'ların ve hafif araçların 2019'da yüzde 8 olan küresel pazar payı 2020'de yüzde 12'ye yükselirken, bu değişimin gelecek yıllarda ivme kazanması öngörülüyor.

Yönetim danışmanlığı firması The Boston Consulting Group’un (BCG) son çalışmasına göre, 2026'ya kadar elektrikli araçların küresel olarak satılan hafif araçların yarısından fazlasını oluşturacağı tahmin ediliyor. Daha önce bu tahmin 2030 yılına kadar idi.

BATARYA MALİYETLERİ DÜŞÜYOR 

Kovid-19 krizinde dünyanın geleceğine dair artan endişelerin yanı sıra güçlü kamu teşvikleri ve bataryaların düşen maliyetleri de elektrikli otomobil satışlarını destekliyor.

Batarya, toplam maliyetin yüzde 20 ile yüzde 30'unu oluşturarak elektrikli araçların en pahalı bileşenini oluştururken, Nikel açısından zengin bir pil paketinin ortalama maliyetinin 2020'de önde gelen oyuncular için kilovat saat (kWh) başına 150 doların altına düştüğü biliniyor. Bunun 2030'da ise 75 dolara düşmesi bekleniyor.

2025 yılında küresel olarak satılan tüm hafif araçların yüzde 47'sinin tamamen elektrikli veya hibrit olması bekleniyor.

Tamamen elektrikli araçlara AB ve Çin'de diğer büyük pazarlara göre daha hızlı geçilirken, bu geçiş Brezilya ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerde nispeten yavaş gerçekleşiyor.

Fakat bu pazarlarda, hızla düşen batarya maliyetleri, daha sıkı düzenlemeler ve yeni elektrikli otomobil modellerinin piyasaya sürülmesi değişimin ana itici güçleri olması bekleniyor.

Otomobilde dönüşüm için, dünyanın dört bir yanından hükümetlerden düzenlemeler ve teşvikler geliştirmeleri istenirken, dizel gibi fosil yakıtla çalışan araçlara yönelik yasaklar için mevcut zaman çizelgelerinin öne alınacağı tahmin ediliyor.

Ayrıca yeni yaptırım mekanizmalarının devreye sokulması beklenirken, sıfır emisyonlu araçların daha hızlı benimsenmesini teşvik etmek için emisyon standartları ve tüketici teşviklerinin güçlendirilmesi gerekeceği ifade ediliyor.

Kullanışlı şarj istasyonlarının eksikliği, batarya araçların benimsenmesinin önündeki en ciddi engellerden biri olduğunu belirten uzmanlar, hükümetlerin batarya şarj altyapısını genişletmek için hizmet sağlayıcıları ve otomotiv endüstrisi ile birlikte çalışmasını öneriyor.

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER VE EMİSYON HEDEFİ 

Önümüzdeki on yıl içinde içten yanmalı motorlardan elektrikli araçlara geçişin çoğu ülkede hareketlilikte hızlı değişime sebep olması beklenirken, çevresel açıdan bakıldığında elektrikli araçların çağının yeterince hızlı gelişmediği görülüyor. Yoldaki toplam küresel araç stokunun çok daha yavaş değişmesi buna neden olarak gösteriliyor.

BCG’nin modellemesine göre, Avrupa Yeşil Mutabakatı’na sahip AB de dahil olmak üzere çoğu büyük pazardaki otomotiv sektörünün, dünya çapındaki emisyonları azaltmaya yönelik Paris Anlaşması hedeflerinin çok altında kalacağı tahmin ediliyor.

Elektrikli araçlarla birlikte, emisyon azaltma hedeflerine ulaşmaya yardımcı olmanın bir başka önemli yolunun da hükümetlerin toplu taşıma ve bisiklet gibi alternatif seyahat araçlarını genişletme çabalarını iki katına çıkarması gerektiği ifade ediliyor.

ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN ARTIŞI BATARYA ATIĞI SORUNUNU DOĞURABİLİR 

Yeni batarya teknolojilerinin elektrikli otomobillerin menzillerini 1000 kilometreye kadar ulaştırmasına yönelik küresel yarış devam ederken, bataryaların üretiminde çok fazla elektrik tüketilmesi, sera gazı salımı ve batarya israfının ekolojik açıdan büyüyen bir diğer sorun olmasından endişe duyuluyor.

Elektrikli otomobillerin, hareketliliği daha da sürdürülebilir hale getirmesi beklenirken, bu otomobillerde kullanılan batarya başta olmak üzere elektronik malzemenin daha hızlı atık haline geleceğine dair endişeler giderek artıyor.

Bataryanın her kilovat saat (kWh) depolama kapasitesi için 97 ile 180 kWh'e eşdeğer enerji tüketilirken, bataryaların verimli şekilde şarj edilmesi, çevre dostu ve uzun ömürlü olması da ön plana çıkıyor.

Elektrikli otomobil üretiminin de ortaya çıkan sera gazı salımının yaklaşık yüzde 40'ı batarya üretiminden kaynaklanırken, 100 kWh'lik bir bataryanın üretimi, 15 ile 20 ton arasında karbondioksit yayıyor.

Uzmanlar, uzun batarya ömrünün çevresel etkiyi en aza indirmenin temel unsuru olduğu belirterek, bataryalara başka alanlarda enerji deposu olarak "ikinci bir ömür” verilmesini öneriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/elektrikli-otomobil-pazarina-ivme-kazaniyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/elektrikli-otomobil-pazarina-ivme-kazaniyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/elektrikli-otomobil-pazarina-ivme-kazaniyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/elektrikli-otomobil-pazarina-ivme-kazaniyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/elektrikli-otomobil-pazarina-ivme-kazaniyor/3696/</link>
			<pubDate>Sat, 24 Apr 2021 19:44:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yakın gelecekte temiz hava ana gündem olacak</title>
			<description><![CDATA[Şehirlerde Hava Kalitesinin İyileştirilmesi ve Kamuoyu Farkındalığının Artırılması-CityAir Projesi kapsamında ‘Hava Kalitesi Üniversite Farkındalık Seminerleri’nin ilki, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün ev sahipliğinde düzenlendi
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir’den; Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Üniversitesi öğrencilerinin yanı sıra Aydın, Denizli, Manisa, Muğla ve Uşak’tan da öğrencilerin katıldığı ve pandemi nedeniyle çevrimiçi olarak gerçekleşen ilk seminerde küreselden yerele hava kalitesine dair tüm detaylar paylaşıldı

Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile yürütülen "Şehirlerde Hava Kalitesinin İyileştirilmesi ve Kamuoyu Farkındalığının Artırılması (CityAir) Projesi kapsamında düzenlenen "Hava Kalitesi Üniversite Farkındalık Seminerlerinin" ilki, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ev sahipliğinde 200’den fazla kişinin katılımıyla yapıldı

Prof. Dr. Alper Ünal: ‘’Küresel pandemi hava kalitesinin önemini tüm insanlığa bir kez daha hatırlattı’’

Seminerde ‘’Küresel Ölçekten Yerele Hava Kirliliği: Zorluklar ve Fırsatlar’’ başlıklı, detaylı bir sunum gerçekleştiren CityAir Proje Uzmanı Prof. Dr. Alper Ünal; hava kirliliğinin insan sağlığını en çok tehdit eden çevresel sorun olduğunu belirtti. Ünal: “Hava kalitesinde sürdürülebilir bir iyileştirme için bilim, politika ve halk üçlüsünün bir araya gelerek çözüm önerileri geliştirmesi gerekiyor. CityAir projesinin temelinde de bu var. Hava kirliliğine sebep olan kaynakları bilimsel verilerle ortaya koyuyoruz; elde edilen sonuçları, Bakanlık, belediyeler ve karar alıcılarla paylaşıyoruz ve toplumda farkındalık çalışmaları yürütüyoruz” dedi

Hava kirliliğine karşı alınacak önlemlerde; ekonomik durum, endüstri, nüfus, taşımacılık alanındaki talepler gibi pek çok parametrenin söz konusu olduğunu söyleyen Ünal: ’’ Önemli olan; ekonomik ve sosyal olarak uygulanabilir önemler ile hava kalitesinde sürdürülebilir bir iyileştirme yakalamak. CityAir projesinde; elde edilen bilimsel verilerin ardından proje kapsamında yer alan şehirler için hangi kirletici kaynaklarının daha önemli olduğu, bu şehirler için çözüm önerilerimizin ne olduğu gibi kapsamlı ve detaylı bilgileri de açıklayacağız’’ dedi

Küresel pandeminin hava kalitesinin önemini tüm insanlığı bir kez daha hatırlattığını söyleyen Ünal, sözlerine şöyle devam etti: ‘‘Hava kirliliği, toplumun tamamını etkileyen, farkında olunmadan maruz kalınan bir kirlilik. Hava kalitesinin insan sağlığı üzerindeki etkileri uzun yıllardır tartışılıyor; ancak bugün, hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkileri pek çok bilimsel araştırmayla net şekilde ortaya konmuş durumda. Dünyada her yıl milyonlarca insan, hava kirliliğinin sebep olduğu hastalıklardan dolayı hayatını kaybediyor.’’

Hava kirliliğinin ekonomik etkileri ile ilgili yapılan araştırmalara da değinen Prof. Dr. Alper Ünal: ‘’Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırma, 1990’dan bu yana hava kirliliğinin azaltılmasına yönelik yapılan 40 milyar dolarlık yatırımın, 2 trilyon dolarlık sağlık harcaması tasarrufu sağladığını ortaya koyuyor’’ dedi

Yerelde hava kalitesi bilinmezse, küresel bir çözüm mümkün değil

CityAir Proje Uzmanı Prof. Dr. Alper Ünal sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Hava kalitesi, bölgesel kaynaklar ile bağlantılıdır ancak; hava kirliliğinin etkisi sınırları aşar. Türkiye’den örnek vermek gerekirse; elimizdeki veriler İstanbul’daki hava kirliliğinin bölge illerine de taşındığını gösteriyor. Örneğin Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan taşınan çöl tozlarının da ülkemizdeki hava kirliliği üzerinde önemli bir etkisi var. Hava kalitesinin haritalandırılması, anlaşılır hale getirilmesi son derece önemli bir konu; çünkü şehirlerdeki hava kalitesi ortaya konmaz ise geleceğe dair doğru önlemler de alınamaz. Biz de CityAir projesi kapsamında hava kalitesi modeli ve envanter verilerini bütüncül analiz ederek proje kapsamındaki illerde değerlendirme yapıyoruz. Hava kalitesinin gerekli önlemler alınarak iyileşme oranlarını; mevcut durum senaryoları ile karşılaştırıyoruz.’’

  ‘’Hava kirliliği yakın gelecekte de insanlığın karşılaştığı en önemli sorunlardan birisi olacak’’

Hava kalitesinin yükseltilmesinde; uluslararası koordinasyon ve işbirliğinin de oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Alper Ünal: ‘’ Yerel emisyon kaynakları ana kirleticiler olsa da hava kirleticilerinin uzun menzilli taşınımı söz konusu. Küresel ölçekte hava kirliliğine çözüm ararken de uluslararası işbirlikleri oldukça önemli. Araştırmalar gösteriyor ki hava kirliliği yakın gelecekte de insanlığın karşılaştığı en önemli sorunlardan birisi olacak; akademide de bu alanda yürütülecek araştırmaların sayısı artacak. Bu sebeple çevre mühendisliği bölümü başta olmak üzere öğrencilerimiz de bu konuda çalışmalarını sürdürebilir’’ dedi]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/yakin-gelecekte-temiz-hava-ana-gundem-olacak.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/yakin-gelecekte-temiz-hava-ana-gundem-olacak.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/yakin-gelecekte-temiz-hava-ana-gundem-olacak_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/yakin-gelecekte-temiz-hava-ana-gundem-olacak.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/yakin-gelecekte-temiz-hava-ana-gundem-olacak/3690/</link>
			<pubDate>Fri, 23 Apr 2021 08:36:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çatı GES projelerine finansman desteği</title>
			<description><![CDATA[Smart Energy ve Emlak Katılım, güneş enerjisinden faydalanmak isteyen şirketlere uygun koşullarda, ulaşılabilir finansman desteği sağlamak üzere bir iş birliğine imza attı. Yapılan anlaşma ile Smart Energy’nin anahtar teslim kurulumunu üstlendiği çatı GES projelerine, Emlak Katılım, leasing finansmanı ve esnek ödeme planları sağlayacak.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Smart Energy’nin teknik deneyimi ve Emlak Katılım’ın finansal tecrübesi ile güneş enerjisine yatırım yapmak isteyen kurumlara kolaylık sağlanacak. Güneş enerjisi sektörünün önde gelen kuruluşlarından Smart Energy ile finans sektörünün yenilikçi kuruluşlarından Emlak Katılım imzaladıkları protokolde yatırımcıya uygun şartlarda çözümler sunuyor. Çatı üstü güneş enerjisi santrali (çatı GES) projelerini kapsayan anlaşma ile yatırımcıya, finansman ve esnek ödeme kolaylığı sunuluyor.

Taraflar arasında imzalanan anlaşmanın ardından yenilenebilir enerji sektörüne katkı sağlamaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Emlak Katılım Genel Müdürü Nevzat Bayraktar’ın konu hakkındaki açıklaması şöyle oldu: “Türkiye’nin en genç ve yenilikçi katılım bankası olarak yenilenebilir enerji alanında Avrupa’nın önde gelen yatırım ve mühendislik firmalarından biri olan Smart Energy ile çatı GES alanında iş birliği anlaşması imzaladık. Bu protokol sayesinde yatırımcılarımız finansmana daha kolay ulaşabilirken, biz de kurum olarak ülkemizin yenilenebilir enerji üretimine katkı sağlamış olacağız. Yenilenebilir enerji alanındaki yüzde 100 leasing finansmanımız ve esnek ödeme planlarımız sayesinde; yenilenebilir enerji kaynakları arasından öne çıkan güneş enerjisinden faydalanmak isteyen şirketlere uygun koşullarda, ulaşılabilir finansman desteği sağlayacağız. Yenilebilir enerji alanındaki desteklerimizin hem müşterilerimize hem de ülkemize sağlayacağı katkının sevincini ve heyecanını yaşıyoruz.”

Smart Energy CEO’su Halil Demirdağ ise güneş enerjisi yatırımcılarına finansman kolaylığı sağlayacak iş birlikleri yaparak sektöre destek olmaya devam ettiklerini vurguladı. Emlak Katılım’ın finansal tecrübesi ile Smart Energy’nin teknik deneyiminin çatı GES yatırımcıları için buluştuğunu dile getirdi: “Bu iş birliği, güneş enerjisi yatırımcılarına geniş yelpazede çözümler sunacak. Smart Energy olarak güçlü partnerlerimiz ile güneş yatırımcılarına geniş yelpazede çözümler sunuyoruz. Tecrübemizi değer mühendisliği yaklaşımımız ve sunduğumuz uygun finansman olanaklarıyla yeni projelere taşımak istiyoruz. Emlak Katılım gibi saygın finans kuruluşları ile güçlü anlaşmalara imza atarak, kurulumunu üstlendiğimiz projelere uygun finansman desteği çözümleri sunuyoruz. Böylece güneş enerjisi sektörünün gelişimini her açıdan destekliyor olmanın haklı gururunu taşıyoruz.”]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/cati-ges-projelerine-finansman-destegi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/cati-ges-projelerine-finansman-destegi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/cati-ges-projelerine-finansman-destegi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/cati-ges-projelerine-finansman-destegi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/cati-ges-projelerine-finansman-destegi/3687/</link>
			<pubDate>Fri, 23 Apr 2021 07:50:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Madencilik sektörü güçlü bir ivme yakalayacak</title>
			<description><![CDATA[Salgına rağmen 2020’de 4,27 milyar dolar ihracata imza atan madencilik sektörünün gelecek yıllarda da büyümeyi sürdüreceği belirtiliyor. 
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Koronavirüsle birlikte yükselişe geçen birçok sektör 2021’de ve takip eden yıllarda da büyümeye devam edecek. Salgından en az yara alan sektörlerin başında gelen madencilik, önümüzdeki yıllarda öne çıkacak sektörler arasında gösteriliyor.

Sanayi alanında faaliyet gösteren birçok sektörün maden olmadan üretim yapamayacağını belirten yatırım danışmanı ve Ekonomist Önder Tavukçuoğlu, “Günümüzde ulaşılan teknolojiden önce yeraltından madeni çıkartmak yüksek maliyetleri buluyordu. Daha çok insan gücüne ihtiyaç vardı. Şu an teknoloji öyle gelişti ki artık eskisi kadar insan gücüne gerek kalmadı ve yüksek teknoloji sayesinde maliyetler de azaldı. Madencilik sektörünün gelecekte güçlü bir ivme yakalayabileceğini düşünüyorum.”

Ülke olarak madencilik sektöründeki gelişimin uzun süreler engellendiğini dile getiren Tavukçuoğlu, güçlü bir ekonomi için yer altındaki madenlerin çıkartılarak işlenmesinin önemli olduğunu kaydetti.
Tavukçuoğlu, “Madenlerimizi yerin altından çıkaramadığımız sürece ne döviz rezervlerimizi arttırabiliriz ne de sanayide hammadde bakımından bir ivmeye ulaşabiliriz. Hep hammaddeyi ithal etmek zorunda kalırız” dedi.

Madencilik sektöründe devletin de çeşitli çalışmaları olduğunu ifade eden Önder Tavukçuoğlu, madenciliğin önümüzdeki yıllarda daha da öne çıkacağını söyledi. Ayrıca ülke olarak yeraltı kaynakları bakımından zengin olduğuna da vurgu yaptı.
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/madencilik-sektoru-guclu-bir-ivme-yakalayacak.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/madencilik-sektoru-guclu-bir-ivme-yakalayacak.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/madencilik-sektoru-guclu-bir-ivme-yakalayacak_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/madencilik-sektoru-guclu-bir-ivme-yakalayacak.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/madencilik-sektoru-guclu-bir-ivme-yakalayacak/3670/</link>
			<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 19:09:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Aydem Yenilenebilir Enerji’nin halka arzında talep toplama bugün başlıyor</title>
			<description><![CDATA[Türkiye’nin sadece %100 yenilenebilir kaynaklardan enerji üreten en büyük şirketi Aydem Yenilenebilir Enerji A.Ş.’nin halka arzında talep toplama süreci bugün başlıyor. Talep toplama, 22 Nisan Perşembe sona erecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Konsorsiyum liderliğini Garanti Yatırım, İş Yatırım, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ile Yapı Kredi Yatırım’ın üstlendiği; Halk Yatırım, Vakıf Yatırım ve Ziraat Yatırım’ın eş liderler olarak görev alacağı halka arz, sermaye artırımı ve ortak satışı yoluyla gerçekleştirilecek. Oransal dağıtım yöntemiyle gerçekleşecek halka arzda, konsorsiyum liderleri ve aracı kurumlar olmak üzere toplam 32 kurum iştirak edecek. 

Aydem Yenilenebilir Enerji’nin 705 milyon TL'ye artırılacak sermayesinin %15.6’sını temsil edecek 110.000.000 adet payları halka arz edilecek. Halka arz edilecek hisselerden 5.000.000 adedi artırılan yeni sermayeyi temsil eden paylardan oluşurken, 105.000.000 adedi de mevcut ortaklardan olan Aydem Enerji Yatırımları A.Ş.'ye ait paylardan oluşuyor. Ayrıca buna ilave olarak  "ek satış" hakkı kullanımı kapsamında, Aydem Enerji Yatırımları A.Ş.'ye ait 20.000.000 adet payların da "ek satışı" yapılabilecek. Bu ek satışın gerçekleşmesi sonrasında şirketin halka açıklık oranı %18,44 olacak. Halka arzda talep toplama fiyatı 8,50 TL – 9,90 TL arasında gerçekleşecek. Halka arz sonrasında belirlenecek hisse fiyatına bağlı olarak halka arzın büyüklüğü 935.000.000 TL ile 1.089.000.000 TL arasında oluşacak. Ek satış hakkının kulanılması durumunda da Aydem Yenilenebilir Enerji halka arzının azami tutarı 1.287.000.000 TL olacak.

“BÜYÜME VE GÜVEN ODAKLI, CAZİP BİR YATIRIM FIRSATI” 

Aydem Enerji’nin yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren iştiraki Aydem Yenilenebilir Enerji’nin halka arz süreci ile ilgili değerlendirmede bulunan Aydem Enerji CEO’su ve Aydem Yenilenebilir Enerji Yönetim Kurulu Başkanı İdris Küpeli şunları söyledi: “Aydem Yenilenebilir Enerji, ülkemiz geneline yayılan 25 genç ve modern yenilenebilir enerji santralinde sahip olduğu 1.020 MW kurulu güçle, yıllık 3,2 TWh lisanslı üretim kapasitesine sahip. Odağına sadece yenilenebilir kaynakları alan, çevre dostu bir yaklaşımla üretim yapan şirketimizin halka arzı; yatırımcılar açısından rüzgar, güneş ve hidroelektrik yatırım fırsatları için doğru konumlanmış, büyüme ve getiri odaklı cazip bir yatırım fırsatı anlamı taşıyor. Ayrıca şirketimizin gelirinin %89’unun dolara endeksli olması, faaliyetlerimizin piyasalardaki dalgalanmalardan en az düzeyde etkilenmesini sağlarken; santrallerimizin coğrafi dağılımındaki çeşitliliği de iklim ve mevsim şartlarından bağımsız olarak sürdürülebilir ve emre amade şekilde üretim yapılabilmesini sağlıyor. Bu özellikleriyle Aydem Yenilenebilir Enerji potansiyel yatırımcılarımız için güvenli bir liman teşkil ediyor.” 

KÜPELİ: “2021 YILI HİBRİT YATIRIMLARIMIZ İÇİN BAŞLANGIÇ OLACAK, KURULU GÜCÜMÜZÜ 5 YILDA İKİ KATINA ÇIKARACAĞIZ” 

2021 yılında halka arzın yanında hibrit projeleri de odaklarına aldıklarını belirten Küpeli, “Türkiye’nin yenilenebilir enerjideki yüksek potansiyelinin ortaya çıkarılması için Aydem Yenilenebilir Enerji olarak öncü bir rol üstleniyoruz. Ülkemizin ilk özel sektör hidroelektrik santralini hayata geçiren şirket olarak, bu yıl hibrit santrallerde de öncü adımlar atacağız. Yatırımlarının önemli bölümünü tamamladığımız hibrit santrallerde yağış az olduğunda GES’ten, güneş az olduğunda da HES’ten üretim gerçekleştirerek mevsim koşullarının etkisini asgari seviyeye indireceğiz. Bu sayede, mevcut santrallerimizin kapasitelerinin daha verimli kullanılmasını ve elektrik üretimlerinin artmasını sağlayacağız. Hedefimiz; 5 yıl içerisinde portföyümüzün gücünü iki katına çıkararak 2.000 MW seviyelerine ulaşmak. Şirketimizin son 13 senede gösterdiği yıllık bileşik %20’lik büyüme oranı, 5 senelik hedefimizin bizim için ne kadar erişilebilir olduğunu kanıtlıyor. Biz Türkiye’nin geleceğini, yenilenebilir enerjinin geleceği olarak görüyoruz. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji üretmeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

ÇEVRESEL-SOSYAL-YÖNETİŞİMSEL SKORU İLE TÜRKİYE ELEKTRİK SEKTÖRÜ LİDERİ 

Sürdürülebilirliğin şirket faaliyetlerinin odağında olduğunu ve Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin Türkiye’deki imzacıları arasında yer aldıklarını ifade eden Küpeli, “Sürdürülebilirlik ve operasyonel mükemmelliğe verdiğimiz önemle, Çevresel-Sosyal-Yönetişimsel (ESG) performans sıralamasında, bağımsız derecelendirme şirketlerince (Vigeo Eiris/Moody’s) Türkiye’de elektrik sektörü lideri seçildik. Aynı değerlendirmeye göre, uluslararası gelişen pazarlar segmentinde ise 51 şirket arasından ikinci olduk. Skorumuzla global anlamda da üst sıralarda yer alıyoruz. Yine bu yaklaşımla karbon ayak izimizi sıfırlamak üzere yoğun bir çalışma programı yürütüyoruz. 2018-2020 dönemi faaliyetlerimizden kaynaklanan sera gazı envanterimizi yani karbon ayak izimizi tüm tesislerimiz için belirledik. Genel merkezimizde ve Türkiye geneline yayılan 25 yenilenebilir enerji santralimizde, atıklarımızı etkin bir şekilde yönetiyor, geri dönüşümünü sağlıyoruz. Faaliyetteki tüm santrallerimizin Sıfır Atık Belgesi bulunuyor” dedi. 

*Halka arz kapsamında toplanan fon miktarı bakımından Mayıs 2018 tarihinden bu yana gerçekleştirilen en büyük halka arz olması beklenmektedir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/aydem-yenilenebilir-enerji-nin-halka-arzinda-talep-toplama-bugun-basliyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/aydem-yenilenebilir-enerji-nin-halka-arzinda-talep-toplama-bugun-basliyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/aydem-yenilenebilir-enerji-nin-halka-arzinda-talep-toplama-bugun-basliyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/aydem-yenilenebilir-enerji-nin-halka-arzinda-talep-toplama-bugun-basliyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/aydem-yenilenebilir-enerji-nin-halka-arzinda-talep-toplama-bugun-basliyor/3668/</link>
			<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 19:02:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türkiye rüzgar enerjisi yatırımıyla Avrupa’da 5. Sırada</title>
			<description><![CDATA[Avrupa ve Türkiye, geleceklerinin kurtarıcısı rüzgar enerjisine rekor yatırımlar yapmaya devam ediyor. 2020’de COVID-19 salgınına rağmen rüzgar enerjisi sektöründe 80 milyar euronun üzerinde finansman faaliyeti gerçekleşti
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Hem AB’nin Yeşil Mutabakat hedefleri hem de ulusların ekonomik iyileşme planları dahilinde rüzgar enerjisine olan yönelim, geçen yıl 80 milyar euro finansman yatırımını beraberinde getirdi. COVID-19 salgınındaki kriz ortamına rağmen 43 milyar euroluk yeni rüzgar santralleri yatırımının tüm Avrupa’daki yenilenebilir enerjiye olan desteği de perçinlendiğini belirten Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın’a göre bu yatırımların 1,6 milyar euroluk kısmının Türkiye’de gerçekleşmesi, ülkenin rüzgar enerjisindeki konumunu daha da güçlendiriyor

Rüzgarı finanse edecek sermaye var

Zorlu günler geçirmeye devam eden ülkelerin geçen yıldan elde ettikleri en önemli kazanım enerji alanında rüzgarın gücü oldu. Öyle ki hem iklim krizinin çözümüne hem de ekonomik iyileşmelere ciddi yarar sağlayan rüzgar enerjisi, yatırımların odağı olarak gelişimini devam ettiriyor. Salgına rağmen rüzgarın her açıdan cazip bir yatırım olarak daha da sert esmeye başladığına dikkat çeken Ali Aydın, rüzgar enerjisinden faydalanmanın en önemli noktasının yapılan yatırımları itecek değil çekecek istikrar mekanizmalarının olduğunu dile getiriyor. Rüzgarı finanse edecek yatırımların hayata geçmesi adına çoğu ülkenin bürokratik ve izin süreçlerinde sıkıştığını da hatırlatan Aydın’a göre, ülkemizdeki sürdürülebilir teşvik mekanizmaları gelecekteki yatırımların uygulanabilirliğine ve rüzgar enerjimizin daha da gelişim göstermesine olanak tanıyabilir. Öte yandan yatırımların sektördeki hizmet talebini de artıracağını ifade eden Ali Aydın, ülkemizdeki rüzgar enerjisi servis sektörünün de bu ihtiyacı karşılamaya hazır olduğunu aktarıyor

Türkiye, Rüzgar Enerjisi Yatırımlarında 5. Sırada

Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (WindEurope) tarafından yayınlanan 2020 Finans ve Yatırım Trendleri’ne göre yeni rüzgar santrallerinin kurulumuna 43 milyar euro yatırım gerçekleşti. İngilitere’nin 13, Hollanda’nın 8, Fransa’nın 6,5 ve Almanya’nın 4,3 milyar euro yatırıma sahip olduğu rüzgar enerjisi alanında ülkemiz ise 1,6 milyar euro yatırımla Avrupa’nın 5. büyük rüzgar enerjisi yatırımına sahip olan ülkesi konuma geldi. Türkiye’nin özellikle COVID-19 salgınında gösterdiği mücadelenin ve son 10 yılda rüzgar enerjisine yönelik gerçekleştirdiği atılımların yatırımları beraberinde getirdiğini aktaran Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın, Türk rüzgar enerjisi sektörünün istikrarlı politikalarla bu yatırımların daha da fazlasını ülkeye getireceğini belirtiyor. Ülkemizde rüzgar enerjisi sektörüne doğrudan katkı sağlayan üretim ve hizmet süreçlerindeki kalitenin de Türkiye’nin yatırımlarda kazandığı sıralamayı destekler seviyede olduğunu vurgulayan Aydın, bu yatırımları ayakta tutmanın yegane yolunun santrallere sunulacak yüksek kaliteli ve yine Avrupa ülkeleri ile yarışır kalitede bakım ve onarım hizmetlerinden geçtiğini vurguluyor. Aydın ayrıca, Türkiye’nin 2023 vizyonuna uygun rüzgar enerjisinde şahlanma dönemine geçeceğini ve bu yatırımlarla sektördeki kalifiye istihdamın artacağına olan inancını dile getiriyor
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/turkiye-ruzgar-enerjisi-yatirimiyla-avrupa-da-5-sirada.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/turkiye-ruzgar-enerjisi-yatirimiyla-avrupa-da-5-sirada.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/turkiye-ruzgar-enerjisi-yatirimiyla-avrupa-da-5-sirada_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/turkiye-ruzgar-enerjisi-yatirimiyla-avrupa-da-5-sirada.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/turkiye-ruzgar-enerjisi-yatirimiyla-avrupa-da-5-sirada/3653/</link>
			<pubDate>Sat, 17 Apr 2021 12:31:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Şirketler yenilenebilir enerjiye odaklandı</title>
			<description><![CDATA[Türkiye orman varlığının korunması ve geliştirilmesi için çalışan Orman Genel Müdürlüğü (OGM), geri dönüşüm ve yenilenebilir enerji konusunda da çalışmalarına devam ediyor. Ankara’daki genel merkeze kurulan 909 KW’lık güneş enerjisi santrali ile bir yılda 940 bin TL’ye tekabül eden enerji üretimi yapan OGM, yıllık enerji ihtiyacının neredeyse yüzde 40’ını güneş enerjisinden karşılamaya başladı. 
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Oksijen üretimi için hayati öneme sahip olan orman varlıkları için 182 yıldır mücadele eden OGM, bir yandan da yenilenebilir enerji ve Sıfır Atık kapsamında özel projeler yürütüyor. OGM Ankara’daki yerleşkesine kurduğu güneş enerjisi santrali ve atık dönüşüm tesisleri ile çevrenin korunmasına katkı sağlanıyor.

1 yılda yaklaşık 1 milyon TL’lik güneş enerji üretildi

2019 yılında 4 milyon TL’yi aşan bir yatırımla Orman Genel Müdürlüğü’nün genel merkezine kurulan 909KW’lık güneç enerjisi santralinde 2840 adet panel bulunuyor. Santral, Ocak 2020 - Ocak 2021 tarihleri arasında, 1 yıllık sürede 1.230.000 KWh’lik 940 bin TL’ye tekabül eden üretim gerçekleştirdi. Yaklaşık 4 yılda yatırım maliyetini karşılaması beklenen tesisin 1 yıllık üretimi, OGM’nin yıllık enerji tüketiminin yüzde 39’unu güneş enerjisinden karşılamasını sağladı.

Orman köylüleri kendi enerjilerini üretiyor

Güneş enerjisi kullanımının orman köylerinde de yaygınlaştırılması için projeler yürüten OGM, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile hayata geçirdiği Orman Köylerinde Güneş Enerjisinden Elektrik Üretimi (ORKÖYPV) projesiyle bu güne kadar Afyon ve Konya illerinde 100 KW saha kurulumu tamamlayarak üretime geçilmesini sağladı. Türkiye genelinde 19 ilde 255 hanenin çatısına GES kurulumu yapıldı. 23 Orman Bölge Müdürlüğü’nde orman köylüsü 700 hanenin çatısına GES kurulumu için tespit çalışmaları başlatıldı. Ağustos 2021’den itibaren PV çatı kurulumların tamamlanması planlanıyor. “Şebekeye Bağlı Çatı Tipi Güneş Enerjisi Tip Projesi”ni de hazırlayan OGM, gelecek yıllarda da ülke genelinde yaygınlaştırma çalışmalarına devam edecek.

Köy ocakları biyogazla ısıtılıyor

Orman Genel Müdürlüğü güneş enerjisinin yanı sıra, Eskişehir’de kurduğu biyoyakıt tesisi ile yaklaşık 400 metrekarelik alanı ısıtabilecek üretim de yapıyor. Eskişehir İli Alpu İlçesi Arıkaya Mahallesi’nde kurulan biyoyakıt tesisine eklenen 2 panelli güneş kollektörü ile sistem, güneş enerjisi ile de desteklendi. Biyogaz üretiminin de amaçlandığı bu sisteme, biyogazın depolanmasını sağlayan 4 adet lastik monte edildi. 7-8 günlük mayalanma sürecinin sonunda elde edilecek biyogaz, köy konağında bulunan çay ocağında ve gerekli olduğu durumlarda köy düğün ve cemiyetlerinde yemek kazanlarının ısıtılması için kullanılması amaçlanıyor.

OGM kampüsünün tüm atıkları geri dönüşüme gidiyor

Orman Genel Müdürlüğü atıkların dönüştürülmesi için de mücadele ediyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Sıfır Atık projesi kapsamında OGM genel merkezde kurulan 90 adet geri dönüşüm kumbarası ile metal, plastik, kağıt, ahşap, cam ve pil atıklarını toplanıyor. Genel müdürlüğün bulunduğu alanda ayrıca 1 adet de tıbbi atıkların toplanması için kumbara yer alıyor.

OGM ayrıca organik atıkları doğaya gübre olarak kazandırmak için de çalışma yürütüyor. Bu proje ile OGM kampüsünde ortaya çıkan organik atıkların çöpe gitmesi yerine, tabiata yeniden faydalı bir şekilde kazandırılması amaçlanıyor. Eylül 2020’de faaliyete geçen kompost ünitesi ile kampüsün içerisinde bulunan yemekhane ve restoranlardan çıkan organik mutfak atıkları, çay ocaklarından çıkan çay posaları ve bahçe atıkları organik gübreye dönüştürülüyor. 30 günde yaklaşık 50 kg olarak elde edilen doğal gübre OGM kampüsünün peyzaj düzenlemesi için kullanılıyor]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/sirketler-yenilenebilir-enerjiye-odaklandi.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/sirketler-yenilenebilir-enerjiye-odaklandi.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/sirketler-yenilenebilir-enerjiye-odaklandi_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/sirketler-yenilenebilir-enerjiye-odaklandi.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/sirketler-yenilenebilir-enerjiye-odaklandi/3650/</link>
			<pubDate>Sat, 17 Apr 2021 11:25:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Milyar liralık yeşil halka arz</title>
			<description><![CDATA[Son dönemde Türkiye’deki halka arz rüzgarına Aydem Yenilenebilir Enerji de katıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sadece yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan enerji üretimi gerçekleştiren şirketin halka arzında talep toplama süreci pazartesi günü başlayacak ve 22 nisan günü sora erecek. Aydem Yenilenebilir Enerji’nin 705 milyon TL’ye artırılacak sermayesinin yüzde 15.6’sını temsil edecek 110.000.000 adet payları halka arz edilecek. Pay başına fiyat aralığı 8.5-9.9 lira olarak belirlenirken halka arzdan 1 milyarlık gelir bekleniyor. Halka açıklık oranı da ek pay satışı ile birlikte toplam yüzde 18.44 olacak.

‘3 YILIN EN BÜYÜĞÜ’

Aydem Enerji’nin yenilenebilir alanında faaliyet gösteren iştiraki Aydem Yenilenebilir Enerji’nin halka arz süreci ile ilgili değerlendirmede bulunan Aydem Enerji CEO’su ve Aydem Yenilenebilir Enerji Yönetim Kurulu Başkanı İdris Küpeli, “Son 3 yılın en büyük halka arzını gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Aydem Yenilenebilir Enerji, ülkemiz geneline yayılan 25 genç ve modern yenilenebilir enerji santralinde sahip olduğu 1.020 megavat kurulu güçle, yıllık 3.2 TWh lisanslı üretim kapasitesine sahip. Şirketimizin halka arzı; yatırımcılar açısından rüzgar, güneş ve hidroelektrik yatırım fırsatları için doğru konumlanmış, büyüme ve getiri odaklı cazip bir yatırım fırsatı anlamı taşıyor” dedi.

HİBRİT YATIRIMI

Küpeli, “Ülkemizin ilk özel sektör hidroelektrik santralini hayata geçiren şirket olarak, bu yıl hibrit santrallerde de öncü adımlar atacağız. Yatırımlarının önemli bölümünü tamamladığımız hibrit santrallerde yağış az olduğunda GES’ten, güneş az olduğunda da HES’ten üretim gerçekleştirerek mevsim koşullarının etkisini asgari seviyeye indireceğiz. Bu sayede, mevcut santrallerimizin kapasitelerinin daha verimli kullanılmasını ve elektrik üretimlerinin artmasını sağlayacağız. Hedefimiz; 5 yıl içerisinde portföyümüzün gücünü iki katına çıkararak 2 bin megavat seviyelerine ulaşmak” şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/milyar-liralik-yesil-halka-arz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/milyar-liralik-yesil-halka-arz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/milyar-liralik-yesil-halka-arz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/milyar-liralik-yesil-halka-arz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/milyar-liralik-yesil-halka-arz/3648/</link>
			<pubDate>Sat, 17 Apr 2021 09:32:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir Temiz Enerjide Uzmanlaşıyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir ve çevresinin temiz enerji ve temiz teknolojiler konusunda uzmanlaşmış bir bölgeye dönüşmesini hedefleyen BEST For Energy Projesi hayata geçiyor. İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından, Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (ENSİA) ortaklığında uygulanan proje 2023’e kadar sürecek. Proje, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında gerçekleşiyor
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Pandemi koşulları nedeniyle internet üzerinden çevrimiçi düzenlenen “Temiz Enerji Sektörü Tedarikçi Geliştirme Programı”nın tanıtım toplantısına İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) Genel Sekreteri Dr. Mehmet Yavuz, Enerji Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı, Proje Takım Lideri Ekin Taşkın, TPI Composites EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı Gökhan Serdar, LM Wind Power Fabrika Direktörü Emre Kahya, Ateş Wind Power Kurucu Ortağı Mahmut Güldoğan, Kontek İcra Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir ile basın mensupları katıldı

Temiz Enerji ve Temiz Teknoloji Sektöründe faaliyet gösteren veya göstermeyi hedefleyen firmalar için önemli fırsatlar içeren “Temiz Enerji Sektörü Tedarikçi Geliştirme Programı”nın önümüzdeki 2 yıl boyunca uygulanacağı belirtildi. BEST For Energy Projesi’nin firmalara yönelik hizmetlerinden oluşan Programda; ihtiyaç analizi, yetenek envanteri, eğitim, danışmanlık, iş görüşmeleri, bilgi ve network portalı gibi birçok ücretsiz hizmetin bulunduğunun altı çizildi

Toplantının açılışında konuşan ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı, enerji kadar ekipmanların da yerli olması gerektiğini söyledi. Kalaycı, “Yenilenebilir enerji ekipmanlarının tedarik zincirinde, ölçeğine bakmaksızın Türkiye’de üretim yapan her firmanın yer almasını istiyoruz. BEST For Energy bu yönü ile ENSİA’nın kuruluş vizyonu ile bire bir örtüşen bir projedir” dedi. Türkiye’nin son 15 yılda yenilenebilir yani temiz enerji üretiminde tüm dünyanın dikkatini çeken bir başarı hikâyesi yazdığını vurgulayan Başkan Alper Kalaycı, İzmir’in ise bu noktada “Temiz Enerjinin Başkenti” ünvanını bileğinin hakkıyla elde ettiğinin altını çizdi. Türkiye’de rüzgâr türbini kanadı üreten 4 fabrikanın tümünün İzmir’de üretim yapmasının bunun bir göstergesi olduğunu dile getiren Başkan Alper Kalaycı, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Rüzgâr enerjisi kurulu gücünü son 15 yılda 182 kat artırarak 9 bin 305 Megavata (MW) çıkaran ülkemiz, bu büyük başarısı ile Avrupa’da 7’inci sırada yer alıyor. İzmir ise bin 798 MW kurulu güç ile açık ara ‘Türkiye’nin Rüzgâr Enerjisi Başkenti’ olma ünvanını koruyor. İzmir'in de içinde yer aldığı Ege Bölgesi, 3 bin 511 MW kurulu güç ile ülkemizin en yüksek RES yatırımının yapıldığı bölge olarak öne çıkıyor. Bizim için enerjimizin yerli ve yenilenebilir olması tek başına yeterli değil. Biz o enerjiyi üreten ekipmanın da yerli olması gerektiğini vurguluyoruz. Keza ülkemizde yatırım yapmış, istihdam sağlayan, vergi veren, ihracat yapan, katma değer sağlayan her firmamızı; sermaye kaynağına bakmaksızın ‘yerli’ olarak adlandırıyoruz. Rüzgarın yanında; güneş, biyokütle, jeotermal ve dalga gibi temiz enerji kaynaklarında da İzmir, ekipman üretim merkezi olmalı. BEST For Energy Projesi’ne bu anlamıyla büyük önem veriyoruz.”

“İZMİR TEMİZ ENERJİDE UZMANLAŞIYOR”

 İZKA Genel Sekreteri Dr. Mehmet Yavuz ise İzmir Kalkınma Ajansı olarak İzmir için bilgi üretmek, öncü, özgün ve örnek projeler geliştirmek amacıyla çalışmalarını yürüttüklerini belirtti. Bu kapsamda yaptıkları araştırma ve analizler sonucu İzmir’in temiz enerji ve temiz teknolojiler konusunda mukayeseli bir üstünlüğü olduğunu belirten Yavuz, “Bu avantajımızı, İzmir’in sürdürülebilir kalkınmasında bir kaldıraç olarak kullanmak üzere pek çok çalışma yürütmekteyiz. İzmir’in öncülüğünde, Türkiye'de temiz enerji ve temiz teknoloji sektörünün rekabetçi ve yenilikçi ürünlerle katma değer yaratan ve yeni yeşil işlerle daha çok istihdam üreten bir sektöre dönüşmesini sağlamayı hedefliyoruz” diye konuştu

“YEŞİL MUTABAKAT’A KATKI SAĞLAYACAK”

BEST For Energy Projesi’nin belirlenen hedeflere ulaşmakta önemli bir adım olacağını kaydeden Genel Sekreter Yavuz, “BEST For Energy Projesi’ni, kümelenme ve akıllı uzmanlaşma temelli bir bölgesel kalkınma projesi olarak görüyoruz. İzmir ve çevresinin temiz enerji ve temiz teknolojiler sektöründe uzmanlaşmış, bu alanda tüm dünyaya yönelik katma değer üreten bir bölge olmasını amaçlıyoruz. Ajansımızın gelecek dönem faaliyetleri ve finansal destek mekanizmaları da, BEST For Energy Projesi kapsamında geliştirilen strateji ve eylem planlarına göre belirlenecek. BEST For Energy Projesi’nin, Avrupa Yeşil Mutabakatına Türkiye ve İzmir’den katkı sağlayacak en önemli faaliyetlerden birisi olacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı

“4 ÜLKEDEN YATIRIMCILARLA GÖRÜŞÜLÜYOR”

BEST For Energy Projesi’nin sektördeki KOBİ’lerle birlikte büyük ölçekli firmalar ve sektörel politikaları belirleyen karar vericiler için de önemli faydalar sunduğunu belirten İZKA Genel Sekreteri Yavuz, “Yatırım Destek Ofisimiz ile yenilenebilir enerji konusuna çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. İspanya, Çin gibi 4 ülkeden firmaların İzmir’de yatırım yapmaları konusunda görüşmelerimiz var. İzmir’in yenilenebilir enerji potansiyelini de yurt dışında tanıtıyoruz ve son derece yüksek ilgiyle karşılaşıyoruz. Yapacağımız projelerle İzmir’e ciddi anlamda yabancı yatırımcı da çekilecektir” dedi. Temiz Enerji ve Temiz Teknoloji Sektörü Yetenek Envanterinin projenin önemli katkılarından birisi olmasının planlandığını aktaran Yavuz şunları söyledi:

“İHRACAT VE YATIRIMA KATKI SUNACAK”

“Proje ile rüzgar, güneş, jeotermal ve biyokütle alanında ekipman üreten ve hizmet sağlayan tüm firmaların yetenekleri tek bir tabloda görülebilecek. Yetenek envanteri büyük ölçekli uluslararası firmaların ihtiyacı olan tedariklerin hangilerini Türkiye’den karşılayabileceğini gösterecek. Sektörün Türkiye’de yapacağı yatırımlar için de yol gösterici olacak. Karar vericilerin sektörle ilgili ulusal ve bölgesel politikaları oluştururken faydalanacağı önemli kaynaklardan biri haline gelecek. BEST For Energy Projesi kapsamında Yetenek Envanteri’nin yanı sıra Sektörün Değer Zinciri ve Rekabet Analizi, Firmaların İhtiyaç Analizi, Ulusal ve Uluslararası Talep Analizi gibi birçok çalışma yapılacak.”

PROJE İLE İZMİR’İN BAŞARISI TAÇLANACAK

Ateş Wind Power Kurucu Ortağı Mahmut Güldoğan firma olarak hem vakit hem de konsantrasyonlarını yeşil enerjiye yönlendirdiklerini kaydetti. Güldoğan, yenilenebilir enerjiden daha fazla yararlanmak ve maliyetlerin düşürülmesi gibi konulara yoğunlaşılması gerektiğini belirtti. TPI Composites EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı Gökhan Serdar ise pandemi süreciyle iklim değişikliğinin ve dolayısıyla temiz enerjinin konuşulur hale geldiğini kaydetti. Serdar, “Geleceğin sektörleri listelerinin hemen hepsinde temiz enerji en başlarda yer alıyor. Bu noktada ülke olarak, İzmir olarak büyük bir fırsatımız olduğunu düşünüyorum. Hali hazırda mevcut üretim kapasitesi ve sanayisi ile temiz enerjinin, rüzgarın başkenti olan İzmir’in, bu fırsatı iyi değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum. İzmir öncelikle bunu başarabilecek ortama, kaynaklara ama her şeyden öncesi insan kaynağına sahip. Bu çerçevede temiz enerji sektörüne yönelik sanayinin, tedarikçilerin geliştirilmesine yönelik her türlü girişim çok değerli, bu yüzden de BEST For Energy projesini çok yerinde ve anlamlı buluyorum” ifadelerini kullandı.

“GLOBAL PAZARLARA AÇILABİLİRİZ”

BEST For Energy projesinin ve yaratılan sinerjinin kendileri gibi uluslararası şirketleri son derece heyecanlandırdığını aktaran LM Wind Power Fabrika Direktörü Emre Kahya, İzmir’in sahip olduğu potansiyel ile pazarın güçlü isimlerinden biri haline gelebileceğini aktardı. Kahya, “ABD ve Çin artık taleplere yetişemez hale geldi. Biz de İzmir’deki bu sinerjiden faydalanıp Türkiye’yi global pazarlara açabiliriz. Kalifiye iş gücü anlamında da ortaokul ve lisedeki gençlerimizi yetiştirip temiz enerji sektörüne yönlendirirsek ileride sorun yaşamayız” dedi.

“İZMİR, ENERJİ DEPOLAMADA DA ÖNE ÇIKABİLİR”

Kontek İcra Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir ise rüzgar enerjisinde kullanılan kanat, kule gibi ekipmanların İzmir’de yapıldığını fakat güneş enerjisinin gelecekte çok daha önem kazanacağını açıkladı. Özdemir, “Yenilenebilir enerjide batarya teknolojileri önemli bir rol oynamakta. Bu alandaki çalışmalar İzmir ve bölgesine çok daha yeni bir sinerji getirecek ve kentimizde e-mobility’den depolamaya kadar tabana yayılan üretim teknolojilerini uygulayabilmek mümkün hale gelecek. Dışa bağımlı olmamız bizleri çok üzerken yerli üretim kapasitesinin artmasıyla bu sorunun biteceğine inanıyoruz. Bizim gibi uluslararası olmayan fakat enerji konusunda ciddi yatırımlar, araştırmalar yapan firmaların da BEST For Energy gibi projelerle kapasitesinin artmasına destek olacaktır” diye konuştu

FİRMALAR NASIL FAYDALANACAK?

Ücretsiz hizmetlerden faydalanmak isteyen firmaların 10 dakikalarını ayırarak www.bestforenergy.org  web sitesinde bulunan CLEANHIT adı verilen Hızlı İhtiyaç Taraması’nı doldurmaları gerekiyor. CLEANHIT’i dolduran firma, ön kayıt yapmış ve hizmetlerden faydalanma isteğini belirtmiş olacak

Her hizmet için, belirlenen kontenjan dikkate alınarak amaca özel ayrı bir değerlendirme yapılacak ve uygun firmalar belirlenirken projenin önceki hizmetlerinden faydalanmış olması önemli bir seçim kriteri olacak. Verilecek hizmet için seçilen firmalar, CLEANHIT’i doldururken girdikleri e-posta adresi üzerinden gerekli bilgilendirmeler yapılarak yönlendirilecek]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/izmir-temiz-enerjide-uzmanlasiyor.png</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/izmir-temiz-enerjide-uzmanlasiyor.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/izmir-temiz-enerjide-uzmanlasiyor_t.png"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/izmir-temiz-enerjide-uzmanlasiyor.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/izmir-temiz-enerjide-uzmanlasiyor/3631/</link>
			<pubDate>Thu, 15 Apr 2021 20:09:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Madenlerden devlete 1.2 milyar lira</title>
			<description><![CDATA[Madenlerden 2020 yılında 1.2 milyar lira devlet hakkı tahsil edildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Maden Kanunu gereği 81 ildeki işletme izni bulunan tüm maden işletme ruhsatlarından maden cinsi ayırt etmeksizin, sahada üretim yapılmasa dahi her yıl devlet hakkı alınıyor. 2019 yılında tüm maden grupları ve cinslerinde toplam 696 milyon ton üretim yapıldı. Maden yasasına göre devlet hakkının miktarı, yıllık olarak belirlenen ve maden cinsine göre değişen ruhsat bedelinden az olamazken, devlet hakkı tutarını maden grubu, maden cinsi, tenör, kalite, kalori gibi özellikler ile piyasada gerçekleşen satış fiyatları belirliyor.

İşletme izinli maden işletme ruhsatlarına ait devlet hakları bir sonraki yıl tahakkuk ediyor. Ruhsat sahipleri tarafından ödenen devlet haklarının, yüzde 50’si Hazine’ye giderken, geri kalan kısmı ise büyükşehir olmayan illerde il özel idareleri ve ruhsatın bulunduğu bölgedeki altyapı yatırımlarında kullanılmak üzere, ilgili ilçenin köylere hizmet götürme birlikleri hesabına aktarılıyor. 2019 yılındaki 696 milyon tonluk üretim üzerinden 1.2 milyar lira devlet hakkı tahsil edilirken, devlet hakkının 216.5 milyon lirası bu yılın ilk 3 ayında büyükşehir olmayan illerde yerel yönetimlere aktarıldı
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/madenlerden-devlete-1-2-milyar-lira.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/madenlerden-devlete-1-2-milyar-lira.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/madenlerden-devlete-1-2-milyar-lira_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/madenlerden-devlete-1-2-milyar-lira.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/madenlerden-devlete-1-2-milyar-lira/3619/</link>
			<pubDate>Tue, 13 Apr 2021 09:11:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Egeli doğal taş ihracatçılarının sanal ticareti Avustralya’ya olacak</title>
			<description><![CDATA[Maden sektöründe verimliliği yükseltmek, iyi yetişmiş nitelikli mühendis ihtiyacına cevap vermek amacıyla Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin içinde yer aldığı Maden Sektör Kurulu’nun hayata geçirdiği Burs Projesi meyvelerini vermeye başladı 
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’de 2020-21 eğitim döneminde üniversite sınavına giren ve ilk 80 bin arasına giren 146 öğrenci tercihlerini maden mühendisliği, jeoloji mühendisliği ve cevher hazırlama mühendisliğinden yana kullandı

Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya, 146 öğrenciye asgari ücrete varan miktarlarda burs vermeye başladıklarını dile getirdi.

Pandemi nedeniyle iki yıl sonra düzenlenen Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin olağan Mali Genel Kurulu’nda konuşan Başkan Kaya, “Aramıza yeni katılan bu öğrencilerimizin, gençlerimizin sektörlerimiz adına en donanımlı şekilde bölümlerinden mezun olmalarını sağlayıp fabrikalarımızda, kendi açacakları fabrikalarda ya da işletmelerde başlattığımız bu reform hareketini hızlandırmalarını umut ediyoruz. Madencilik sektörü olarak 15 milyar dolar ihracat hedefimize bu tür projelerle ulaşacağız” diye konuştu.

Ege Maden İhracatçıları Birliği, İstanbul Maden İhracatçıları Birliği ve Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği, YÖK ile imzaladıkları protokol çerçevesinde 2020-2021 yılında maden mühendisliği, jeoloji mühendisliği ve cevher hazırlama mühendisliği seçen ve sınavda ilk 80 binde yer alan öğrencilere burs vermeye başlamıştı.

EMİB’in üçüncü sanal ticaret heyeti Avustralya’ya olacak

Ege Maden İhracatçıları Birliği'nin 2018 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda göreve geldiklerinden bu yana 3 yılı başarılı bir şekilde tamamlamış olmanın gurur ve heyecanını yaşadıklarının altını çizen EMİB Başkanı Kaya, sözlerine şöyle devam etti: “Geçen üç yıllık sürede sektörümüze ve ihracata ait genel sorunların çözümü için yönetim kurulu olarak ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde bire bir girişimlerde bulunduk. Sektörümüzün çıkarları doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürdük ve sektörümüzü ilgilendiren bütün konuların yakın takipçisi olduk. Pandemi nedeniyle fiziksel organizasyon yapamadığımız için bu dönemde tüm etkinliklerimizi online platformlar üzerinden gerçekleştirdik. URGE doğaltaş kümelerimizde yer alan firmalarımıza gerçekleştirdiğimiz dijital eğitimlerin yanı sıra, 24-26 Kasım 2020 tarihlerinde Vietnam’a 15-18 2021 Şubat tarihlerinde ise Ortadoğu ülkelerine yönelik sanal sektör doğaltaş tiaceret heyetini organize ettik. Önümüzdeki süreçte URGE Projemizdeki firmalarımıza yönelik Avustralya’ya bir sanal sektörel doğaltaş ticaret heyeti organize etmek için Ticaret Bakanlığı’na başvuracağız.”

AMORF ile yeni bir ekonomi hedefliyoruz

 Doğal Taş Sektöründe işlenmiş ürün üretimini teşvik etmek amacıyla Amorf Doğal Taş Proje Tasarım Yarışmasını sektöre kazandırdıklarını hatırlatan Kaya, “Hammadde ya da yarı mamul yerine, özellikle doğal taş hammaddesine tasarımla, sanatsal ve estetik dokunuşla, yenilikçi teknolojilerle sağlanacak katma değerli üretimler ihracat hacmimizi hak ettiği gibi çok daha yüksek seviyelere çıkaracaktır. O nedenle doğal taş sektörüne tasarımı ve estetiği getirmeyi, katma değerli üretimler gerçekleştirmeyi ve bu üretimler için yeni yatırımlar yapılmasını arzu ediyoruz. Ve elbette madencisi, sanayicisi, akademisi, tasarımcısı, mimarı ve iç mimarı ile üç boyutlu düşünen insanlarla hep birlikte sektörde yeni bir ekonomi yaratmak istiyoruz. 2021 yılında da düzenleyeceğimiz bu yarışmaya ilginin daha fazla olacağını başvuru sayısının artacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

16 STK ortak hareket ediyoruz

Madencilik sektöründe faaliyet gösteren 16 sivil toplum kuruluşunun “Ben değil, biz felsefesini öne çıkardığını, Ankara nezdinde sorunların çözümü için ortak hareket ettiğinin altını çizen EMİB Başkanı Kaya, 16 STK’nın bir araya gelmesinde EMİB Yönetim Kurulu’nun emeğinin büyük olduğunu, sorunları bütüncül çözmeye çalıştıklarını dile getirdi.

Genel Kurulda Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin 2021 yılı bütçesi 12 milyon 200 bin TL kabul edilirken, çalışma programı da benimsendi.

Ege Maden İhracatçıları Birliği 1 milyar dolara koşuyor

Ege Maden İhracatçıları Birliği, 2020 yılını 931 milyon dolar ihracat rakamıyla geride bırakırken, 2021 yılının ilk çeyreğinde ihracatını yüzde 7’lik artışla 216 milyon dolardan, 232 milyon dolara taşıdı. Ege Maden İhracatçıları Birliği 2021 yılı sonunda ihracatta 1 milyar doları geçmeyi hedefliyor]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/egeli-dogal-tas-ihracatcilarinin-sanal-ticareti-avustralya-ya-olacak.png</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/egeli-dogal-tas-ihracatcilarinin-sanal-ticareti-avustralya-ya-olacak.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/egeli-dogal-tas-ihracatcilarinin-sanal-ticareti-avustralya-ya-olacak_t.png"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/egeli-dogal-tas-ihracatcilarinin-sanal-ticareti-avustralya-ya-olacak.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/egeli-dogal-tas-ihracatcilarinin-sanal-ticareti-avustralya-ya-olacak/3598/</link>
			<pubDate>Thu, 08 Apr 2021 20:50:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Doğalgaz göçü durduruyor</title>
			<description><![CDATA[Pandemi döneminde doğalgaz hattının gittiği yerleşim yerlerinde göçün durduğunu fark ettiklerini söyleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Hatta bu bölgeler tersine göç almaya başlıyor” dedi. Dönmez, hedeflerinin nüfusu 10 binin üzerinde...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ENERJİ ve Tabii lar Bakanı Fatih Dönmez, özellikle pandemi döneminde doğalgazın olduğu yerleşim yerlerinde göçün durduğunu farkettiklerini söyledi. Doğalgaz dağıtım sektörüne gaz gitmeyen yerleşim yerlerine ilişkin bir bütçeleme çalışması yapmalarını istediklerini dile getiren Dönmez, “Doğalgazın girdiği yerlerde hakikaten göçü durduruyoruz, hatta tersine de göç almaya başlıyor. Özellikle emekli olup çocukluğu, gençliği ilçesinde geçen vatandaşlarımız doğalgaz olunca sadece yazın değil kışın da orada kalmaya başlıyor. Bunu biz özellikle bu pandemi döneminde çok hissettik” diye konuştu.

ÖZELLİKLE KÜÇÜK İLÇELER

Enerji Bakanı Dönmez bir grup gazeteciyle yaptığı sohbette, son 20 yılda doğalgaz kullanan il sayısının 5’ten 81’e çıkarıldığını belirterek, nüfusun yüzde 80’ine doğalgaz götürüldüğünü söyledi. Nüfusun yüzde 65-66’sının fiilen doğalgaz kullandığını anlatan Dönmez, 591 ilçe ve yerleşim biriminde doğalgaz kullanıldığını, 2021’de de 35 ilçeye daha doğalgaz götürüleceğini bildirdi. Nüfusu 20 binin üstünde olup henüz doğalgaz kullanmayan ilçelere doğalgaz götürmek için çalıştıklarını kaydeden Dönmez, “Bir sonraki aşamada 15 binin üstündeki ilçelere bakacağız, sonra da 10 bin nüfus ve üzerinde olanlara. Hedefimiz, merkez nüfusu 10 binin üzerindeki ilçelere doğalgazı götürmek, doğalgazla tanıştırmak. Boru hatlarının uzun olduğu yerlerde belki taşıma yoluyla gaz ihtiyaçlarını karşılayacağız, 86 ilçemizi de CNG/LNG ile besliyoruz” şeklinde konuştu.

 

70 İLÇE VAR

Doğalgaz dağıtım sektörüne bir çalışma yapmalarını istediklerini ifade eden Dönmez, “Sorumluluk altında olan lisans bölgelerinde bu bahsettiğim nüfus kriterlerine uygun olarak hemen bir projelendirme ve buna bağlı olarak bütçeleme çalışmalarını istedik. Üç hafta içerisinde o çalışmalar bakanlığımıza gelecek. Biz de EPDK ile birlikte bir planlama yapacağız. Yatırımların hem ekonomik, hem sosyal, hem çevresel etkilerini hep birlikte değerlendirmemiz gerekiyor ki rasyonel bir karar alabilelim. Nüfusu 10 bin olup doğalgaza ulaşamayan yerleşim sayımız 70 civarında. Örneğin Konya nüfusunun şu anda yüzde 80’i doğalgaza erişmiş durumda, ilçe sayısı itibarıyla yarısı. Geriye kalan 15-16 ilçe dağınık ve nüfusları çok daha az olan, biraz daha merkezden uzak yerleşim birimleri. Ama doğal olarak vatandaşımız da her gittiğimiz yerde, ‘komşu ilçemizde var, il merkezimizde var, biz de doğalgaz kullanmak istiyoruz’ diyor” diye konuştu.

TATİL BÖLGELERİ PLANDA

Pandemi döneminde vatandaşın yazın kalmaya gittiği yerlerde doğalgaz varsa kışın da kaldığını gördüklerini söyleyen Dönmez, tatil beldelerine doğalgaz götürülüp götürülmeyeceği konusunda, “Tatil beldelerinin özellikle Akdeniz, Ege’de kış çok sert geçmiyor. Şimdi İç Anadolu’da kış hakikaten çok sert geçer ve tüketim daha yüksek ve onların bütçelerine daha fazla yük getiriyor. Bugüne kadarki yapılan yerlerin kendi içerisinde bir tutarlılığı var. Ama oralardan da talepler gelmiyor değil. 5 yıllık bir yatırım dönemi planlıyoruz, buralara da doğalgazı götürmeyi planlıyoruz” diye konuştu.

YENİ GEMİ İÇİN SEÇENEKLERİ DEĞERLENDİRİYORUZ

Şu anda Fatih, Yavuz ve Kanuni olmak üzere üç tane sondaj, Barbaros Hayrettin Paşa ve MTA Oruç Reis’le de iki tane sismik araştırma gemisi olduğunu dile getiren Dönmez, “Dördüncü gemiyle ilgili olarak şimdi bizim Karadeniz’deki iş planımıza bağlı olarak bir çalışma başlattık. Çeşitli gemiler var şu anda satışa, devre hazır… 3’üncü şahıslardan bağımsız ekspertiz raporlarının alınması, hem bizim kendi personelimizin teknik değerlendirmeleri, sonrasında da tabii fiyata ilişkin bir değerleme yapılması gerekiyor. Dördüncü gemiyle ilgili planımız var, aynı anda birkaç seçeneği değerlen-diriyoruz. Şartları en uygun hem teknik, hem de ekonomik olarak tercih edip bir tanesinde karar vereceğiz” şeklinde konuştu.

MİNİ YEKA GES YARIŞMASI NİSANDA

Dönmez, YEKA GES-3’le (güneş enerjisine dayalı yenilenebilir enerji kaynak alanları) ilgili olarak başvuruları mart ayında aldıklarını belirterek, “700’ün üzerinde başvuru geldi, her bir başvuru önce teknik olarak inceleniyor fiyat zarfları açılmadan. Nisan ayı içerisinde etap-etap, il-il bu yarışmaları yapmak ve yarışmaları tamamlamak istiyoruz” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/dogalgaz-gocu-durduruyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/dogalgaz-gocu-durduruyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/dogalgaz-gocu-durduruyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/dogalgaz-gocu-durduruyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/dogalgaz-gocu-durduruyor/3588/</link>
			<pubDate>Mon, 05 Apr 2021 12:05:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir'in enerji alanındaki kabiliyetleri ve yapılması gerekenler</title>
			<description><![CDATA[BEST For Energy projesi kapsamında planlanan altı tematik odak grup toplantısından ilki, Rüzgar, Güneş, Biyokütle ve Jeotermal odak gruplarıyla online olarak gerçekleştirildi
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Toplantının genel oturumu, İzmir Kalkınma Ajansı Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Murat Çelik tarafından yapılan açılış konuşması ile başladı. Sayın Çelik konuşmasında kümelenme ve akıllı uzmanlaşma bakış açılarıyla yürütülen projenin sonucunda İzmir ve çevresinin temiz enerji ve temiz teknolojiler konusunda uzmanlaşmış bir bölgeye dönüşümünün amaçlandığını belirtti. BEST For Energy Projesi’nin; yeşil ve mavi büyüme yaklaşımları temelinde öncü, özgün ve örnek projeler geliştirmek amacıyla faaliyet gösteren İzmir Kalkınma Ajansı için önemli projelerden birisi olduğunu söyledi

Toplantıda BEST For Energy Projesi Takım Lideri Ekin Taşkın tarafından; projenin amaçları, hedefleri ve faaliyetlerini özetleyen bir sunum yapıldı

Daha sonra katılımcılar uzmanlık ve ilgi alanlarına göre rüzgar, güneş, biyokütle ve jeotermal başlıklı dört gruba ayrıldı. Sektörü etkileyecek gelecek trendleri, rakip bölge ve ülkeler, rakiplere göre güçlü ve zayıf yanlar, sektörün önündeki fırsatlar ve tehditler değerlendirildi

İzmir coğrafi konumu, ekolojik yapısı, beşeri sermayesi ve gelişmişliğiyle temiz enerji sektöründe öne çıkan illerden birisidir. İzmir, önemli jeotermal kaynaklara, biyokütle sektörünün hammadde ihtiyacını sürdürülebilir bir şekilde sağlayacak tarımsal ve hayvansal çıktılara, yüksek güneş ve rüzgâr enerjisi potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte bu sektörler ayrı ayrı değerlendirildiğinde İzmir’de rüzgâr enerjisi sektörünün öne çıktığı görülmektedir. Rüzgâr özelinde yakalanan başarının daha da artırılması ve diğer alt sektörlere de yayılması konusunda Odak Grup Toplantısı’nın tüm katılımcıları tarafından fikir birliğine varılmıştır

Belirlenen bir konu hakkında katılımcıların bakış açılarına, deneyimlerine, düşüncelerine, algılarına ve tutumlarına dair derinlemesine, detaylı ve çok boyutlu nitel bilgilerin edinildiği Odak Grup Toplantılarının BEST For Energy Projesi kapsamında 12 kez düzenlenmesi hedefleniyor

Tematik başlıklara göre belirlenen sektör temsilcileri ve uzmanların katılacağı Odak Grup Toplantıları, temiz enerji ve temiz teknoloji sektörünün mevcut durum analizine ve sektör stratejisinin hazırlanmasına yönelik çalışmalara önemli girdi sağlayacak

Bunlardan ilk 6 tanesi temiz enerji sektörünün mevcut durum analizi çalışmaları kapsamında yapılacak. “İzmir’in Temiz Enerji Potansiyeli ve Gelecek Trendleri” teması ile gerçekleştirilen bu toplantıyı; İzmir temiz enerji ekosistemi, sektörün insan kaynağı ihtiyacı, sektörün gelişimine yönelik potansiyel projeler, sektörün ihtiyaç duyduğu hizmetler ve sektörel dönüşüm temalarında düzenlenecek 5 adet toplantı takip edecek
COVID – 19 sürecine hızlı adaptasyon sağlandı

BEST For Energy Projesi; firma görüşmeleri, iş görüşmeleri, toplantılar, çalıştaylar, eğitimler ve konferans gibi katılımcıların bir araya gelmesiyle gerçekleşen birçok faaliyet içermektedir. COVID – 19 sürecinde, Hem İzmir hem de Türkiye’de temiz enerji sektörünün rekabet gücünün artmasına katkı sağlayacak olan BEST For Energy Projesi, gerekli dijital altyapıyı kurarak hızlı bir adaptasyon sağladı. Proje açılış etkinliği, toplantılar, firma ve paydaş görüşmeleri ve son olarak da Odak Grup Toplantısı çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Odak Grup Toplantısı’nda birkaç uygulamanın bir arada kullanılması ile tüm katılımcıların yüz yüze etkinliklerdeki gibi azami iletişim ve bilgi paylaşımı sağlayacağı ortam, çevrimiçi platformda sağlanmış oldu

BEST For Energy Projesi Hakkında

BEST For Energy Projesi, İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından, Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (ENSİA) ortaklığıyla uygulanmaktadır. Proje, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti mali iş birliği çerçevesinde finanse edilen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında gerçekleştirilmektedir. Rekabetçi Sektörler Programı, Türkiye'deki KOBİ’lerin ve girişimcilerin rekabet gücünün artırılarak sosyal ve ekonomik kalkınma sağlanmasını amaçlamaktadır. BEST For Energy Projesi ile temiz enerji ve temiz teknoloji sektöründe rekabetçi bir küme geliştirilerek programın amacına katkı sağlanması hedeflenmektedir

BEST For Energy Projesi'nin çıktılarının, Türkiye’deki ulusal ve bölgesel seviyede pek çok kurumun planlarına ışık tutarken; İzmir Kalkınma Ajansı’nın, mali destek programları başta olmak üzere gelecek dönemdeki faaliyetlerini şekillendirmesi beklenmektedir. BEST For Energy Projesi, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı çalışmalarına Türkiye’den katkı sağlayacak önemli faaliyetlerden birisi olacaktır

BEST For Energy Projesi, temiz enerji ve temiz teknoloji değer zincirinde yer alan ve bu alana yönelmek isteyen firmaların küme stratejisi doğrultusunda kapasitelerinin geliştirilerek, yatırım ve ihracatlarının artırılması, bölgesel rekabet gücünün geliştirilmesi ve paydaşlar arasında iş birliğinin güçlendirilmesine odaklanmaktadır. Proje kapsamında Enerji Sanayicileri ve İş Adamları Derneği’nin (ENSİA) küme organizasyonu olarak kurumsal kapasitesinin üst seviyeye taşınması sağlanacaktır. 2020 yılının üçüncü çeyreğinde başlayan ve 3 yıl süreyle yürütülecek proje, 2,89 milyon Avro bütçeye sahiptir]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/izmir-in-enerji-alanindaki-kabiliyetleri-ve-yapilmasi-gerekenler.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/izmir-in-enerji-alanindaki-kabiliyetleri-ve-yapilmasi-gerekenler.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/izmir-in-enerji-alanindaki-kabiliyetleri-ve-yapilmasi-gerekenler_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/04/izmir-in-enerji-alanindaki-kabiliyetleri-ve-yapilmasi-gerekenler.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/izmir-in-enerji-alanindaki-kabiliyetleri-ve-yapilmasi-gerekenler/3570/</link>
			<pubDate>Thu, 01 Apr 2021 19:57:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Otomatik sulama ile yüzde 93 tasarruf </title>
			<description><![CDATA[Efes Selçuk Belediyesi su tasarrufuna ilişkin önemli veriler paylaştı. Yeşil alanlarda kullanılan otomatik sulama sistemi ve Deppo Efes’te kullanılan sifonik yağmur suyu toplama sistemi ile sudaki ayak izini azaltan Efes Selçuk Belediyesi, küresel iklim krizine bağlı olarak her geçen gün daha fazla önem kazanan su tasarrufu adına önemli adımlar atıyor
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kent merkezinde bulunan yaklaşık 255.000 m2 yeşil alanın yüzde 87’sinde otomatik sulama sistemi kullanılıyor. Otomatik sulama sistemi ile 100 m2’lik bir alan baz alındığında 1 kişi ile yaklaşık 2.5 ton su kullanarak 1 saatte yapılan sulama işlemi işçiliğe gerek kalmaksızın sadece 4 dakikada 160 litre su ile yapılabiliyor. Böylece 100 m2’lik bir alanda 2.34 ton su tasarrufu yapılmaktadır. Otomatik sulama sistemi ile Efes Selçuk Belediyesi yüzde 93. 6 oranında su tasarrufu sağlıyor. Yapılan su tasarrufu kentin tüm yeşil alanlarının sulamasında 5191 ton su tasarrufu sağlanıyor. Ayrıca otomatik sulama sistemi ile iş gücünün, zamanın, akaryakıtın daha verimli kullanılması ve zirai ilacın daha az kullanılması sağlanıyor

Deppo Efes’te ise tesisin çatısına konuşlandırılan sifonik yağmur suyu toplama sistemi ile yağmur suları yer altında bulunan depolarda biriktiriliyor. Arıtma sisteminden geçirilen temiz su,  tesisin soğutma sisteminde ve kullanım suyu olarak kullanılırken;  arıtılmayan su,  bahçe sulaması yaparken kullanılıyor. Yoğun su tüketimi olan Deppo Efes, kurulan sifonik yağmur suyu toplama sistemi ile su ihtiyacını yağmur suyundan karşılıyor
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/otomatik-sulama-ile-yuzde-93-tasarruf.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/otomatik-sulama-ile-yuzde-93-tasarruf.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/otomatik-sulama-ile-yuzde-93-tasarruf_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/otomatik-sulama-ile-yuzde-93-tasarruf.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/otomatik-sulama-ile-yuzde-93-tasarruf/3565/</link>
			<pubDate>Tue, 30 Mar 2021 20:05:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Rüzgar'a ve güneş'e yatırımlar artıyor</title>
			<description><![CDATA[Sanayicilerin güneş enerjisine ilgisinin giderek arttığını söyleyen Güneş Enerjisi Yatırımcıları Derneği Başkanı Cem Özkök, “Üretimde kullanılan elektrik güneş ya da rüzgâr enerjisinden sağlanıyorsa AB’ye ticarette ek vergi ödenmeyecek]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye son yıllarda güneş ve rüzgâr başta olmak üzere yenilenebilir enerji alanındaki adımlarını hızlandırıyor. Özellikle güneş tarafında son bir yılda üretim yüzde 50 arttı. Kurulu güç ise 6 bin 869 megavata ulaştı. Böylece elektrikte toplam kurulu gücün yüzde 7.1’i güneş oldu.

REKABETE DİREKT ETKİ

Sanayicinin güneşe ilgisinin ciddi derecede arttığını söyleyen Güneş Enerjisi Yatırımcıları Derneği (GÜYAD) Başkanı Cem Özkök, “Avrupa, yeşil üretim konusunda uzun süredir gündeminde olan konular ile ilgili net bir yol haritası ortaya koydu. Artık sanayicinin üretim süreçlerinde ortaya çıkardığı karbon ne kadar azsa rekabet gücü de o kadar yüksek olacak. Üretimde kullandığı elektrik güneş ya da rüzgâr enerjisinden sağlanıyorsa ek vergi ödemeyecek. Bu da sanayicimiz için kritik. Hepsi avantaj sağlamak için şimdiden harekete geçmeye başladı. Yapılan yatırımlar 5 yılda kendini amorti ediyor” dedi.

POTANSİYEL ARTIYOR

Burada en önemli konunun çatı pazarı olduğuna değinen Cem Özkök, “Çatısı uygun olan sanayiciler yatırım için ilk adımlarını atıyor. Kahramanmaraş, Gaziantep gibi bölgelerdeki tekstil üreticileri bu konuda en hızlı aksiyon alanlar oldu. Bu konuda yeşil sertifikaya sahip üretim gücünü hızla kazanıp pazar avantajı yakalamak bütün sektörler için önemli olacak. Bu da güneş ve rüzgâr pazarı için büyük bir potansiyel oluşturuyor. Yenilenebilir kaynaklara ağırlık verilmesi mevcut dışa bağımlılığın ve dolayısıyla cari açığın azaltılması için oldukça önemli” diye konuştu.

‘TURİZME ENERJİ VERELİM’

Güneş yatırımcıları olarak en önemli taleplerinin turizm sektörünün kullandığı elektriğin güneş enerjisinden karşılanması olduğunun altını çizen Cem Özkök, “Türkiye’deki otellerin çatısı güneş santralı için uygun değil. Tarıma elverişsiz alanlara santral kurup turizm sektörü için üretim yapmak istiyoruz” diye konuştu. Sektörün ihracat gücünün de arttığına değinen Özkök, “Güneş üreticisi yeni teknolojilere hızlı uyum sağlıyor. Rekabet gücünü de arttırıyor. Özellikle Balkanlara ihracat giderek kuvvetleniyor” dedi.

 

100 KAT BÜYÜME

Güneş pazarının dünyada 15 yılda çok büyük bir ilerleme kaydettiğini dile getiren Cem Özkök, “Kurulu güç 5-6 GW seviyesinden 600 GW seviyesine geldi. 100 katın üzerinde bir büyüme. Hem Türkiye de hem dünyada ciddi bir ilerleme göreceğiz” diye konuştu.

‘POTANSİYELİ KULLANMIYORUZ’

“Türkiye güneş enerjisi potansiyeli açısından önde gelen ülkelerden ama maalesef bu potansiyelden henüz yeterince faydalanamıyoruz” diyen Cem Özkök, “Türkiye’nin güneş potansiyeli Almanya’nın 2 katı ancak Almanya kurulu güçte Türkiye’den yaklaşık 8 kat önde. Son mini YEKA ihalesine yatırımcıdan rekor talep geldi. Özellikle KOBİ’lerden. Yatırımcının ilgisi ortada. Bu kapasiteyi arttırmak şart” ifadelerini kullandı.

70 FABRİKADA RÜZGÂR İÇİN ÜRETİM YAPIYOR

Türkiye’de rüzgâr enerjisinde 10 yılda 7 katlık bir büyüme yaşandığını söyleyen Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Güray Erol, “2010’da kurulu güç 1375 megavat iken 2020’de bu 9 bin305 megavata ulaştı. Geldiğimiz noktada rüzgâr enerjisinde sanayi tarafında 70 fabrika ekipman üretimi yapıyor. Sektörde doğrudan 15 bin beyaz ve mavi yakalı çalışıyor. Dolaylı olarak 25 bin kişilik istihdam var” dedi.

İHRACATA ÇALIŞIYORLAR

Türkiye’nin 2020 yılında 1224 megavatlık kurulu gücü devreye aldığını ifade eden Erol, “Türkiye yıllık kurulumda böylece dünyada 8’inci sıraya yükseldi. Bu konuda en hızlı dönemimiz yaklaşık 1400 megavatla 2014-2015 dönemiydi. Rüzgârda yıllık büyümenin yüzde 75’i sacece Çin ve ABD’den geliyor” diye konuştu. “Türkiye’de üretim yapan şirketlerin yarısı yabancı ortaklı şirketler ve küresel pazara üretim gerçekleştiriyorlar” diyen Erol “Bütün fabrikalar ihracat için çalışıyorlar. Ancak yerli üretim de giderek güçleniyor. Son iki yıldır herhangi bir markanın herhangi bir modeli yüzde 50 yerlilikle üretilebiliyor. Sanayicilerimiz de yüzde 50 dış pazara çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

DÜZENLİ KAPASİTE ARTIŞI

Rüzgâr enerjisinde daha öngörülebilir bir pazar oluşturmanın temel şart olduğunu söyleyen Güray Erol, “Türkiye’nin düzenli ve sürdürülebilir kapasite arzını sağlaması şart” dedi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/ruzgar-a-ve-gunes-e-yatirimlar-artiyor_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/ruzgar-a-ve-gunes-e-yatirimlar-artiyor_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/ruzgar-a-ve-gunes-e-yatirimlar-artiyor_t_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/ruzgar-a-ve-gunes-e-yatirimlar-artiyor_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/ruzgar-a-ve-gunes-e-yatirimlar-artiyor/3561/</link>
			<pubDate>Tue, 30 Mar 2021 09:49:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Küresel rüzgar kapasitesi 5 yılda 469 gigavat artacak</title>
			<description><![CDATA[Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi raporundan 2025'e kadar her yıl ortalama 94 gigavat rüzgar kapasitesinin işletmeye alınacağı tahmin ediliyor dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Küresel rüzgar enerjisi kurulu gücüne 2025'e kadar yaklaşık 469 gigavat kapasite ilave edilmesi bekleniyor.

muhabirinin, Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) tarafından hazırlanan "Küresel Rüzgar Raporu 2021" raporundan derlediği bilgilere göre, dünya genelinde 2025'e kadar her yıl ortalama 94 gigavat rüzgar kapasitesinin işletmeye alınacağı tahmin ediliyor.

Geçen yılın ilk altı ayında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) etkisiyle kısıtlı çalışma düzenine geçilirken, tüm sektörlerde üretim zincirindeki aksama yüzünden bir çok enerji projesi ertelendi veya durduruldu.

Geçen yılın ikinci yarısından itibaren ise küresel anlamda ekonomilerin toparlanmasıyla ivme kazanan tüm sektörlerle birlikte rüzgar enerjisi sektörü de salgının etkilerini en aza indirmeyi başardı.

Rapora göre, geçen yıl toplamda 93 gigavat rüzgar enerjisi devreye alındı ve küresel rüzgar enerjisinde kurulu güç 743 gigavata ulaştı.

Böylelikle, Kovid-19 salgınına rağmen küresel rüzgar enerjisi kurulu kapasitesi yıllık bazda yüzde 53 büyüyerek geçen yılı rekor seviyede tamamladı.

KAPASİTE ARTIŞINDA İKLİM POLİTİKALARI ETKİLİ OLDU

Küresel rüzgar enerjisi kurulu gücüne gelecek 5 yıl içinde 469 gigavat ilave kapasitenin eklenmesi bekleniyor.

Rapora göre, salgına rağmen, geçen yıl teknolojik gelişmelerin katkısıyla rüzgar enerjisi sektörü büyürken, ekipman üretimine yeni oyuncuların da dahil olmasıyla rüzgar enerjisi sektöründe rekabet arttı, kurulum maliyetleri ise azaldı.

Küresel rüzgar enerjisi kurulu gücünün artışında hükümetlerin iklim politikalarını sistematik bir şekilde uygulaması etkili olurken, fosil kaynaklardan yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş konusunda sert adımların atılması ve uygulamaların sürdürülmesi etkili oldu
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kuresel-ruzgar-kapasitesi-5-yilda-469-gigavat-artacak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kuresel-ruzgar-kapasitesi-5-yilda-469-gigavat-artacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kuresel-ruzgar-kapasitesi-5-yilda-469-gigavat-artacak_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kuresel-ruzgar-kapasitesi-5-yilda-469-gigavat-artacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/kuresel-ruzgar-kapasitesi-5-yilda-469-gigavat-artacak/3551/</link>
			<pubDate>Sun, 28 Mar 2021 20:18:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Konak’ta çevreci projelere öncelik verilecek</title>
			<description><![CDATA[Konak Belediyesi ve TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, daha yaşanabilir ve sürdürülebilir Konak için örnek bir işbirliği protokolüne imza attı
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Konak Belediyesi ve Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, sürdürülebilir bir çevre ve süründürülebilir kentler amaçlayan projeler üretmek ve bu çalışmaları Konak’ta kent yaşamına dahil edebilmek için işbirliğine gitti. Konak’ı daha yaşanabilir bir kent haline getirecek protokolü, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur ve TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Emine Helil İnay Kınay birlikte imzaladı. Çevrenin ve çevre değerlerinin öneminin, İzmir’de peş peşe yaşanan afetler ile çok daha iyi anlaşıldığının altını çizen Başkan Batur, “Çevre ve çevre değerlerinin ne kadar önemli olduğunu bu pandemi döneminde yaşıyoruz. Sel, hortum, tsunami gibi afetleri peş peşe yaşamaya başladık. Çevresel değerler bizim için önemli. Konak’ımızın daha sağlıklı, daha yaşanabilir bir kent olması ve bunun sürdürülebilir olması tüm iş birliklerine hazırız” dedi

ÇMO deneyimlerini Konak’a aktaracak

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Emine Helil İnay Kınay da İzmir’in kalbi Konak’ta çevre ve sürdürülebilir bir kent için işbirliği yapmaktan mutlu olduklarını belirterek, “Belediyecilik hizmetlerinde de kentte yaşayanların sağlıklı yaşaması, altyapı ile ilgili süreçlerde bu etkenlere dikkat edilmesi gerekiyor. Konak, iş yaşamıyla, sosyal yaşamıyla, her şeyiyle İzmir’in kalbi. Biz Konak’ta, hem akademik, hem de piyasada çalışan üye desteğimiz ile deneyimlerimizi pratiğe aktaracak yöntemleri sizlerle yürütebileceğimize inanıyoruz. Konak’taki hayata yönelik pratiğe geçirme noktasında da önerilerimiz olacak. Aynı zamanda personelin yetkinliğini artıracak ve sürdürülebilir bir yapı sağlanacak. Böylece sürdürülebilir yaşam dediğimiz süreci önce kurum içinde sağlamış olacağız. Enerji, iklim konusundaki çalışmalara uyum sağlayabilmek için kurumsal kapasiteyi artıracağız” diye konuştu
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/konak-ta-cevreci-projelere-oncelik-verilecek.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/konak-ta-cevreci-projelere-oncelik-verilecek.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/konak-ta-cevreci-projelere-oncelik-verilecek_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/konak-ta-cevreci-projelere-oncelik-verilecek.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/konak-ta-cevreci-projelere-oncelik-verilecek/3549/</link>
			<pubDate>Sun, 28 Mar 2021 20:17:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Rüzgar enerjisine 1,6 milyar Euro yatırım yapılması bekleniyor</title>
			<description><![CDATA[Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Güray Erol, yaptığı açıklamada, yatırımın geri dönüşü ve üretim fizibilitesi dikkate alındığında mini YEKA RES'te proje kapasitelerinin 20, 30 ve 50 megavat şeklinde belirlenebileceğini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bu tarz ihalelere farklı yatırımcıların katılabileceğini ve santrallerin daha hızlı hayata geçirilmesinin mümkün olabileceğini ifade eden Erol, "Böylece projeler daha kolay finanse edilebilecek. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 2018'de bu 2 bin megavatın proje başvuru kabulünü yapacaktı. Daha sonra Ekim 2020'ye ertelediler. Ekim ayı yaklaşırken de bunu süresiz askıya aldılar. Şimdi anlıyoruz ki Enerji ve Tabii lar Bakanlığı, bu 2 bin megavatı Türkiye Elektrik İletim AŞ'nin uygun gördüğü, EPDK'nin kapasite olarak açacağı YEKA olarak kullanma kararı verdi." diye konuştu.

Erol, bu projelerin nereye yapılacağı konusunda farklı fikirler olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Türkiye'de rüzgarın güçlü olduğu üç koridor var. Bu koridorlardan biri, Tekirdağ ve Marmara Denizi'nin güney kısmında, diğeri Balıkesir, İzmir ve Bodrum'dan gelen koridor. Üçüncü koridor da Karaman, Mersin Toroslar ve Hatay sırtları bandı. Bu üç bölge en fazla yatırım yapılan bölge ve kapasite açısından oldukça yoğun. Biz mini YEKA RES'te, kurulumun daha az yapıldığı bölgelerin değerlendirileceğini düşünüyoruz. Önümüzdeki günlerde duyurulması beklenen 2 bin megavat kapasiteli mini YEKA RES projelerinin yatırım tutarının 1,6 milyar Euro seviyesinde olacağını öngörüyoruz."

ELEKTRİK DEPOLAMA MERKEZİ 

Erol, kapasite ölçekleri küçüldükçe diğer YEKA projelerinde olduğu gibi bir Ar-Ge merkezi ya da fabrika kurulumu zorunluluğunun da ortadan kalkacağını düşündüklerini söyledi.

Projeler için gerekli ekipmanın yerli firmalardan rahatlıkla sağlanabileceğine işaret eden Erol, "Türkiye'de yüzde 50 yerlilikle rüzgar ekipmanı satın alınabiliyor. Ayrıca mini YEKA RES projelerinin bir kısmında elektrik depolanması şartı aranırsa, uzun yıllar sektörün beklediği bir gelişme gerçekleşmiş olacak. Bu, hem doğal kaynağın kendisinden gelen sistemdeki dengesizlikleri önlemede altyapıya yardımcı olacak hem de daha güvenilir ve sağlam bir elektrik altyapısına kavuşacağız." değerlendirmesinde bulundu
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/ruzgar-enerjisine-1-6-milyar-euro-yatirim-yapilmasi-bekleniyor_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/ruzgar-enerjisine-1-6-milyar-euro-yatirim-yapilmasi-bekleniyor_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/ruzgar-enerjisine-1-6-milyar-euro-yatirim-yapilmasi-bekleniyor_t_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/ruzgar-enerjisine-1-6-milyar-euro-yatirim-yapilmasi-bekleniyor_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/ruzgar-enerjisine-1-6-milyar-euro-yatirim-yapilmasi-bekleniyor/3543/</link>
			<pubDate>Sat, 27 Mar 2021 19:06:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir’de yenilebilir enerji yatırımları artacak</title>
			<description><![CDATA[Aero rüzgâr endüstrisi genel müdürü Alper Kalaycı, Ensia’nın yeni yönetim kurulu başkanı seçildi. Kalaycı, hedefimiz, ülkemizi yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanında ekipman, teknoloji ve proje üreten uluslararası bir merkeze dönüştürmek’ dedi
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kurulduğu 2016 yılından bugüne ENSİA’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı sürdüren Hüseyin Vatansever, görevini Başkan Yardımcısı Alper Kalaycı’ya devretti. Türkiye’nin ilk rüzgâr enerji türbini kanadı  fabrikasını 2001 yılında Ege Serbest Bölgesi’nde kuran Aero Rüzgâr Endüstrisi A.Ş’nin Genel Müdürü olan Alper Kalaycı, sektörde 25 yıla yaklaşan deneyime sahip

ENSİA Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Derneğimiz bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da her paydaşına eşit uzaklıkta ve yakınlıkta, kamu otoritelerine saygılı, yapıcı öneri ve fikirlerini muhataplarına iletmekten çekinmeyen, ülkemizde yatırım yapan her firmayı ‘yerli’ olarak gören, yerli enerjinin yerli ekipmanla desteklenmesi gerektiğini düşünen, sektörümüze yeni ana ve yan sanayi yatırımlarının çekilmesi noktasında inisiyatif alan duruşunu sürdürecektir. Sektörümüzde yeni teknolojilerin çok hızlı geliştiğine ve uygulama alanı bulduğuna tanık oluyoruz. Denizüstü (offshore) rüzgâr santralleri, hibrid santraller, yeşil hidrojen v.b gibi konuların yakın gelecekte ülkemizin gündeminde daha fazla yer alacağını biliyoruz. Bu konulardardaki düşüncelerimizi de kamuoyumuz ve kamu otoritelerinin gündemine taşımak istiyoruz. ENSİA ailesine katılan tüm kurumsal üyelerimizin Ur-Ge ve Best For Energy gibi ulusal ve uluslararası projelerde daha aktif katılımlarını çok önemsiyoruz.”

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-de-yenilebilir-enerji-yatirimlari-artacak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-de-yenilebilir-enerji-yatirimlari-artacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-de-yenilebilir-enerji-yatirimlari-artacak_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-de-yenilebilir-enerji-yatirimlari-artacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/izmir-de-yenilebilir-enerji-yatirimlari-artacak/3541/</link>
			<pubDate>Sat, 27 Mar 2021 19:00:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Smyrna antik kentinde taş ocağı</title>
			<description><![CDATA[İzmir'in Karabağlar ilçesine bağlı Tırazlı Köyü'nde Helenistik ve Roma dönemlerinde kullanıldığı düşünülen bir taş ocağı bulundu. İzmir’de ortaya çıkan Tırazlı-Kesikkaya Antik Taş Ocağı'dan, Smyrna Antik Kenti'ne breş blok ve sütunlar taşınıyordu
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Smyrna Antik Kenti Kazı Başkanı Doç. Dr. Akın Ersoy, bu ocaktan çıkarılan kabaca işlenmiş taş blokların, mevcut dere yatakları da kullanılarak kızaklarla denize indirildiğini ve deniz yoluyla mavnalarla Smyrna/İzmir Limanı'na nakledildiğini söyledi

Aynı zamanda İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Türk-İslam Arkeolojisi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışan Doç. Dr. Ersoy, taş malzemeyi ocaktan çıkarmanın ve inşaat alanına nakletmenin oldukça emek isteyen ve maliyetli bir iş olduğunu dile getirerek “Antik Çağ’da günümüzdeki Kemeraltı ile örtüşen antik limana ulaştırılan taş bloklar olasılıkla uygun bir alanda, günümüz konteyner depolama alanları gibi bir alanda depolanır ve sonrasında kağnılarla inşaat alanına taşınırdı. Örneğin Smyrna Agorası’na ulaştırılır ve ince işçilikleri yapıldıktan sonra yapının mimari projesinde belirlenen yerde kullanılır veya yerleştirilirdi” dedi

Smyrna’nın taş ihtiyacını karşılamış

Doç. Dr. Ersoy Antik Çağ’da kentlerin yer seçiminde önemli bazı kriterler göz önüne alındığını hatırlatarak şöyle konuştu: “Örneğin kentin inşasında gerekli olan kil, kum ve kereste ihtiyacının nerelerden ve nasıl karşılanacağına ilişkin analizler yapılır, aynı zamanda kentin surlarının, tiyatro, tapınak, agora gibi anıtsal yapıların inşasında gerekli olacak mermer ve benzeri taş ocaklarının yerleri de belirlenirdi. Dönemin şehir plancıları, mimarları ve taş ustaları kentin ihtiyaçlarını ve tedarik noktalarını tek tek tespit ederlerdi.” Antik Çağ’ın anıtsal yapılarında taş ocaklarının önemli olduğunu ifade eden Doç. Dr. Ersoy, “Tırazlı-Kesikkaya Taş Ocağı’nın da Helenistik Dönem'in başında, Smyrna Kenti'nin Kadifekale-Kemeraltı ekseninde kuruluşundan itibaren kullanılmış olan bir taş ocağı olduğu anlaşılıyor. Ele geçen seramik buluntular ve yerinde kesilmiş halde korunmuş olan blok ve sütunlar özellikle Roma Dönemi’nde giderek büyüyen ve zenginleşen Smyrna'nın, bu durumuna paralel olarak sayıları artan görkemli anıtsal yapılarının ihtiyacını karşılamak üzere bu taş ocağının daha da aktif olarak kullanıldığı anlaşılıyor” dedi

Doç. Dr. Ersoy tek bir ocağın, büyük bir kentin yapılarının taş ihtiyacını karşılayamayacağını, bunun dışında başka ocakların da varlığını bildiklerinin altını çizerek “Ancak Smyrna Agorası'nda tespit edilen breşik rekristalize kireçtaşı birçok sütunun bu ocaktan geldiği anlaşılıyor” diye konuştu.

Smyrna'nın tarihsel coğrafyasına sahip çıkılmalı

Günümüzde olduğu gibi antikçağda da kent merkezinin çevresinde çeşitli donatıların yer aldığını belirten Doç. Dr. Ersoy sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu anlamda Smyrna'nın kırsalında değirmenler, çiftlikler, köyler, taş ocakları, su kaynakları ve kaleler bulunmaktadır. Kentlerin bu donatılara sahip kırsal alanları o kentin tarihsel coğrafyası olarak tanımlanır.  Bu tür alanlar veya donatılar, antik kentin tarihsel mirasını ve birikimini oluşturur. Ne yazık ki günümüzde tehdit altındalar ve kentlerin tarihsel hafızasının bir parçası olan bu alanların korunması gerekir. Başlangıç olarak bu noktaların sit alanı olarak tescili yapılmalıdır. Sonrasında çevre sakinleri ve ilgili icracı makamların bu tür alanlara sahip çıkması gerekir" dedi]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/smyrna-antik-kentinde-tas-ocagi.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/smyrna-antik-kentinde-tas-ocagi.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/smyrna-antik-kentinde-tas-ocagi_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/smyrna-antik-kentinde-tas-ocagi.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/smyrna-antik-kentinde-tas-ocagi/3539/</link>
			<pubDate>Sat, 27 Mar 2021 18:33:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elektrik zamları enflasyon oranının altında kaldı</title>
			<description><![CDATA[2020 yılı serbest tüketiciler açısından önemli gelişmelere sahne oldu. Elektrik tedarikçisi değiştirerek yüzde 32’ye kadar daha ucuz fiyattan elektrik kullanan tüketicilerin sayısı pandemi koşullarına rağmen yüzde 315 gibi rekor bir artışla, 322 binden 1 milyon 16 bine yükseldi
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2020 yılı salgına rağmen elektrik piyasası için oldukça hareketli bir yıl oldu. 2019'un Aralık ayında elektrik enerjisini serbest elektrik tedarikçilerinden tedarik eden toplam tüketici sayısı 322 bin 558 iken, 2020 yılının Aralık ayında bu sayı yüzde 315 artışla 1 milyon 15 bin 837'ye yükseldi. Elektrik tarifeleri karşılaştırma ve tedarikçi değiştirme sitesi encazip.com tarafından derlenen bilgilere göre, 2020 yılı serbest elektrik tüketici sayısında rekor artışa sahne olurken, elektrik tedarik maliyetleri açısından da aylık dönemdeki fiyatlandırma farklarının oldukça değişken olduğu bir dönem olarak kayda geçti.

 Pandemi döneminde maliyetler 2017’deki seviyelere indi 

Elektrik enerjisinin maliyetini belirleyen elektrik piyasa takas fiyatı ortalaması 2020 yılının Nisan ayında kilovatsaat birim başına 0,184 TL ile 2017 yılı maliyet ortalamalarına yaklaştı. Maliyetlerin bu kadar düşük olmasındaki neden ise pandeminin başladığı ay olan Nisan ayında elektrik talebinin oldukça düşük olması ve petrol fiyatlarının düşmesi olarak öne çıktı. Elektrik maliyetlerinin en yüksek olduğu ayda, elektrik birim fiyatı kilovatsaat başına 0,323 TL’ydi ve bir yıl içinde görülen en düşük ortalama fiyatla en yüksek ortalama fiyatın arasında 2 kata yakın fark olması dikkat çekti.

 Elektrik enerji tedarikinin bir diğer maliyet kalemi olan YEKDEM birim bedeli kilovatsaat başına 0,059 TL ile Ocak ayında en düşük seviyedeyken, Nisan ayında 0,233 TL ile en yüksek seviyeyi gördü. 2020 yılı için tüketicilere tedarik edilen elektrik enerjisinin ortalama maliyeti ise 0,39932 TL oldu.

Elektrik zamları enflasyon oranının altında kaldı

2020 yılının diğer dikkat çeken konusu ise yıllık enflasyon oranının altında kalan elektrik zamlarıydı. Yapılan zamlar incelendiğinde, ticarethanede ve meskenlerde kullanılan elektriğe %5,8 zam yapılırken, sanayide kullanılan elektriğe ise %5,7 zam yapıldı. Evlerde 2020 Ocak ayında ortalama elektrik birim fiyatı 0,71023 TL’ydi, yıl sonunda bu rakam 0,75107’e yükseldi. Ticarethane tüketicileri ise 2020 Ocak ayında ortalama 0,94449 TL’den elektrik kullanırken, bu ortalama yıl sonunda 0,9988 TL oldu. Sanayi kullanıcıları da 2020 Ocak ayında ortalama 0,78698 TL’den elektrik kullanırken, yılın sonunda 0,83223 TL’den elektrik kullandı.

 Ulusal tarifenin maliyetlerin altında kalması fiyat artışının işareti

2020 yılında ortalama elektrik tedarik maliyeti kilovatsaat başına 0,39932 TL iken, ev tüketicilerine uygulanan ulusal elektrik tarifelerindeki aktif enerji bedeli ortalamasının 0,3618 TL ile maliyetlerin altında kaldığı görüldü. Bu fark çoğunlukla kamuya ait santrallerden belli elektrik tedarikçilerine verilen elektrik enerjisinin fiyatı düşürülerek karşılanırken, piyasa dinamiklerinin sürdürülebilirliği göz önünde bulundurulduğunda, 2021 yılında elektrik fiyatlarında artış beklentisi öne çıkıyor

En az elektrik tüketilen ay Mayıs, en çok elektrik tüketimi yapılan ay Ağustos oldu

encazip.com’un verdiği bilgilere göre, 2020’de yıllık toplam elektrik tüketimi, 2019 yılına göre toplam %1,7 artışla 233 milyon 437 bin 48 MWh olarak gerçekleşti. Toplam elektrik tüketimi içinde sanayi tüketimi yaklaşık %40’lık bir orana sahip oldu. Bu oran 2019 yılı için %41,14’tü. Bu da sanayi üretiminde düşüşün bir göstergesi olarak yorumlandı. 2020 yılında en az elektrik tüketilen ay Mayıs, en çok elektrik tüketimi yapılan ay Ağustos oldu. En çok elektrik tüketilen şehir nerdeyse her yıl olduğu gibi 2020 yılında da İstanbul olurken, İstanbul’u sırasıyla İzmir, Ankara, Bursa ve Kocaeli takip etti.

Serbest tüketiciler yüzde 32 tasarruf etti

2020 yılında elektrik tedarikçisi değiştiren tüketiciler, ortalama yüzde 17 tasarruf ederken tasarruf oranlarının yüzde 32’ye kadar ulaştığını açıklayan encazip.com’un kurucusu Çağada Kırım, sözlerine şöyle devam etti: “Elektrik tedarikçisi değiştirmek özellikle de 2021 yılında tüketicilerin en önemli tasarruf gündemlerinden biri olacak. Serbest tüketici limitinin aylık 80 TL’ye düşürülmesiyle birlikte yaklaşık 4 milyon abone daha serbest tüketici niteliğine kavuştu. Böylece, Türkiye genelinde elektrik tedarikçisi değiştirme hakkını elde etmiş tüketici sayısı 25 milyona çıktı. 2021 yılı içinde özellikle de ev elektrik tarifelerinin artış göstermesi ile çok daha fazla kişi tedarikçi değiştirecek ve ulusal tarife zamlarından etkilenmeyecek.”]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/elektrik-zamlari-enflasyon-oraninin-altinda-kaldi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/elektrik-zamlari-enflasyon-oraninin-altinda-kaldi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/elektrik-zamlari-enflasyon-oraninin-altinda-kaldi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/elektrik-zamlari-enflasyon-oraninin-altinda-kaldi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/elektrik-zamlari-enflasyon-oraninin-altinda-kaldi/3529/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Mar 2021 20:22:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir Güneş'ten daha fazla yararlanmalı</title>
			<description><![CDATA[Filosunda halen 20 elektrikli otobüs bulunan, Gediz garajının çatılarında Güneş Enerji Santrali kuran ESHOT Genel Müdürlüğü, yakın gelecekte elektrikli otobüs sayısını artırmayı planlıyor. Bu doğrultuda; Gediz İkinci Etap GES, Buca Adatepe Garajı GES ve Karşıyaka Ataşehir Garajı GES projelerinin hayata geçirilmesi çalışmaları da devam ediyor
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bu önemli projelerin hayata geçmesi yolunda uzman desteği almak isteyen ESHOT, ENSİA ile işbirliği yapacak. İşbirliği kapsamında İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile ENSİA arasında protokol imzalandı. Protokol çerçevesinde; elektrikli otobüslerin şarj edilmesinde ihtiyaç duyulan elektrik enerji altyapısı proje çalışmaları, yenilenebilir enerji kaynakları uygulamaları ve enerji verimliliği projeleri konularında işbirlikleri geliştirilecek

Tunç Soyer: İzmir'in en büyük eksiğinin yenilenebilir enerji eksiğinden yeterince faydalanmıyor oluşu. Bunu Almanya'da çok dramatik bir şekilde yaşamıştım. Güneş enerjisi neredeyse Türkiye'nin onda biri fakat bunun kullanışı neredeyse bizim on mislimiz. Şimdi bu utanç verici, hüzün verici. İnanılır gibi bir şey değil. Kabul edilebilir bir şey değil. Çok büyük bir boşluk var. İzmir, Türkiye bunu hak etmiyor. Bunu değiştirme noktasında olanlar da bizleriz. Bu konu bence İzmir'in en büyük eksikliklerinden biri. Bu konu bence İzmir'in en büyük eksikliklerinden biri. Elimizden ne geliyorsa yapacağız. Olayı sadece bir ticari kazanç olarak görmüyorum. Yatırımcı firmalarla güçlü bir iş birliğine hazırız

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-gunes-ten-yeterince-faydalanamiyor.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-gunes-ten-yeterince-faydalanamiyor.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-gunes-ten-yeterince-faydalanamiyor_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-gunes-ten-yeterince-faydalanamiyor.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/izmir-gunes-ten-daha-fazla-yararlanmali/3527/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Mar 2021 19:31:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elektrikli ve hibrit sayısı ikiye katlandı</title>
			<description><![CDATA[Fosil yakıtların çevreye verdiği zararları minimize etmek amacıyla sanayiden hizmet sektörüne kadar birçok alanda ‘yeşil dönüşüm’ hızlanırken, bu gelişmeler, dünyanın önde gelen otomotiv şirketlerinin bu alandaki yatırımlarını hızlandırmasına neden oldu]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlenen bilgilere göre, karbon salımının diğer yakıt türlerine göre daha az olduğu elektrikli ve hibrit araçların sayısı son 10 yılda gittikçe arttı. 2011’de yalnızca 47 olan trafiğe kayıtlı elektrikli ve hibrit otomobil sayısı, 2016’da ilk defa 1.000’i geçerken, 2019’da 15 bin civarına yükseldi. Trafiğe kayıtlı elektrikli ve hibrit otomobil sayısı, Şubat 2020 itibarıyla 17 bin 749 olurken, yıl sonunda 36 bin 487’ye ulaştı. Söz konusu otomobil sayısı, bu yılın şubat sonunda ise 44 bin 291 olarak kayıtlara geçti ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 150 artmış oldu.

LPG’Yİ SOLLADI

Şubatta, trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yakıt türlerine göre dağılımı incelendiğinde bunların yarıdan fazlasının (yüzde 53.9) benzinli olduğu görüldü. Bu türü, yüzde 33.9 ile dizel yakıtlı otomobiller izledi. Söz konusu ayda trafiğe kaydı yapılan otomobillerin içinde elektrikli veya hibrit araç oranının (yüzde 9.1) ilk kez LPG yakıtlı otomobil oranını (yüzde 4.9) geçmesi dikkati çekti. Şubatta, 3 bin 885 elektrikli veya hibrit, 2 bin 79 LPG yakıtlı otomobil trafiğe kaydedildi
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/elektrikli-ve-hibrit-sayisi-ikiye-katlandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/elektrikli-ve-hibrit-sayisi-ikiye-katlandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/elektrikli-ve-hibrit-sayisi-ikiye-katlandi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/elektrikli-ve-hibrit-sayisi-ikiye-katlandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/elektrikli-ve-hibrit-sayisi-ikiye-katlandi/3524/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Mar 2021 09:28:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Seferihisarlılar Jeotermal Enerji Santrali’ne karşı</title>
			<description><![CDATA[Seferihisar Orhanlı’da Küçük Menderes Enerji Petrol Jeotermal Maden Elektrik Üretim Mühendislik şirketi tarafından Seferihisar’a kurulması planlanan Jeotermal Enerji Santraline karşı olduklarını açıklayan bölge halkı, ‘her türlü eyleme ve tepkiye hazırız’ mesajı verdi
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Belediye Başkanı İsmail Yetişkin Orhanlılı köylülerin de karşı çıktığı JES projesinin Seferihisar’a nefes veren ağaçları, içme su kaynaklarını tehlike altına soktuğunun altını çizerek “Projenin hayata geçirilememesi için tüm haklarımızı kullanacağız. Yarın bilirkişi gelip alanda inceleme yapacak. Projeyle ilgili halkın hiçbir bilgisi yok. Orası tamamen organik bir köy. Organik pazarında adı olan bir bölge. Çiftçilerimiz, köylülerimiz üretiyor. O bölgede dünyaca ünlü erkence zeytini yetişiyor. O proje bu zeytinin popülasyonunu olumsuz anlamda etkileyecek. Köyden göçü engellemeye çalışıyoruz ama o insanlar tarım yapmazsa o köyden göç başlar. Ayrıca çevre kirliliği açısından sonuçları da olacaktır. Bize, ‘santrallerde geri dönüşüm yapıyoruz’ diyorlar. Bunu bize ispatlamaları lazım. Halka anlatmaları lazım. Ben yaptım oldu derelerse hukuki haklarımızı sonuna kullanacağız” ifadelerinde bulundu

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/seferihisarlilar-jeotermal-enerji-santrali-ne-karsi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/seferihisarlilar-jeotermal-enerji-santrali-ne-karsi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/seferihisarlilar-jeotermal-enerji-santrali-ne-karsi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/seferihisarlilar-jeotermal-enerji-santrali-ne-karsi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/seferihisarlilar-jeotermal-enerji-santrali-ne-karsi/3519/</link>
			<pubDate>Wed, 24 Mar 2021 18:20:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir’de doğayla uyumlu yaşam alanları inşa edilmeli</title>
			<description><![CDATA[İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer, ‘kentin daha dirençli hale getirilmesi için döngüsel eko sistemini geliştirip, doğayla uyumlu bir şehir inşa etmeliyiz’ dedi
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Katıldığı bir programda konuşan Soyer, “Son iki yılda İzmir’de yaşadığımız tüm doğal afetler ve küresel salgın, İzmir’i dirençli bir şehir yapmak konusunda çok daha kararlı adımlar atmamızı zorunlu kılıyor. Bunun için vazgeçilmez önceliğimiz, İzmir’de doğayla uyumlu bir yaşamı inşa etmek’ dedi

Tunç Soyer: İzmir’in doğal ekosistemlerini ve biyolojik çeşitliliğini korumak, öte yandan İzmir ekonomisini büyütmek ve dirençli bir kent olmak için kapsamlı stratejiler yürütüyoruz. Stratejimizin en temel başlıklarından biri, döngüsel ekonomiyle ilgili çalışmalarımız. Bu doğrultuda; ekoloji ve ekonomi arasındaki karşıtlığı ortadan kaldırıp her ikisinin müşterek gelişiminin ve uyumunun, şehrin dirençliliğinin anahtarı olacağını düşünüyoruz. İzmir Tarımı ile attığımız adımlar, kuraklık ve yoksullukla aynı anda mücadele ederek somut çözümler sunuyor ve Türkiye’de ilk kez döngüsel bir tarım ekonomisi inşa ediliyor. Döngüsel ekonominin bir diğer ayağında, Harmandalı gibi katı atıklardan elektrik üreten çalışmalarımızı il genelinde yaygınlaştırmak yer alıyor. Çöpü sadece bir atık değil, ekonomik bir kaynak olarak değerlendiriyoruz

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-de-dogayla-uyumlu-yasam-alanlari-insa-edilmeli.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-de-dogayla-uyumlu-yasam-alanlari-insa-edilmeli.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-de-dogayla-uyumlu-yasam-alanlari-insa-edilmeli_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-de-dogayla-uyumlu-yasam-alanlari-insa-edilmeli.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/izmir-de-dogayla-uyumlu-yasam-alanlari-insa-edilmeli/3518/</link>
			<pubDate>Wed, 24 Mar 2021 18:06:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Danimarkalı enerji şirketleri İzmir’de iş ortaklığı arıyor</title>
			<description><![CDATA[Danimarka’nın Ankara Büyükelçisi Danny Annan, İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i ziyaret etti. İzmir’in yenilenebilir enerji ve akıllı kentler konularındaki çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirten Annan, başta bu iki alan olmak üzere kentte yatırım olanaklarını araştırdıklarını, İzmir ile ortak projeler geliştirmek istediklerini söyledi
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Danimarka İzmir Fahri Konsolosu Can Kubalı’nın da eşlik ettiği ziyarette Büyükelçi Annan, İzmir’e büyük önem verdiklerini ve yatırım ortaklıkları kurmak istediklerini belirtti. Türkiye’de 70’i büyük ölçekli, 600’den fazla Danimarkalı şirketin bulunduğunu belirten Annan, “İzmir’de de çok sayıda firmamız var. İzmir’in Türkiye’nin yenilenebilir enerji başkenti olduğunu biliyorum. Kentte elektrikli otobüsleri, bisikletleri, rüzgar güllerini gördüm. Danimarka yenilenebilir enerji konusunda çok güçlü. Bu alanda iyi işbirlikleri yaratabiliriz. Danimarkalı firmalar İzmir ile ilgileniyor ve yatırım yapmak istiyor. Hatta İzmir’e ticaret heyeti göndermek istiyorduk. Pandemi nedeniyle 2022 yılına erteledik” diye konuştu. Annan, bölgesel ısıtma-soğutma konusunda Türkiye ile Danimarka hükümetinin birlikte çalıştığını, İzmir ve Aydın için bir proje düşünüldüğünü söyledi. Annan, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin akıllı kentlere odaklandığı bilgisini aldığını bu konuda da İzmir ile çalışmak istediklerini aktardı

İş günleri teklifi

Büyükelçiyi ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını söyleyen Başkan Soyer, yenilenebilir enerjinin öncelikli konuları arasında yer aldığını belirterek, “İki ülke arasındaki ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla İZFAŞ aracılığıyla iş günleri düzenleyebiliriz. Turizm, tarım, yenilenebilir enerji alanında işbirlikleri geliştirebiliriz. İzmir tarih boyunca tarım konusunda odak kent oldu. Biz bu potansiyeli artırmak, yeni pazarlar bulmak istiyoruz. Agro turizm konusunda çalışmalarımız var. Eylül ayında kültür zirvesi düzenleyeceğiz. Danimarka ile her zaman işbirliğine hazırız” dedi]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/danimarkali-enerji-sirketleri-izmir-de-is-ortakligi-ariyor.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/danimarkali-enerji-sirketleri-izmir-de-is-ortakligi-ariyor.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/danimarkali-enerji-sirketleri-izmir-de-is-ortakligi-ariyor_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/danimarkali-enerji-sirketleri-izmir-de-is-ortakligi-ariyor.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/danimarkali-enerji-sirketleri-izmir-de-is-ortakligi-ariyor/3515/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Mar 2021 20:35:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Küresel batarya rekabeti, tüketiciye ucuz elektrikli araç olarak yansıyacak</title>
			<description><![CDATA[TEHAD Başkanı Berkan Bayram, Türkiye'nin elektrikli ulaşımda küresel bir marka ve oyuncu olabileceğini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) Başkanı Berkan Bayram, alternatif kaynaklı araç üretiminde küresel rekabetin arttığını belirterek, bu rekabetin tüketicilerin elektrikli araçları daha ucuza edinmelerini sağlayacağını dile getirdi.

Bayram, muhabirine yaptığı açıklamada, ulaşım sektöründeki dönüşüm ve yakıt teknolojilerine ilişkin gelişmelerin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde hızlandığını söyledi.

Tüm teknolojik gelişmelere rağmen dizel motor teknolojisinin en az 30 yıl daha ulaşım sektöründe ciddi bir paya sahip olacağına işaret eden Bayram, sadece otomobilde değil, ticari ağır vasıta, traktör ve deniz taşımacılığında ciddi oranda dizel motorların kullanılacağını ifade etti.

Bayram, artan elektrikli araç kullanımında avantajlı konuma geçmek için Avrupa, Çin ve ABD'de lityum-ion bazlı batarya üretimi yarışı yapıldığını, bu atılımların ulaşımda alternatif kaynak kullanımına yönelik teknolojilerin hızla gelişmesine katkı sunacağını anlattı.

Küresel araç ve batarya markalarının Avrupa yatırımlarının düşük emisyonlu üretim biçimleri olduğunu ve hali hazırda Çin'de 8 batarya fabrikasının çalışmalarının devam ettiğini dile getiren Bayram, "Ulaşım sektörü keskin bir virajın eşiğinde. Avrupa’da şu anda 25 noktada toplam 650 gigavatsaatlik kapasiteye ulaşan batarya fabrikaları kurulum aşamasında. Otomotiv markaları birbiri ardına yüzde 100 elektrikli modellerini tanıtmaya başladılar. Hatta Mini ve Jaguar gibi markalar artık tamamen elektrikli otomobil üreteceklerini açıkladılar. Avrupa'nın giderek sıfır emisyon hedeflerine hızla yaklaşıyor olmasından kaynaklı tüm AB ülkeleri elektrikli araçlara teşvik ve özel haklar tanıma kararı aldılar.” değerlendirmesinde bulundu.

Ulaşımda teknoloji üreten firmaların da büyük bir rekabet içinde olduklarına işaret eden Bayram, "2017 yılında Samsung, Tesla-Panasonic'in tanıttığı yeni pil hücresi 2170'e karşılık, rekabet üstünlüğü ve pazar payını artırmak adına kendi yeni pil hücresini tanıtmıştı. Tesla daha sonra 4680 adıyla daha yüksek enerji yoğunluğuna sahip pillerini tanıttı. Ardından Volkswagen Grubu da kendi özel pil altyapısını tanıttığı 'Power Day' etkinliğini gerçekleştirdi. Tüm bu gelişmeler, otomotiv teknolojisinin lityum tabanlı piller etrafında şekilleneceğinin kanıtıdır. Lityum tabanlı pil üretimi önümüzdeki 20 yıl gündemimizin ana konusudur." ifadelerini kullandı.

DEPOLAMADA MALİYET DÜŞÜYOR 

Bayram, üretim kapasitesinin artmasıyla pil maliyetlerinde yaklaşık yüzde 40'lık bir düşüş yaşanacağını anlattı.

Bu oranın enerji depolama çözümlerinin ve elektrikli otomobil fiyatlarının çok daha ekonomik rakamlara ulaşmasını sağlayacağını vurgulayan Bayram, şöyle devam etti:

"Dünya pil üreticileri, küresel çapta elektrikli araçlara güç sağlayacak lityum-ion bataryaların üretimi için ihtiyaç duyulan ham madde tedarikinde, etkin güvence sağlayabilmek adına rekabet içinde. Son 10 yıldır hızla düşmeye başlayan 1 saatte tüketilen enerji (kW/s) bazında batarya maliyetleri 800 dolar gibi rakamlardan 150 dolara kadar geriledi. Küresel anlamda alternatif kaynaklı araç üretiminde rekabetin arttı. Bu rekabet sonucu batarya maliyetleri 2020 itibariyle saatte tüketilen enerji bazında 800 dolardan 150 dolara kadar geriledi. Bu durum tüketicilere ucuz araç olarak yansıyacak. Bu süreçte lityum-ion bataryalar ve hidrojen içerikli yakıt pillerinin etkisi artacak. Sektörde, Çin ve ABD'nin bu iki alanda öncü olması bekleniyor. Böylelikle, tüketiciler daha makul fiyatlarda bu araçlara ulaşabilecek."

TÜRKİYE'DEKİ DURUM 

Bayram, tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de ulaştırma yöntemlerinde tercihlerin değiştiğini dile getirdi.

Türkiye'de geçen yıl bu çerçevede önemli adımlar atıldığını, yerli otomobil projesinde tamamen elektrikli otomobil üretiminin tercih edildiğini hatırlatan Bayram, şunları kaydetti:

"Henüz tüm motor çeşitlerinde emisyon oranına göre vergi sistemine geçmedik ama elektrikli ve hibrid araçlar özelinde vergi indirimi gerekiyor. Devlet politikamız, elektrik üretmek ve bunu depolamak olmalıdır. Bu konudaki farkındalığımız, şarjı biten akıllı telefonlarımızı şarj etme telaşında yaşadığımız endişe dolu saatler ile doğru orantılı olmamalıdır. Elektrikli ulaşımda küresel bir marka ve oyuncu olabiliriz. Avrupa pazarında, yasaklar nedeniyle açılacak ulaştırma boşluğunu, kaliteli ve verimli elektrikli ulaşım markalarımız ile kapatabiliriz. Avrupa'da yasaklanacak ama üretiminden vazgeçilmeyecek olan modellerin, üretim kesişme noktası olabiliriz. Avrasya ve Arap ülkelerinin örnek pazar modeli olabiliriz.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kuresel-batarya-rekabeti-tuketiciye-ucuz-elektrikli-arac-olarak-yansiyacak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kuresel-batarya-rekabeti-tuketiciye-ucuz-elektrikli-arac-olarak-yansiyacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kuresel-batarya-rekabeti-tuketiciye-ucuz-elektrikli-arac-olarak-yansiyacak_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kuresel-batarya-rekabeti-tuketiciye-ucuz-elektrikli-arac-olarak-yansiyacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/kuresel-batarya-rekabeti-tuketiciye-ucuz-elektrikli-arac-olarak-yansiyacak/3511/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Mar 2021 12:33:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Akıllı çözümler ile suyu koruyabiliriz</title>
			<description><![CDATA[Dünyada ve Türkiye’de su çözümleri ve sağlıklı suya tüm insanlığın erişimi konusunda çalışan Grundfos, Dünya Su Günü’ne özel açıklamalarda bulundu. 
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Grundfos dünya su gününde tüm dünyada ve ülkemizde yaşanan su sorunları ve çözümlerinin altını çizdi

Her geçen gün artan nüfus neticesinde dünya genelinde şehirler hızla büyüyor ve buna bağlı olarak güvenli ve temiz su talebi sürekli artıyor. Uzmanlara göre 2050 yılına kadar 2,5 milyardan fazla insanın şehirlerde yaşaması bekleniyor
 
Artan nüfusa ve su talebine rağmen mevcut kaynakların kirletilmeye ve boşa harcanmaya devam edildiğinin üzerinde duran Grundfos şu açıklamalarda bulundu: “Atık suların yaklaşık %80’i doğru şekilde arıtılmadan doğaya geri dönüyor. Aynı zamanda tüm dünyada, transfer edilen tatlı suların ortalama %30'unu kaybediyoruz. Şehirlerde transfer edilen suyun yaklaşık %60'ı kötü su şebekeleri nedeniyle transfer sırasında kayboluyor. Akıllı su çözümleri ile bu gibi kayıpları önemli ölçüde azaltabilir gelecek nesillere sürdürülebilir bir yaşam bırakabiliriz.”

Bugün 2 milyardan fazla insan tatlı su kaynaklarına erişimin azalması riski ile yaşıyor. 2050 yılında dünya nüfusunun % 40'ının şiddetli su stresi altında yaşayacağı tahmin ediliyor. Ülkemiz ve dünyanın önümüzdeki yıllarda yaşayabileceği su problemlerine karşı suyun tasarruflu kullanılması, su kaynaklarının korunması ve suyun tasarrufunu sağlayan çözümlerin tercih edilmesi gerekiyor
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/akilli-cozumler-ile-suyu-koruyabiliriz.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/akilli-cozumler-ile-suyu-koruyabiliriz.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/akilli-cozumler-ile-suyu-koruyabiliriz_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/akilli-cozumler-ile-suyu-koruyabiliriz.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/akilli-cozumler-ile-suyu-koruyabiliriz/3506/</link>
			<pubDate>Mon, 22 Mar 2021 19:32:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Belediye başkanlarından su yönetimi önerileri</title>
			<description><![CDATA[11 Büyükşehir Belediye Başkanı ile 11 İl Belediye Başkanı, İzmir’de düzenlenen “Kentlerde Sürdürülebilir Su Politikaları Zirvesi”nde bir araya geldi. Türkiye nüfusunun yüzde 65’ini bünyelerinde barındıran kentleri yöneten 22 Başkan, 10 maddelik “Su Manifestosu”na imza attı
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Manifestoda, “Yaşamın vazgeçilmez unsuru olan su, temel kamusal hak olarak kabul edilmeli, ekolojik ve toplumsal bir değer olarak tanımlanmalı, su hizmetlerinde kamu işletmeciliği esas alınmalıdır. Biz, Türkiye’nin 22 belediye başkanı; yetki, görev ve sorumluluklarımız doğrultusunda kendi illerimizdeki su yönetimini, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda gerçekleştireceğimizi beyan ediyoruz. Bu belgede çerçevesi çizilen su politikası ülkemizde tesis edilene kadar, çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye ve hep birlikte haykırmaya devam edeceğiz: Başka bir su yönetimi mümkün” denildi

Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 50’sini barındıran 11 Büyükşehir Belediyesi’ni yöneten başkanlar, Gaziemir’deki “İzmir Fuar”da düzenlenen “Kentlerde Sürdürülebilir Su Politikaları Zirvesi”ne katıldı. İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in moderatörlüğünde, “Başkanlar Zirvesi - Su Yönetiminde Liderlik ve Politikalar: Başka Bir Su Yönetimi Mümkün” konulu oturumda bir araya gelen 11 Büyükşehir Belediye Başkanı, dünya ile birlikte dünyayı da tehdit eden kuraklık sorununa dikkat çekti. Oturumda hazır bulunan Büyükşehir Belediye Başkanları, alfabetik sıraya göre konuşarak, bölgelerinde yaşadıkları kuraklık sorunlarından örnekler verip, çözüm yollarını sıraladı. Oturumda sırasıyla; Zeydan Karalar (Adana), Mansur Yavaş (Ankara), Özlem Çerçioğlu (Aydın), Yılmaz Büyükerşen (Eskişehir), Lütfü Savaş (Hatay), Ekrem İmamoğlu (İstanbul), Vahap Seçer (Mersin), Osman Gürün (Muğla) ve Kadir Albayrak (Tekirdağ) konuştu. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, mazeretinden dolayı gelemediği oturuma, görüntülü mesajla katılım sağladı

Su meselesinde ortak irade sorumluluğumuz var

Konuşmaların ardından Soyer, 11 Büyükşehir Belediye Başkanı ve 11 İl Belediye Başkanı’nın imzaladığı “Su Manifestosu”nu okudu. Soyer’in okuduğu manifestoda şu ifadeler yer aldı: 

Su hepimize ve her şeye aittir. Koşuyor ve konuşuyor olmamızda, düşüncelerimizde ve ürettiklerimizde, gülüşümüz ve gözyaşımızda, bugün burada buluşmamızda ve dünyayı değiştirmek için kararlı duruşumuzda suyun izi vardır. Yaşam suda başlayıp serpilmiş, dünyadaki tüm varlıklar suyla birbirine bağlanmıştır. Su olmazsa yaşam da olmaz.

Türkiye’mizin çok büyük kısmı, ‘kurak iklim coğrafyası’ olarak sınıflandırılmaktadır. İklim krizinin en ağır sonucu susuzluk tehlikesidir. 2019 Devlet Su İşleri verilerine göre ülkemiz su kaynaklarının yüzde 77’si, tarımsal sulamada kullanılmaktadır. Yüzde 10’u hanelerde, kalanı ise sanayide kullanılmaktadır. Bu veri kuraklıkla mücadelede temel eksenin, tarımsal sulama alanında olduğunu göstermektedir

Bizler, Türkiye’nin 11 büyükşehir belediyesinin ve 11 il belediyesinin başkanları, bu vicdani ve bilimsel sorumluluktan hareketle bugün, 22 Mart 2021’de, Dünya Su Günü’nde, İzmir’de buluştuk. Amacımız; iklim krizinin ağırlaşan sonuçlarını da dikkate alarak Türkiye için başka bir su politikası önermek ve bu topraklarda geleceğimizi, çocuklarımız ve doğamız için güvence altına almaktır.

İklim krizinin su kaynakları üzerindeki etkilerini azaltarak kuraklıkla mücadelede başarılı olabilmek için, su yönetiminde 5 ilkesel değişikliğin yapılması şarttır:

1) Katılımcı bir su yönetim modeli oluşturmak: Su yönetimi, şehir, havza ve ülke ölçeğindeki su kullanıcısı tüm paydaşların; tarım örgütleri, sanayiciler, evsel su kullanıcıları, meslek örgütleri, doğa ve çevre örgütlerinin içinde yer alacağı yepyeni, katılımcı bir anlayışla gerçekleştirilmelidir.

2) Tüm kullanım alanlarında arzın değil talebin yönetilmesi: Plansız gelişen kullanım talepleri için sürekli daha fazla arz yaratma politikası yerine, başta tarımsal sulama ve sanayi olmak üzere, düşük su kullanımıyla yüksek gelir elde edilen ekonomik modeller tasarlanmalı ve teşvik edilmelidir.

3) Su yatırımlarının havza ölçeğinde planlanması: Su kaynaklarının, yerüstü ve yeraltı sularının miktarının, su bütçesinin hangi kullanımlara tahsis edileceği havza ölçeğinde belirlenmelidir. Verilen tahsisler denetlenmeli, su kullanımlarının sektörel tahsis miktarlarını aşmasına izin verilmemelidir. Her bir havzada planlanan su yatırımlarının birbirini nasıl etkilediği kümülatif olarak ölçülmeli, yatırım kararları havza ölçeğinde bu stratejik değerlendirme yapıldıktan sonra alınmalıdır. Asgari harcama ile azami verim esas olmalıdır.

4) Doğanın su döngüsünün korunması: 1960’lardan bu yana suyun döngüsüne yapılan müdahaleler sonucunda, birçok canlı türü tehlike altına girmiş; göller ve sulak alanlar kurumuş, nehir ekosistemleri zarar görmüştür. Ülkemizdeki su kullanım hedefleri, iklim krizi dikkate alınarak yeniden tarif edilmelidir. Yatırımlar planlanırken yer altındaki, sulak alanlar ve nehirlerdeki ekolojik su varlığının sürdürülebilirliği dikkate alınmalıdır. Canlıların ihtiyacı olan suyun, ekolojik dengeyi ve su döngüsü-nü bozacak biçimde kirletilmesine, azaltılmasına yol açan uygulama, yapılaşma ve madencilik gibi faaliyetlere izin verilmemelidir.

5) Suyun ekosistem ve sektörler arası döngüsel kullanımı: Tarımda, sanayide ve evlerde kullanılan atık suyun gerekli arıtma süreçlerinden geçtikten sonra farklı sektörler ve ekosistem arasında trans-feri sağlanmalıdır. Şehir içinde ve tarım alanlarında yağmur hasadına yönelik yöntemler yaygınlaştırılmalı; su ihtiyacının yerinde temini, kullanımı ve dönüştürülmesine yönelik döngüsel çözümler teşvik edilmelidir.

Bu ilkeler doğrultusunda, aşağıdaki 10 somut adım hemen atılmalıdır:

1.    Su yönetimiyle ilgili koordinasyonsuzluk ortadan kaldırılmalı, kurumlar arasındaki yetki ve sorumluluk karmaşasına son verilmelidir.

2.    Tüm paydaşların mutabakatı alınarak hazırlanan bir ‘Su Kanunu’ yürürlüğe konmalı, su havzası planlama ve uygulamalarında yerel yönetimler güçlü ve yetkili yapılar haline getirilmedir. 

3.    Su yatırımları, havza ölçekli bütüncül planlarla uyumlu olarak su ve atık su master planlarına göre yapılmalı; kamu kaynakları ekonomik ve ekolojik fizibilitesi düşük yatırımlara aktarıl-mamalıdır. Yerel yönetimlerin çevresel altyapı projelerine yönelik kaynakları artırılmalıdır.

4.    İklim krizi ile etkin mücadele için imzalanan Paris İklim Anlaşması ivedilikle onaylanmalı; iklim değişikliğinin yaratacağı olumsuz etkilerin önlenmesi amacına yönelik hazırlanan İklim Değişikliği Kanunu Tasarısı üzerinde çalışmalar yoğunlaştırılmalıdır.

5.    Kuruyan göllerin, Salda Gölü, Burdur Gölü, Tuz Gölü, Seyfe Gölü ve diğer sulak alanların tahribatı sonlandırılarak restore edilmeli ve doğal su döngüleri korunmalıdır.

6.    Su havzalarındaki tüm noktasal ve yaygın kirlilik kaynakları kontrol altına alınmalı; merkezi ve yerel idarelerce etkin bir şekilde denetlenmelidir.

7.    Tarımda doğru ürün planlaması yapılarak ve tasarruflu sulama sistemlerine geçilerek su israfı önlenmeli, tarımsal sulama en az yüzde 50 oranında azaltılmalıdır. Bu amaçla, ekonomik değeri yüksek ve su talebi olmayan yerel tohum ve hayvan ırkları teşvik edilmelidir.

8.    İstanbul’a yapılmak istenen “Beton Kanal” gibi suyun doğal döngüsüne zarar veren tüm israf projeleri iptal edilmelidir.

9.    Güncelliğini yitiren su ve kanalizasyon idaresi mevzuatı yeniden düzenlenmeli; büyükşehir statüsünde olmayan diğer illerde de su ve kanalizasyon idareleri kurulmalıdır.

10.  Yaşamın vazgeçilmez unsuru olan su, temel kamusal hak olarak kabul edilmeli; ekolojik ve toplumsal bir değer olarak tanımlanmalı; su hizmetlerinde kamu işletmeciliği esas alınmalıdır.  

Biz Türkiye’nin 22 belediye başkanı, yetki, görev ve sorumluluklarımız doğrultusunda kendi illerimizdeki su yönetimini yukarıdaki ilkeler doğrultusunda gerçekleştireceğimizi beyan ediyoruz. Bu belgede çerçevesi çizilen su politikası ülkemizde tesis edilene kadar, çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye ve hep birlikte haykırmaya devam edeceğiz: Başka bir su yönetimi mümkün]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/belediye-baskanlarindan-su-yonetimi-onerileri.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/belediye-baskanlarindan-su-yonetimi-onerileri.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/belediye-baskanlarindan-su-yonetimi-onerileri_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/belediye-baskanlarindan-su-yonetimi-onerileri.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/belediye-baskanlarindan-su-yonetimi-onerileri/3503/</link>
			<pubDate>Mon, 22 Mar 2021 18:40:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakanlık rüzgarda 19 YEKA belirledi</title>
			<description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 19 ayrı bölgeyi yenilenebilir enerji kaynak alanı (YEKA) ilan etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bakanlığın konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Buna göre, rüzgar enerjisine dayalı 19 YEKA belirlendi. Alanlar; Aydın, İzmir, Manisa, Denizli, Çanakkale, Balıkesir ve Muğla'nın çeşitli ilçelerinden seçildi
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/bakanlik-ruzgarda-19-yeka-belirledi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/bakanlik-ruzgarda-19-yeka-belirledi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/bakanlik-ruzgarda-19-yeka-belirledi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/bakanlik-ruzgarda-19-yeka-belirledi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/bakanlik-ruzgarda-19-yeka-belirledi/3500/</link>
			<pubDate>Sun, 21 Mar 2021 15:02:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir körfezi için atık tesisi kuruluyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir körfezinde deniz araçlarının atıklarının entegre yönetim anlayışı ile değerlendirilerek toplanması için hem atıkların alınması hem de atık kabul tesisi kurulması ve işletilmesine yönelik ihale yapıldı. Ancak yağmur suyu ayrıştır hattı kurulmadan körfezin temizlenmesinin imkansız olduğu belirtiliyor
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yüzülebilir Körfez hedefi doğrultusunda deniz araçlarına ait atıkların entegre yönetim anlayışı ile toplanması için önemli bir çalışma başlattı. Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda bulunan deniz ve kara yetki sahalarında her türlü yerli ve yabancı bandıralı deniz araçlarına ait atıkların alınması, atık kabul tesisinin kurulması ve işletilmesi için ihale yapıldı

İhale sonucunda İzmir Belediyesi iştiraki İZDOĞA A.Ş. ve İZBETON A.Ş.’nin içinde bulunduğu 4 firmadan oluşan iş ortaklığı yüklenici olmaya hak kazandı. Yüklenici ile yapılacak sözleşmenin ardından başlayacak çalışmalar kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yetki alanında bulunan liman, iskele, rıhtım, yat limanı, şamandıra, tersane, demir yerleri, balıkçı barınaklarından karadan ve denizden atıklar toplanacak ve toplanan atıkların bertaraf ve geri kazanımına kadarki tüm süreç yürütülecek. Atık kabul tesisinin kurulması ile ilgili de çalışmalara başlanacak

Yağmur suyu hattı kurulmalı

İzmir’de yağan yağmurlar kanalizasyonlara yani pissu kanallarına akıyor. Yağmur suyu ayrıştırma hattı olmadığı için kuvvetli yağışlar kanalizasyonlardaki doldurunca biriken sular yüzeye çıkıyor. Borulardan sızan pissular ise İzmir körfezine akıyor. Körfezin gerçek anlamda temizlenebilmesi için yağmur suyu boru hatlarının kurulması gerekiyor
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-korfezi-icin-atik-tesisi-kuruluyor.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-korfezi-icin-atik-tesisi-kuruluyor.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-korfezi-icin-atik-tesisi-kuruluyor_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-korfezi-icin-atik-tesisi-kuruluyor.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/izmir-korfezi-icin-atik-tesisi-kuruluyor/3492/</link>
			<pubDate>Sat, 20 Mar 2021 09:57:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmirli tüketiciler tasarruf ve enerji verimliliğine yönlendirilecek</title>
			<description><![CDATA[Enerji tüketim davranışlarının dönüşümüne yönelik çözümlerin üretilmesini hedefleyen Avrupa Birliği destekli ‘Enchant’ proje görüşmesi, Aydem ve Gediz Perakende proje ekibi, İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Sürdürülebilir Enerji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu ve İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Tunç Soyer’in katılımıyla gerçekleşti
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’de, toplam elektriğin yaklaşık yüzde 6’sının tüketildiği İzmir’de; enerji verimliliğini artırmak, yenilenebilir enerji yatırımı için uygun zemini oluşturmak ve il toplamında 5 milyon avroluk tasarruf sağlamak amacıyla harekete geçildi.  Avrupa Birliği’nden (AB) 2 milyon avro destek almaya hak kazanılan proje kapsamında, İEÜ Sürdürülebilir Enerji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu ile Ege Bölgesi elektrik tedarik şirketleri Aydem ve Gediz Perakende proje ekipleri, İBB Başkanı Tunç Soyer’in makamında projeyi detaylarını konuşmak üzere toplandı.

Avrupa’daki 5 ülkeden akademisyenler ile iş birliği yaparak ‘Enchant’ adlı projeyi hazırlayan İEÜ Sürdürülebilir Enerji Anabilim Dalı, Aydem ve Gediz Perakende ve İBB ile ortak yürüttüğü proje sayesinde, karbon salınımının en az 1 milyon ton azaltılmasını ve hane halkının enerji tüketiminde yüzde 15 oranında tasarruf sağlanmasını hedefliyor.

Tüketicilerde enerji tüketimi hakkında farkındalık yaratılması hedeflenen projede, evlerdeki beyaz eşya ve elektrikli ev aletleri gibi eşyaların,  enerji verimliliği standartlarına uygun kullanılması amaçlanıyor.

Enerji tasarrufunda ödüllendirme ve teşvik sistemi

Proje kapsamında görüşlerini paylaşan Aydem ve Gediz Perakende Genel Müdürü Çağdaş Demirağ, “Aydem Perakende Ailesi olarak sürdürülebilirlik yaklaşımımızı tüm iş süreçlerimize entegre ediyoruz. Kurumsal vatandaşlık görevimizi destekleyen Enchant projesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesiyle proje ortağı olmak gurur verici. Ege Bölgesi’nde ve tüm Türkiye’de görevli elektrik tedarik şirketi olarak yaklaşık 5 milyon müşteriye hizmet verdiklerini belirten Çağdaş Demirağ, Enchant’ın enerji tasarrufu için toplumsal bir bilinç yaratacağına inancımız büyük. Bu proje çerçevesinde üzerimize düşen sorumlulukları almaya hazırız” dedi

Projenin, karbon salınımını azaltma hedefiyle de İzmir için pozitif bir çıktı sağlanacağını söyleyen Demirağ, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin enerji kaynağından istifade ederek elektrik kullananlara teşvik ve ödüllendirme sistemleri üzerine çalışacaklarını paylaştı
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmirli-tuketiciler-tasarruf-ve-enerji-verimliligine-yonlendirilecek.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmirli-tuketiciler-tasarruf-ve-enerji-verimliligine-yonlendirilecek.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmirli-tuketiciler-tasarruf-ve-enerji-verimliligine-yonlendirilecek_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmirli-tuketiciler-tasarruf-ve-enerji-verimliligine-yonlendirilecek.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/izmirli-tuketiciler-tasarruf-ve-enerji-verimliligine-yonlendirilecek/3473/</link>
			<pubDate>Tue, 16 Mar 2021 19:03:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>2030’da ana gündem temiz suya erişebilmek olacak</title>
			<description><![CDATA[Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan rapora göre, dünyada 50’den fazla ülkede 500 kent 2050 yılında su kıtlığı yaşayacak. Türkiye de gelecek 30 yıl içerisinde dünya su krizinden etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor. Raporda 2016 yılından itibaren kişi başına düşen su miktarının 1.700 metreküpün altına düşmesi nedeniyle su stresi yaşadığı belirtilirken, 2030 yılından itibaren su stresinin su krizine dönüşeceği uyarısı yapılıyor
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[22 Mart Dünya Su Günü kapsamında suyun ve enerjinin verimli kullanımı için acil tasarruf önlemlerine başlanması gerektiğini vurgulayan Wilo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Ürek, ülkemiz için tek sorunun barajlardaki yetersiz su olmadığını belirterek NASA tarafından açıklanan Türkiye’nin yer altı suları haritasındaki endişe verici sonuçlara dikkat çekti. Wilo Grup olarak dünya genelinde 100 milyon insanın temiz suya erişimini sağlama hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Ürek, su teminine yönelik yeni kaynaklar ve yöntemler kullanmaya olanak veren ve optimize edilebilen akıllı pompalar ve yüksek verimli sistemler geliştirdiklerini açıkladı

Tüm dünya ve Türkiye küresel iklim değişikliğinin olumsuz etkileri ile mücadele ediyor. İklim değişikliğinin yol açtığı en büyük sorunlardan biri olan kuraklık ise ciddi bir tehdit olarak karşımıza çıkıyor. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan rapora göre; dünyada 50’den fazla ülkede 500 kent 2050 yılında su kıtlığı yaşayacak. Türkiye de gelecek 30 yıl içerisinde dünya su krizinden etkilenecek ülkeler içerisinde yer alıyor. 2016 yılından itibaren İstanbul’un kişi başına düşen su miktarının 1.700 metreküpün altına düşmesi nedeniyle su stresi yaşadığını ortaya koyan BM raporu, 2030 yılından itibaren su stresinin su krizine dönüşeceği uyarısıyla dikkat çekiyor

Su kaynaklarının azalması gerek günlük hayatta gerekse sanayide tasarruflu olmayı artık bir zorunluluk haline getiriyor. 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamada bulunan Wilo Türkiye Genel Müdürü Mehmet Ürek, “Geçtiğimiz günlerde NASA, resmi internet sitesi üzerinden Türkiye'nin yer altı sularının durumuyla ilgili bir harita paylaştı ve durumu değerlendirdi. Yayınlanan haritaya göre Türkiye'deki yer altı suları ortalama seviyenin ciddi derecede altına inmiş durumda. Buradan da anlaşılacağı üzere Türkiye’deki tek sorun barajlardaki yetersiz su oranı değil aynı zamanda yer altı sularımız da hızla azalıyor. Bu sonuçlar 7’den 70’e herkese su tasarrufu konusunda daha dikkatli ve bilinçli olmak gibi bir sorumluluk yüklüyor. Suyu ve enerjiyi verimli kullanmak için acilen tasarruf önlemlerine başlamamız gerekiyor. İçme suyu miktarının da her geçen gün azalması su teminine yönelik çözümleri daha da önemli hale getiriyor. Wilo olarak su teminine yönelik yeni kaynaklar ve yöntemler kullanmaya olanak veren ve optimize edilebilen pompalar ve sistemler geliştiriyoruz. Amacımız dünya genelinde 100 milyon insanın temiz suya erişimini sağlamak ve bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/2030-da-ana-gundem-temiz-suya-erisebilmek-olacak.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/2030-da-ana-gundem-temiz-suya-erisebilmek-olacak.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/2030-da-ana-gundem-temiz-suya-erisebilmek-olacak_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/2030-da-ana-gundem-temiz-suya-erisebilmek-olacak.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/2030-da-ana-gundem-temiz-suya-erisebilmek-olacak/3465/</link>
			<pubDate>Mon, 15 Mar 2021 21:11:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Geleceğin enerjisine yatırımlar artıyor</title>
			<description><![CDATA[TEİAŞ’ın açıkladığı verilere göre 2021 yılı şubat ayı itibariyle güneş enerjisinin, üretilen toplam elektrik enerjisi içindeki payı yüzde 3,39 oldu. Kurulu gücün, toplam elektrik enerjisi içindeki payı ise yüzde 7,03 olarak gerçekleşti
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Veriler, 2021 şubat ayında üretilen enerjinin toplam elektrik enerjisi içindeki payının 2020’nin aynı ayına oranla yüzde 2,44’ten yüzde 4,09’a yükseldiğini ortaya koydu. 2020’de güneş enerjisine 3 milyon euroluk yatırım yapan Evcil Solar’ın, 2021 yılında 40 milyon dolarlık proje hedefi bulunuyor

Konuyla ilgili, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verileri de, güneş enerjisinin 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kaynaklarında yüzde 7, 6’lık oran ile en hızlı büyümeye sahip enerji kaynağı olacağını öngörüyor.

Türkiye’de, enerji ithalatı için 2018’de 43 milyar dolar, 2019’da 41.1 milyar dolar ödenirken, 2020’de enerji ithalatı faturası 30 milyar doların altına düştü. Ayrıca, son 2 yılda 262 milyar kWh mertebesindeki yenilenebilir kaynaklı elektrik üretiminde yaklaşık 12 milyar dolarlık enerji ithalatının önüne geçildi.

Elektrik faturasından yüzde yüz kar

Güneş enerjisine yatırım yapmanın hem karlı hem de Türkiye’nin enerji politikaları için çok önemli olduğuna dikkat Evcil Group bünyesinde bulunan EVCİL Solar Enerji şirketinin Genel Müdür’ü Mustafa Evcil, “Güneş enerjisi, sınırsız ve tükenmeyen bir enerji türü olup, yenilenebilir enerji kaynakları içinde de en düşük işletme maliyeti olması sebebi ile en büyük potansiyele sahip kaynaktır. Güneş enerjisinin kullanım alanları arasında doğrudan elektrik üretimi vardır. Türkiye’nin coğrafi koşulları dikkate alındığında diğer santrallerden farklı olarak güneş sistemlerinin küçük ya da büyük kapasiteler olarak her yere kurulabilme şansı vardır. Firmalarınızın çatısı, yüzde 100 elektrik tasarrufunun yanında sizlere ek kazanç da sağlayabilir. Bir başka deyişle, firma hem elektrik faturası ödemiyor hem de nakit akışı sağlıyor. Finansman tarafında ise leasing firmaları ve bankalar, firmanın durumuna göre bütçeye öz sermaye ve kredi sağlayabiliyor. Biz de, bu sistemi bankalar aracılığıyla her firmaya yüzde yüz leasing sağlayacak bir modele getirdik. Yani müşterinin cebinden hiç para çıkmadan, biz ekstra olarak firmanın çatısına güneş enerjisi sistemini yapabiliyoruz. Günümüzde enerjide bağımsızlık ekonomik bağımsızlık için en önemli adımdır.” diye konuştu
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/gelecegin-enerjisine-yatirimlar-artiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/gelecegin-enerjisine-yatirimlar-artiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/gelecegin-enerjisine-yatirimlar-artiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/gelecegin-enerjisine-yatirimlar-artiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/gelecegin-enerjisine-yatirimlar-artiyor/3464/</link>
			<pubDate>Mon, 15 Mar 2021 20:50:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kazdağları’nda gözler Enerji Bakanlığı’nda</title>
			<description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, Alamos Gold’un Kazdağları’nda altın çıkarma ruhsatının uzatılmaması gerekçesiyle şirketin iznini iptal etti]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ORMAN İZNİNİ İPTAL ETTİ

Hürriyet’e bilgi veren bakanlık yetkilileri, şirketin ruhsat süresi dolmadan önce Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne (MAPEG) temdit başvurusu yapması gerektiğini anımsattılar. Yetkililer, MAPEG’in de bu başvuruyu uygun bularak uzatma kararı vermesi durumunda, şirketin izin süresinin son günü mesai bitimine kadar Orman Bölge Müdürlüğü’ne müracaat etmesi gerektiğini belirttiler. “Ancak Alamos Gold’un ruhsat süresi doldu ve bize yeni ruhsat da gelmedi” diyen yetkililer,“Ya MAPEG’e zamanında başvurmadılar ya da MAPEG başvuruyu uygun bulmadı ki ruhsat uzatım kararı verilmedi. Alamos Gold da izin süresi son günü mesai bitimine kadar ilgili bölge müdürlüğümüze iznin yenilenmesi talebinde bulunamadı. Dolayısıyla da şirketin izni Bakanlıkça iptal edildi” dediler.

SÜREÇ SİL BAŞTAN

Bakanlık yetkilileri, “MAPEG sizin izin iptalinizin ardından şirkete ruhsat vermişse ne olur” sorumuza “Şirket ilk kez başvuruyormuş gibi tüm prosedürleri yerine getirmesi gerekir. Bize de yeniden izin başvurusunda bulunmalıdır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan ÇED, valiliklerden gayri sıhhi müessese gibi bir dizi iznin alınması gerekir. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak biz de yeniden değerlendiririz, uygun bulursak izin veririz, bulmazsak vermeyiz. İzin vermek zorunda değiliz” yanıtını verdiler.

KEL TEPELER YENİDEN AĞAÇLANDIRILACAK MI?

Bakanlık yetkilileri, “Peki Alamos Gold’un orman sahasında iznini iptal ettiğinize göre kesilen 350 bin ağacın, sıyrılan toprağın ardından kel tepeleri rehabilite edecek misiniz, oraları yeniden ağaçlandırmak mümkün olur mu” sorumuza ise “Bizdeki verilere göre kesilen ağaç sayısı 350 bin değil. Ayrıca teşkilatımız öyle zor yerleri ağaçlandırmayı başarıyor ki elbette orayı da yeniden rehabilite edebiliriz. Ama öncelikle Enerji ve Tabii lar Bakanlığı ile bir görüşme yapıp bu sahaya ilişkin düşüncelerini öğrenip, ondan sonra yapmamız gerekeni yaparız” dediler
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kazdaglari-nda-gozler-enerji-bakanligi-nda.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kazdaglari-nda-gozler-enerji-bakanligi-nda.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kazdaglari-nda-gozler-enerji-bakanligi-nda_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kazdaglari-nda-gozler-enerji-bakanligi-nda.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/kazdaglari-nda-gozler-enerji-bakanligi-nda/3457/</link>
			<pubDate>Mon, 15 Mar 2021 09:13:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kıymetli maden ve taşlar piyasası uluslararası standartlara kavuşturulacak</title>
			<description><![CDATA[Kıymetli maden ve taşlar piyasası Ekonomi Reform Paketi ile uluslararası standartlara uygun, kıymetli maden aracı kuruluşları, rafineriler, kuyumcular ve ayar evlerini kapsayacak şekilde yeniden düzenlenecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kuyumcular, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Ekonomi Reform Paketi kapsamında, uluslararası standartlarla uyumlu bir kıymetli maden ve taşlar piyasası oluşturulması hedefini olumlu karşıladı.

Ekonomi reformlarını kamuoyuna açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası standartlara uyumlu bir kıymetli maden ve taşlar piyasası oluşturulmasının hedeflendiğini ifade etmişti.

Buna göre, söz konusu piyasa, kıymetli maden aracı kuruluşları, rafineriler, kuyumcular ve ayar evlerini kapsayacak şekilde tüm aktörleriyle yeniden düzenlenecek.

Ayrıca, piyasada kayıt dışılığın azaltılması için tedbirler alınacak, kıymetli madenlerin ithalatı sonrası kaydedilen aşamalar daha şeffaf ve izlenebilir hale getirilecek.

"İŞ YERLERİNDE GÜVENLİK, EĞİTİMLİ PERSONEL VE SERMAYE STANDARTLARININ BELİRLENMESİ GEREKİYOR" 

Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Hasan Çavuşculu, muhabirine, Oda olarak kıymetli maden ve taşlar piyasasının uluslararası standartlara kavuşması konusunu uzun zamandır istediklerini ve gündeme getirdiklerini, piyasanın bir kanunla düzenlenmesi gerekliliğini ilgili kurumlara anlattıklarını söyledi.

Çavuşculu, sistemin yeni bir düzenleme gerektirdiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı hedefler sektörümüz açısından çok önemli. Bu konularda özellikle kuyumcu dükkanı açabilmek için bazı şartların yerine getirilmesi gerekiyor. İş yerlerinde güvenlik, eğitimli personel ve sermaye standartlarının belirlenmesi önem arz ediyor. Bugüne kadar sektörün düzenlendiği bir kanun bulunmuyor. Şu anda Ticaret Bakanlığında, İç Ticaret Genel Müdürlüğü bünyesinde perakende kuyumculukla ilgili yeni bir mevzuat çalışması var. Görüşlerimizi bildirdik. Bunun haricinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı reform çerçevesinde, piyasanın baştan aşağıya, ayar evlerinden aracı kuruluşlara, rafinerilerden kuyumculara kadar ele alınacağı anlaşılıyor. Bundan da biz sektör olarak çok mutluyuz ve destekliyoruz."

Şu anda her önüne gelen kişinin kuyumcu dükkanı açabildiğini, kuyumcu kisvesi altında dolandırıcılık yapanların da çıktığını ifade eden Çavuşculu, böylece tüketicilerin mağdur edildiğini, kendilerine de çok fazla şikayet geldiğini dile getirdi.

Çavuşculu, söz konusu düzenlemeler yapılırken, sektör temsilcileri olarak bu toplantılarda yer almak istediklerini, önerileriyle çalışmalara katkı sunabileceklerini bildirdi.

İSTİHDAM DESTEĞİYLE KUYUMCU ATÖLYELERİ YENİ TEKNOLOJİ MAKİNELER ALABİLECEK 

Çavuşculu, Ekonomi Reform Paketi'nde yer alan istihdam desteklerine de değinerek, mikro ve küçük ölçekli firmalara, istihdama kattıkları her bir ilave kişi için KGF kefaletiyle 100 bin liralık 6 ay ödemesiz krediye erişim imkanı verileceğini anlattı.

Söz konusu desteğin özellikle kuyumcu atölyeleri için çok faydalı olduğunu vurgulayan Çavuşculu, şöyle devam etti:

"Bilezik, alyans, tasarım takılar üreten 20-30 kişinin çalıştığı kuyumcu atölyeleri var. Bu işletmeler bir kişi daha istihdam ettiği zaman 100 bin liralık finansman imkanına kavuşacak. Söz konusu atölyelerin, tasarım ürün ürettikleri için yeni teknoloji makineleri alması gerekiyor. Buralar, söz konusu finansmanı da teknolojisini geliştirmek için kullanabilecek. Bu sayede hem teknolojisini hem de istihdamını artıran atölyeler çok daha hızlı büyüyebilecek ve ürün kalitesini artıracak. Artık kuyumculuk sektörüne üniversitelerimizden, meslek okullarımızdan bu işin eğitimini alan, vizyoner, yeni teknolojilere aşina bir insan kaynağı geliyor. Bu nitelikli iş gücünü sektöre kazandırmak için de söz konusu destekler çok büyük bir fırsat."

"ST VE KUYUMCU TAMİRCİLERİ GELİR VERGİSİ MUAFİYETİ KAPSAMINA ALINSIN" 

Ekonomi Reform Paketi kapsamında basit usulde vergilendirilen düşük gelirli küçük esnafa getirilecek vergi muafiyetinin önemine de değinen Çavuşculu, şunları kaydetti:

"Sektörümüzde bu muafiyetten yararlanabilecek birkaç meslek kolu var. Örneğin saat veya kuyumcu tamircileri söz konusu düzenlemeden faydalanabilir fakat basit usulde vergilendirilmeyen ancak küçük işletmelerinde düşük gelirle faaliyetlerini yürüten tamirci, el sanatlarıyla uğraşan, özel tasarım mücevher üreten veya tamir eden küçük işletmeler de var. Söz konusu işletmeler, basit usulde vergilendirilmesi gözetilmeksizin bu kapsama alınırsa hem yok olmaya yüz tutmuş söz konusu meslekler hem de bunları icra eden sanatkarlar korunmuş olur."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kiymetli-maden-ve-taslar-piyasasi-uluslararasi-standartlara-kavusturulacak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kiymetli-maden-ve-taslar-piyasasi-uluslararasi-standartlara-kavusturulacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kiymetli-maden-ve-taslar-piyasasi-uluslararasi-standartlara-kavusturulacak_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/kiymetli-maden-ve-taslar-piyasasi-uluslararasi-standartlara-kavusturulacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/kiymetli-maden-ve-taslar-piyasasi-uluslararasi-standartlara-kavusturulacak/3444/</link>
			<pubDate>Sun, 14 Mar 2021 13:23:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Zorlu Enerji Rüzgâr Enerji Kapasitesini Artırıyor</title>
			<description><![CDATA[Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki öncülerinden olan Zorlu Enerji, 135 MW kurulu güce sahip Gökçedağ Rüzgâr Enerji Santrali’nin kurulu gücünü 15,6 MW’lık ek kapasite artışına imkan verecek şekilde 150,6 MW’a yükseltmek üzere üretim lisansını yeniledi
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Zorlu Enerji, gelecek nesillere sürdürülebilir bir dünya bırakmak ve küresel iklim krizi ile mücadele amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Türkiye’deki kurulu gücünün yüzde 87’si, elektrik üretiminin ise yüzde 100’ü yenilenebilir enerji kaynaklarına dayanan Zorlu Enerji, jeotermalden güneşe, rüzgârdan elektrikli otomobil şarj istasyonuna kadar geniş bir yelpazede faaliyetlerini sürdürüyor ve yatırımlarını geliştirmeye devam ediyor. Zorlu Enerji, bu kapsamda son olarak Gökçedağ Rüzgâr Enerji Santrali’nin 135 MW’lık kurulu gücünü 150,6 MW’a çıkarmak üzere lisans tadili gerçekleştirdi

Zorlu Enerji’nin enerji sektörüne öncülük etme hedefi doğrultusunda yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırımlarına devam ettiğini belirten Zorlu Enerji CEO’su Sinan Ak ‘’Yenilenebilir enerji alanındaki yatırım stratejilerimizi, gelecek odaklı gelişim hedeflerimiz doğrultusunda ve değişen ihtiyaçları göz önünde bulundurarak tekrar ele alıyor, yatırımlarımızı daha ileriye taşımak için ilaveler yapıyoruz. Bu doğrultuda Gökçedağ Rüzgâr Enerji Santralimizin kapasitesinde 15,6 MW’lık bir artırım gerçekleştirmek üzere lisansımızı tadil ederek hedeflerimize doğru bir adım daha atmış olduk’’ diye konuştu

Ülkemizin zengin yenilenebilir enerji kaynak çeşitliliğini, ileri teknoloji ve inovasyonla buluşturduklarına da değinen Sinan Ak, ‘’Geleceğin enerji şirketi olma vizyonuyla çıktığımız yolda sürdürülebilir bir ekonomik büyüme modeli inşa edebilmek amacıyla jeotermal, güneş, rüzgâr ve elektrikli otomobil şarj istasyonu yatırımlarımıza devam ediyoruz. Gökçedağ Rüzgâr Enerji Santrali’mizin bu kapasite artışı sayesinde yıllık 52 bin MWh saatlik üretim karşılığı 13 bin hanenin elektriği temiz enerjiden sağlanabilecek. Bu sayede 28,5 bin ton karbondioksit (CO2) salımı azaltılacaktır. Bu miktar da 30 bin ağacın bir yılda yapmış olduğu CO2 azaltımına eşdeğerdir.’’ Dedi

Zorlu Enerji, sürdürülebilir büyüme stratejisinin temeline aldığı çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇYS) yaklaşımı ile geleceğin enerji şirketi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/zorlu-enerji-ruzg-r-enerji-kapasitesini-artiriyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/zorlu-enerji-ruzg-r-enerji-kapasitesini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/zorlu-enerji-ruzg-r-enerji-kapasitesini-artiriyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/zorlu-enerji-ruzg-r-enerji-kapasitesini-artiriyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/zorlu-enerji-ruzg-r-enerji-kapasitesini-artiriyor/3438/</link>
			<pubDate>Fri, 12 Mar 2021 20:42:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Orman ve Su Kaynakları Maden Ocağı Oluyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir’in Tire İlçesi Küçükkale Köyü’nün doğal orman ve su kaynaklarını yok edecek ve Kartal dağına doğru en yakın konuta 350 m mesafeden başlayarak kurulması düşünülen, rezerv arama sürecini tamamlayan bir maden şirketi çalışma belgesi alabilmek için ÇED raporu sürecini başladı
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[253 sayfalık ÇED başvuru raporunda gösterilen Şantiye ve Ruhsat alanı 25 Hektar yeşil alan orman dokusu. Saha Köyün hemen üstündeki orman yolundan başlayarak Doğuda Kırdaşlık tepesi Batıda Sakarkay'a kadar uzanan Kuzeyde ise Kartal Dağının hemen dibinde yeni açılan Orman yoluna kadar çok geniş bir yeşil orman dokusunu kapsamakta

Söz konusu alanda 3 adet Ocak, ürün depolama alanları orman dokusunun kesilmesi sonrasında yüzeydeki toprak dokusunun komple kazılarak Kırdaşlık tepesinin hemen altındaki bölgede toplanacağı bir depolama alanı, çalışanların  kullanacağı sosyal yapılar kullanım araçlarının park yeri ve tamir bakım servis alanları ile  birlikte Atık Su kullanım sularının depolanacağı sahayla beraber Küçükkale köyünü top yekün tehdit altına alan bir Mermer ocağı ve Maden işletmesi yerleşkesi olacak

Küçükkale Köyü sakinleri ve İzmirli doğa severler, söz konusu maden ocağının bölgenin doğal dokusunu imha edeceği gerekçesiyle hukuki mücadelenin yanı sıra bir dizi eylem planı başlattı
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/orman-ve-su-kaynaklari-maden-ocagi-oluyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/orman-ve-su-kaynaklari-maden-ocagi-oluyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/orman-ve-su-kaynaklari-maden-ocagi-oluyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/orman-ve-su-kaynaklari-maden-ocagi-oluyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/orman-ve-su-kaynaklari-maden-ocagi-oluyor/3429/</link>
			<pubDate>Thu, 11 Mar 2021 18:15:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir 1798 Megavat Güçle Rüzgârdan Enerji Üretiyor</title>
			<description><![CDATA[Son on beş yılda kaydettiği dünya ölçeğinde başarı ile rüzgâr enerjisi kurulu gücünü 182 kat artırarak 2020 yılı sonunda 9 bin 305 Megavata (MW) çıkaran Türkiye, bu başarısı ile Avrupa’da 7’inci sırada yer alıyor. İzmir ise bin 798 MW kurulu güç ile açık ara “Türkiye’nin Rüzgâr Enerjisi Başkenti” olma ünvanını koruyor
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Her beş rüzgâr türbininden birisine ev sahipliği yapan İzmir, Türkiye’de faaliyet gösteren dört rüzgâr kanadı fabrikasının tümüne ev sahipliği yapma özelliğine de sahip

İzmir ve Ege Bölgemiz, rüzgâr enerjisinde ciddi bir mukayeseli üstünlüğe sahip. Bin 798 MW kurulu güce ulaşan İzmir’i bin 220 MW ile Balıkesir ve 751 MW ile Çanakkale izliyor. İzmir'in de içinde yer aldığı Ege Bölgesi, 3 bin 511 MW kurulu güç ile ülkemizin en yüksek RES yatırımının yapıldığı bölge olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin 2030 yılında RES kurulu gücünün 16 bin Megavata çıkacak olması, mevcut yatırımların yaklaşık iki katının gelecek on yılda yapılması anlamına geliyor

Ülkemizdeki yatırımlarda kendilerini kanıtlayan gençlerimiz, tıpkı ‘dünya vatandaşı’ tanımında olduğu gibi ‘dünya mühendisi’ olarak pek çok ülkedeki yatırımlarda görev alma ve iyi bir gelir seviyesi elde etme şansına sahip olabiliyor

Rakamlarla Türkiye rüzgâr enerjisi sektörü

Türkiye rüzgâr enerjisi sektörü, 2020 yılıında bin 225 MW kurulu gücünde santrali devreye alarak bir önceki yıla göre yüzde yüzde 15'lik büyüme kaydetti

2020 yılı sonu itibarıyla rüzgâr enerjisi kurulu gücü 9305 MW'a ulaşan Türkiye, Avrupa'da 7'inci sırada bulunuyor

RES'lerin elektrik üretimindeki payı 2020 yılında yüzde 8,44 olarak gerçekleşti.
İzmir'in de içinde yer aldığı Ege Bölgesi, 3511 MW kurulu güç ile ülkemizin en yüksek RES yatırımının yapıldığı bölgemiz olarak öne çıkıyor

Türkiye’de 2020 yılı sonu itibarıyla 245 rüzgar enerji santral yatırımı işletmede bulunurken, bin 762 MW kurulu gücündeki toplam 41 santral inşa halinde…Bu kurulu güç içinde ilk sırayı 275 MW ile İstanbul alıyor
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-1798-megavat-gucle-ruzg-rdan-enerji-uretiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-1798-megavat-gucle-ruzg-rdan-enerji-uretiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-1798-megavat-gucle-ruzg-rdan-enerji-uretiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/izmir-1798-megavat-gucle-ruzg-rdan-enerji-uretiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/izmir-1798-megavat-gucle-ruzg-rdan-enerji-uretiyor/3421/</link>
			<pubDate>Tue, 09 Mar 2021 21:09:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Maliyetleri Düşürmek İçin Güneş Enerjisine Yatırım Zamanı</title>
			<description><![CDATA[Gelişen solar teknolojilerin fabrika ve büyük tesislere kendi elektriğini üretme imkanı sunduğunu belirten ISOMER Isıtma Soğutma Merkezi, minimum 25 yıl kullanılan sistemlerin 5 senede kendi maliyetlerini çıkardığını söyledi. İşletmeler için elektriğin önemli bir gider olduğunun altını çizdi
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Güneş enerjisi yatırımlarının bir dönüşüm yaşayarak topraktan çatıya kaydığını belirten ISOMER merkezi “Eskiden toprak üzerine kurulan güneş enerji santralleri (GES) artık fabrika, otel, hastane, AVM ve okul gibi büyük yapıların atıl durumdaki çatılarına kuruluyor. Gelişen teknolojiler sayesinde GES’ler artık hem daha uygun fiyatlara yapılıyor hem de daha verimli çalışıyor. Ömrü ortalama 25 yıl olan güneş enerji santrallerinin işletmeler için amortisman süresi 5 yıl olarak hesaplanıyor. Kalan 20 sene boyunca fabrika çatısından elde edilen elektrik, işletmenin cirosuna kar olarak yazılıyor. Özellikle yoğun elektrik kullanımı yapılan işlerde GES yatırımları çok büyük avantajlar içeriyor.” Açıklamasını yaptı

100 KİLOWATTLIK PROJE 60 – 70 BİN DOLAR

GES yatırım maliyetlerinin giderek makul seviyelere geldiğini dile getiren uzmanlar şu bilgileri paylaştı: “Piyasada 100 kilowatta kadar olan projelerde maliyet, 600-700 dolar/kilowatt olarak seyrediyor. Örneğin 100 kilowattlık bir proje 60 ila 70 bin dolar arası maliyetle sonuçlanıyor. Her işte olduğu gibi burada da iş hacmi büyüdükçe maliyet düşüyor. Halihazırdaki mevzuata göre tesisin tükettiği elektrikten fazlasını üretmek makul değil’ şeklinde değerlendirdi

Fabrikasına güneş enerji santrali (GES) kuran bazı sektörlere yüzde 50 hibe desteği olduğunu belirten uzmanlar, “Bu sene Bolu bölgesinde kümes hayvancılığı yapan üreticilere, proje bedeli 3 milyon TL’ye kadar olan GES yatırımlarında yüzde 50 hibe veriliyor. Ayrıca Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu, Avrupa Birliği’nin IPARD programı kapsamında bazı sektörlere özel GES yatırım desteği sunuyor. İşletmeler bu desteklerden faydalanarak kendi enerjisini üretebilir.” bilgisini paylaştı
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/maliyetleri-dusurmek-icin-gunes-enerjisine-yatirim-zamani.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/maliyetleri-dusurmek-icin-gunes-enerjisine-yatirim-zamani.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/maliyetleri-dusurmek-icin-gunes-enerjisine-yatirim-zamani_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/maliyetleri-dusurmek-icin-gunes-enerjisine-yatirim-zamani.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/maliyetleri-dusurmek-icin-gunes-enerjisine-yatirim-zamani/3406/</link>
			<pubDate>Wed, 03 Mar 2021 21:09:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alosbi'den “Güneş Enerjili İstasyon”</title>
			<description><![CDATA[Aliağa Kimya İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi (ALOSBİ) sanayicilere en ideal yatırım ortamını sunmak için projelerine hız kesmeden devam ediyor. ALOSBİ Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan, pandemi nedeniyle tüm sektörlerin zor bir dönemden geçtiğini vurguladı. Yılların tecrübesi ve güvene dayalı kurulan iş ilişkileri sayesinde bu dönemde projelerini durdurmayı akıllarından bile geçirmediklerini belirten Tezcan “Her şeye rağmen biz ALOSBİ olarak 2021’de yeni projeler geliştirmeye ve durmadan üretmeye devam ediyoruz” dedi
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ALOSBİ, bu dönemde ilk olarak güneş enerjili akaryakıt istasyonu için harekete geçti. Tezcan, ALOSBİ bünyesinde kurulan istasyonunun GES’li akaryakıt istasyonu olabilmesi için ihaleye çıktıklarını söyledi. Tezcan “Kurulacak olan sistem ile istasyon, elektrik tüketiminin önemli bir bölümünü kendisi karşılayabilecek, gündüz ürettiği elektriği gece kullanabilme avantajına da sahip olacak. Akaryakıt istasyonlarının 24 saat boyunca enerji ihtiyacı var. Biz bu ihtiyacı karşılarken güneş enerjisinden faydalanmak istiyoruz. Elde edilen bu yenilenebilir enerji ile karbon salınımının engellenmesine de katkı sağlayacak" dedi

Sanayicilere ‘büyük’ fırsat

ALOSBİ’nin 2021 yılında Nemrut Küçük Sanayi Sitesi’ni (NKSS) faaliyete geçirerek, yatırımcılarına kendilerinden hizmet almayı bekleyen bir müşteri portföyünün tam ortasında yer alma fırsatı sunduğuna dikkat çeken Tezcan “Buradan dükkan sahibi olanlar, ALOSBİ katılımcısı 342 ulusal ve uluslararası fabrikanın da tedarikçisi oldu” diye konuştu

Yatırımcılar için her türlü olacağı sunmayı hedeflediklerini belirten Tezcan, "2021 yılında başladığımız birçok projeyi tamamlayıp, sanayicimizin hizmetine sunmuş olacağız. Bunların arasında yangınlarla etkin mücadele için sanayi bölgemizde konuşlandırılacak itfaiye teşkilatı ve binası yıl içinde tamamlanacak. Jandarma karakolu, TIR parkı, helikopter pisti, 112 acil istasyonu da yine başladığımız ve yıl içinde tamamlayacağımız projelerimiz arasında yer alıyor. Gençlerimize sahip çıkmak adına meslek lisemizim temelini de yine bu yıl içinde atacağız. Tüm bunlar ile ALOSBİ gelişimine yeni projelerle de devam edecek" dedi]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/alosbi-den-gunes-enerjili-istasyon.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/alosbi-den-gunes-enerjili-istasyon.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/alosbi-den-gunes-enerjili-istasyon_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/03/alosbi-den-gunes-enerjili-istasyon.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/alosbi-den-gunes-enerjili-istasyon/3398/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Mar 2021 13:23:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Avrupa’da Türk Rüzgarı Esiyor</title>
			<description><![CDATA[Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (WindEurope) raporuna göre, AB ülkeleri geçen yıl elektrik ihtiyaçlarının %16’sını rüzgar enerjisinden elde etti. Türkiye’nin rüzgar enerjisinden elde ettiği elektrik üretimi ise 2020’de artış göstererek %9’a yaklaştı. Potansiyel rüzgar enerjisinin henüz 5’te 1’ine erişen Türkiye gelecek yıllarda rüzgar ülkesi olarak anılacak
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[WindEurope tarafından Avrupa Birliği ve çevre ülkelerinde yapılan Avrupa Rüzgar Enerjisi araştırmasının 2020 raporu yayınlandı. Araştırmada AB ülkelerinin geçen yıl elektrik ihtiyaçlarının %16’sını rüzgar enerjisinden elde ettiği raporlandı. Pandeminin zorlu şartlarına rağmen 2020’de 1,2 GW kurulum gerçekleştiren Türkiye ise elektrik ihtiyacının yıl toplamında %8,44’ünü rüzgar enerjisinden karşıladı. Avrupa’da kurulu rüzgar gücü bakımından 7. sıradaki konumunu koruyan Türkiye’nin rüzgar arenasında kendinden emin bir şekilde gelişme kaydettiğini aktaran ekonomistler Avrupa’da devreye alınan kurulu rüzgar enerjisi gücünde Türkiye’nin 6. sırada olduğuna da dikkat çekiyor

2020’de Avrupa’da Yaklaşık 15 GW Rüzgar Enerjisi Kuruldu
 
Avrupa’da, geçen yıl 14,7 GW kapasitede yeni rüzgar enerjisi santrali kuruldu. Yeni kurulumlarla birlikte Avrupa 220 GW kurulu rüzgar gücüne ulaştı. Yeni devreye alınan rüzgar çiftliklerinin kapasitesinde 2019’a kıyasla %6 oranında düşüş gösteren Avrupa’nın COVID-19 salgını karşısında yara aldığı görülüyor. Geçen yıl Avrupa'daki tüm elektrik ihtiyacının %16’sını rüzgar enerjisi karşılarken, Türkiye ise yaklaşık 10 milyon hanenin elektrik ihtiyacını rüzgar enerjisinden temin etti. Pandeminin şartlarına bağlı olarak Türkiye’nin 2020 yılındaki rüzgar enerjisi yatırımlarının yüksek olduğuna dikkat çeken uzmanlara göre, yapılan yatırımlar ve gösterilen üstün gayretlerle Türkiye’nin 2025 yılına kadar kurulu rüzgar enerjisi gücünde 20 GW’ye ulaşabilir

Türk Rüzgarı Esmeye Devam Ediyor

WindEurope’nin yayınladığı rapora göre, Avrupa'daki kurulu rüzgar enerjisi gücü 220 GW iken, kara rüzgarı kurulu gücü yaklaşık 195 GW, açık deniz rüzgarı kurulu gücü ise 25 GW durumunda. Almanya 55 GW, İspanya 27 GW, İngiltere 14 GW, Fransa 18 GW ve İtalya 11 GW kara rüzgarı gücüne sahip. Türkiye’nin önünde bulunan İsveç 9,8 GW kurulu güce sahipken, Avrupa genelinde sıralamasını koruyarak 7. sırada bulunan Türkiye’nin sahip olduğu kurulu kara rüzgarı enerji gücü ise 1.224 MW artışla 9.305 MW oldu. Raporda özellikle Türkiye’nin pandemi ve kısıtlamalara rağmen büyük oranda sıçrama göstermesinin ve 2020 yılında en çok kurulum gerçekleştiren 6. ülke olmasının olumlu görüldüğüne dikkat çeken uzmanlar, rüzgar enerjisinde Türkiye’nin parlayan bir yıldız olduğunu dile getiriyor]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/02/avrupa-da-turk-ruzgari-esiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/02/avrupa-da-turk-ruzgari-esiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/02/avrupa-da-turk-ruzgari-esiyor_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/02/avrupa-da-turk-ruzgari-esiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/avrupa-da-turk-ruzgari-esiyor/3389/</link>
			<pubDate>Sat, 27 Feb 2021 09:15:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Elektrik Üretiminin Geleceği Yeşil Enerjide </title>
			<description><![CDATA[Doğal kaynakların hızla yok olmaya başlaması, enerji kaynaklarına yönelik teknolojileri geliştirmeye devam ediyor. Kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlara ihtiyaç duyulmadan temin edilebilen, sürekli bir devinimle yenilenen ve kullanılmaya hazır olarak doğada var olan yeşil enerji; kullanım oranını tüm dünyada yükseltirken ülkemizde de gelecek vaat eden bir enerji üretim türü haline geliyor
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Uzmanların derlediği bilgilere göre; hidrolik, rüzgâr, güneş, jeotermal, biyokütle, dalga, gel-git gibi enerji kaynaklarını ifade eden yeşil enerji bakımından önemli bir potansiyele sahip Türkiye, jeotermal potansiyeli ile dünyada 7. Avrupa’da ise 1. sırada yer alıyor ve elektrik üretiminde yenilenebilir enerji payını giderek artıyor

Dünya genelinde yenilenebilir kaynaklardan sağlanarak 2020’de bir önceki yıla göre 340 TWh artışla toplamda 2 bin 805 TWh’ye ulaşan elektrik üretimi; kömür, petrol ve karbon gibi fosil kaynakları geride bıraktı. Yenilenebilir enerji üretiminde en fazla büyüme güneş enerjisinde görülürken, güneş enerjisinden 724,1 TWh elektrik üretimi gerçekleştirilirdi. Yüzde 12,6 artışla büyümede ikinci sırayı alan rüzgâr enerjisinin geçen yılki elektrik üretimine katkısı 1429,6 TWh oldu.   Jeotermal, biyokütle gibi diğer enerji kaynaklarından sağlanan üretim ise 651,8 TWh olarak belirlendi

Türkiye’de rüzgâr enerjisi başı çekti

Dünya daha düşük karbona doğru ilerlerken, Türkiye’de de gerek çevresel duyarlılığın artışı gerek teknolojik gelişmeler gerekse hükümet politikalarının derinleşmesiyle elektrik üretiminde özellikle hidroelektrik, rüzgâr ve güneş enerjisinin payı arttı. Türkiye, 2020 yılında toplam 45,3 TWh elektrik üretimini yenilenebilir enerji kaynaklarından sağladı. 2020’de bir önceki yıla göre yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminde yüzde 20 büyüme elde edilen Türkiye’de 21,7 TWh elektrik üretimi ile rüzgâr enerjisi ilk sırada yer aldı. Rüzgâr enerjisini, 12,7 TWh ile jeotermal ve biyokütle izlerken, toplamda 10,9 TWh üretimle güneş enerjisi üçüncü sırada yer aldı

Yeşil enerji, ‘Ulusal Elektrik Tarifesi’ndeki yerini aldı

Türkiye’de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’nın Yeşil Tarife (YETA) uygulaması kapsamında Ağustos 2020’de yapılan düzenlemeyle elektrik şirketleri yeşil enerji tarifeleri oluşturarak sadece karbon salınımı düşük yeşil ve yerli enerji kaynakları ile üretilen enerjiyi tüketiciye sunabiliyorlar. Bu tarifeyi tercih eden tüketicilerin faturalarında, kullandıkları elektriğin temiz kaynaklardan üretildiğini gösteren bir işaret yer alıyor. YETA'yı kullanan tüketiciler EPDK tarafından belirlenen tarife bedeli üzerinden (tüm abone gruplarında 0,757591 TL/kWh) faturalandırılırken, fatura kalemlerinde mevcut tarifeye göre herhangi bir fark oluşmuyor. Yenilenebilir enerjinin tüketiciler ve özel sektör tarafından da olarak desteklenmesini sağlayan bu uygulamaya tepkiler olumlu yönde. Konuya ilişkin olarak yeşil enerjinin çevreciliği kadar yerli ve milli kaynaklardan üretiliyor olmasının altını çizen Çağada Kırım, “Fosil kaynaklar eninde sonunda bitecek, talebin sürekli arttığı arzın ise giderek azaldığı fosil kaynakların fiyatının yükseliş trendinde olması kaçınılmaz, bundan kurtuluş için tek çözüm yerli ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapmak. Kısa vadede maliyeti olsa da bunun uzun vadede faydası tartışılmaz. Bir diğer taraftan, özellikle ihracat pazarlarımızda gittikçe önem kazanan sürdürülebilirlik beklentisi, sanayicimize de kısa sürede yansıyacak. Özellikle Avrupalı alıcılar, Türkiye’de üretilen ürünlere yeşil enerji ile üretilme şartı getirebilir. Tüm bunlar Yeşil Tarife’ye ilgiyi artıracak, toplumun bu konudaki hassasiyeti ise hem çevreye olan zararı azaltacak hem de orta vadede elektrik fiyatlarının düşmesini sağlayacak” sözlerini kaydetti]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/02/elektrik-uretiminin-gelecegi-yesil-enerjide.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/02/elektrik-uretiminin-gelecegi-yesil-enerjide.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/02/elektrik-uretiminin-gelecegi-yesil-enerjide_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/02/elektrik-uretiminin-gelecegi-yesil-enerjide.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/elektrik-uretiminin-gelecegi-yesil-enerjide/3381/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Feb 2021 16:30:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bilim Işığında Doğaya Sahip Çıkmanın Yolları Bulunmalı</title>
			<description><![CDATA[Uluslararası Rotary 2440 Bölge Dokuz Eylül Rotary ve Rotaract Kulüpleri’nin, İzmir Belediyesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Dokuz Eylül üniversitesi işbirliği ile ‘Sürdürülebilir Çevre’ konusunda farkındalık yaratmak amacıyla düzenlediği çevrimiçi “Dönüşüm Evde Başlar” panelinde iklim değişikliğine karşı yapılması gerekenler analiz edildi
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Moderatörlüğünü gazeteci Fatih Portakal’ın gerçekleştirdiği panelin açılış konuşmasını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer yaptı. Çevrimiçi yaklaşık 450 kişinin izlediği ve youtube üzerinden canlı yayınlanan panelde her katılımcıya Rotary Barış Ormanı’ndan birer fidan bağışında bulunuldu

Dokuz Eylül Rotary ve Rotaract Kulüplerinin sürdürülebilir çevre için farkındalık yaratamak amacıyla düzenlediği panelin açılışında konuşan İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Ortak irade önemli. Belediye olarak yaptığımız tüm çalışmalara rağmen dönüşümün temelde evden başlar. Yurttaşlarımızın evlerinde, sokakta, iş yerinde yani günün her anında geleceğimiz için bir dönüşüm başlatması gerekiyor. Biz kendi evimizde tasarrufa büyük önem veriyoruz. Bu konuda eşim ve kızlarımın hassasiyeti var. Elektrik lambaları boşa yandığında hemen kapatırlar. Suyun çok tasarruflu kullanılmasını sağlıyorlar. Bu her an hissedilmesi gereken bir sorumluluktur. Çöpün ayrıştırılması da çok önemli. Bunu da yapıyoruz. Türkiye'de uygulanmasını hayal ettiğimiz ne varsa kendi ölçeğimizde uygulamaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Dokuz Eylül Üniversitesi Uluslararası İşletmecilik ve Ticaret Öğretim Üyesi Prof. Dr. Canan Madran Dünyada yaşanan İklim Krizine dikkat çekerek, “Bu bir iklim değişikliği değil, iklim krizi. Yakında insanlar güneyden kuzeye, su olan yerlere göçmeye başlayacak. Bu krize çözüm bulabilmek için acilen enerji verimliliği konusunda bilinçlenmeli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeliyiz" ifadelerini kullanırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Dr. Güven Eken, “Değişim zihinde başlıyor. Kapalı devre hayatlar yaşamaya başladık. Krizlere, canlıların yok oluşuna, afetlere ve insana yabancılaşmamak lazım. İnsanlar arasında iyiliğe dayalı ilişkilerin bozulması dünyaya da yansıyor. Başka dünya hayal ediyorsak, bize birbirimizi gördüğümüz, dertlerimizi dert edindiğimiz bir zihin gerek” diye konuştu.

Evden Döngüsel Ekonomi yaratmanın önümüne vurgu yapan İYTE Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Hatice Eser Ökten, “Eskiden ekonomi üret, kullan, at şeklinde ilerlerdi. Anladık ki dünyamızdaki ham maddeler konusunda sınırsız değil. Atıklara kaynak gözüyle bakmak zorundayız. Biz bilinçlenip atığı kaynağında ayırmaya ve servis ömrünü uzatmaya başladığımızda, aslında döngüsel ekonominin geri dönüşümüne de katkı sağlamış olacağız" diye konuştu. Panelin son konuşmacısı İYTE Mühendislik Fakültesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Dr. Mertol Gökelma da, “Firmalar dönüşüme teşvik edilmeli. Türkiye’de hurda miktarı çok ama toplayamadığımız için toplayıp ayrıştırandan satın alıyoruz. Metal hurdalarımız bir çok Avrupa ülkesinden çok daha fazla ve bunun ekonomik bir karşılığı var. Nadir toprak elementlerini geri dönüştürmek Avrupa’daki metal fiyatlarını inanılmaz oranda etkiler, ekonomik ve politik bir güç sağlar. Firmalar bu konuda teşvik edilmeli” şeklinde konuştu.

Rotary 2440 Bölge Federasyon Başkanı Ertan Soydan, asıl amacımız bu konudaki farkındalığı artırmak diyerek, “İçinde yaşadığımız çağda hepimizi ilgilendiren iki önemli konu var. “Dijital Dönüşüm ve Endüstri 4.0 ve “Temiz ve Yaşanabilir Çevre”. Rotary 2440 Bölge Federasyonu olarak kulüplerimizle birlikte her iki konuya da çok önem veriyor, pek çok projeler ve eğitimler gerçekleştiriyoruz. Amacımız toplumdaki farkındalığı arttırmak, gençleri bilgilendirmek ve onları vizyon sahibi yapmaktır" dedi

Panelin moderatörü gazeteci Fatih Portakal, Çevre konusunda bilim ışığında bir çözümüm bulunmasına dikkat çekerek, “İzmir ardı ardına deprem, tsunami, fırtına, sel gibi felaketlerin yaşandığı sıkıntılı bir süreçten geçti. Tüm dünyada yaşanan bu felaketlere ilkim krizi, iklim krizine de geçmişten günümüze gelen aksaklıklar neden oluyor. Bilim ışığında doğaya sahip çıkmanın yollarını bulmalı; evimizi, şehrimizi, dünyamızı yaşanır hale getirmek için elimizden geleni yapmalıyız" şeklinde konuştu]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/02/bilim-isiginda-dogaya-sahip-cikmanin-yollari-bulunmali.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/02/bilim-isiginda-dogaya-sahip-cikmanin-yollari-bulunmali.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/02/bilim-isiginda-dogaya-sahip-cikmanin-yollari-bulunmali_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomiizmir.com/images/haberler/2021/02/bilim-isiginda-dogaya-sahip-cikmanin-yollari-bulunmali.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomiizmir.com/bilim-isiginda-dogaya-sahip-cikmanin-yollari-bulunmali/3377/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Feb 2021 18:35:42 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>